ALPER Onuncu günün sonunda sevkiyat için beklenen an nihayet gelmişti. Tırlar birer birer ürünlerle dolarken, her şeyin sorunsuz ilerlediğinden emin olmak için ben de oradaydım. Şoförlerle kısa bir toplantı yaparak dikkatli olmalarını tembihledim. Tam o sırada, konvoy halinde dört araç bulunduğumuz alana doğru yaklaştı. İlk araçtan inen kişiyi görünce şaşkınlığımı gizleyemedim. Kadir Yükselen, kendine has otoriter duruşuyla ağır adımlarla bana doğru geliyordu. Nezaketle, “Kadir Bey!” dedim, sesimdeki şaşkınlığı fark etmeden. O ise soğukkanlı bir şekilde arkasındaki araçları işaret ederek, “Adamlarım her ihtimale karşı sınıra kadar tırlara eşlik edecekler” dedi. Bu durumu beklemiyordum. Ona, böyle bir şeye gerek olmadığını, tüm güvenlik önlemlerini aldığımızı ve tırların sorunsuz ilerleye

