Ellerinin arasındaydı kalbim. Hangi ara onun elleri arasına geçmişti bilmiyorum ama tam avcunun içindeydi. Parçalamak ya da sarıp sarmalamak ona kalmıştı. Ona bu kadar teslim olurken onun benden bu denli uzak durması canımı yakıyordu. Derin bir nefes aldım ve fırında ki böreğe baktım. Bir beş dakika daha pişseydi yeterdi. Ellerimi belime sabitledim ve ayağımla ritim tutmaya başladım. Yaklaşık beş dakika olduğu zaman gülümsedim ve elime mutfak eldivenlerinden birini giyerek böreği masaya çıkardım. Sıcacık dumanları tepesinde yükselirken hızla kestim ve parçalamadan börekleri tabağa aldım. Elimde duran tabağı burnuma yaklaştırdığım zaman derin bir nefes çektim ciğerlerime. Mis gibi kokusu burnuma dolarken gülümsedim. "Bayılacaksın buna..." derken iki elimle sıkı sıkıya sardım tabağı ve a

