, Hoş geldiniz, gençler. Lena, hadi git çabuk hazırlan, bu akşam yemeğe çıkacağız ikimiz."
,,Tamam, hemen hazırlanırım."
Rüzgar, Leo’nun bu sözlerini duyunca içten içe öfkelenir, ama bunu dışa vurmaz. Gözlerini Lena’dan kaçırarak eve girer. Lena, yukarıya odasına çıkar ve hazırlanmak için gardırobunu açar. Rüzgar ve Roza ise salona geçip otururlar.
Salonda, Leo, Roza ve Rüzgar bir süre sohbet ederler. Ancak Rüzgar’ın aklı hep yukarıda, Lena’nın odasındadır. Lena’nın hazırlanıp aşağı inmesiyle birlikte salondaki hava bir anda değişir.
Lena, merdivenlerden aşağı inerken şık, zarif bir elbise giymiştir. Her adımıyla salona adeta bir ışık saçar. Leo ve Rüzgar, onu gördüklerinde bir an nefeslerini tutarlar. Lena'nın güzelliği ikisini de adeta büyüler.
, Lena, harika görünüyorsun. (karısının beline sarılır ve yanaklarından öper) Bu gece kesinlikle çok özel olacak."
,, Harika görünüyorsun, Lena. Leo, bu akşam şanslı bir adamsın."
,,Teşekkür ederim, Rüzgar."
Rüzgar, Leo’nun Lena’ya olan yakınlığından rahatsız olsa da, bunu belli etmemek için derin bir nefes alır ve kendini toparlar. Leo, Lena’nın elini tutarak onu kapıya doğru yönlendirir.
,, Siz de iyi bir akşam geçirin. Biz geç kalacağız."
,, İyi eğlenceler! Yenge, sana şimdiden afiyet olsun."
Leo ve Lena arabaya binip lüks bir restorana doğru yola çıkarlar. Rüzgar, onların ardından bakarken, içindeki kıskançlık ve öfke büyür. Roza, Rüzgar’ın duygularının farkında değilmiş gibi görünse de, içten içe bir şeylerin ters gittiğini hisseder.
Rüzgar ve Roza, evde yalnız kaldıktan sonra odalarına çekilirler. Roza yorgunluktan hemen uyur, ancak Rüzgar yatakta bir sağa bir sola döner, bir türlü uyuyamaz. Lena’nın Leo ile baş başa olduğunu düşündükçe, öfkesini bastırmakta zorlanır. Yatağında huzursuzca kıvranır, zihninde Lena’nın gülüşü, bakışları ve Leo’ya olan yakınlığı dönüp durur.
Rüzgar’ın iç sesi:Lena, bu evlilik bir hata… Bunu bir gün anlayacaksın, ama o gün geldiğinde çok geç olabilir… Sana gerçeği söylemeliydim, seni bu belirsizlik içinde bırakmamalıydım…
Rüzgar, bu düşüncelerle sabahı eder, ama Roza’ya hiçbir şey belli etmez. İçindeki fırtına dinmez, ama sabırla doğru anı bekler.
Bu arada, Lena ve Leo’nun lüks restorandaki akşam yemeği, Leo’nun sürprizleriyle dolu geçer. Lena, yemeğin tadını çıkarmaya çalışsa da, aklı zaman zaman Rüzgar’a kayar. Ancak o da duygularını bastırır ve geceyi Leo ile birlikte geçirmeye odaklanır.
Rüzgar yatağında dönüp dururken Roza'nın uyanık olduğunu fark eder.
,, Hayatım, uykun mu kaçtı? Bir şeyler yapmak ister misin?"
,, Hayır, gerek yok."
,,Bu durum daha ne kadar sürecek, Rüzgar? Biz evlendik ama hâlâ birlikte olmadık. İki haftadır bana dokunmuyorsun. Ne zaman gerçekten karın olacağım?"
,, Yeter, Roza. Acelen ne? Benim işlerim var, çalışma odasında olacağım. Sen uyu."
Rüzgar, yataktan kalkar ve hızla odadan çıkar. Roza arkasından çaresizce bakar, gözleri dolar. İçinde birikmiş olan öfke ve hayal kırıklığı taşar, sessizce ağlamaya başlar. Evlendiklerinden beri bir türlü Rüzgar’la yakın olamamıştır ve bunun sebebini anlamakta zorlanır. Rüzgar sürekli bir bahane bulup uzaklaşır, Roza ise bu durumdan bıkmaya başlamıştır.
Rüzgar, çalışma odasına girer ve bilgisayarının başına oturur. Ama ne ekrana ne de dosyalara odaklanabilir. Aklı Leo ve Lena’dadır. Onların geceyi birlikte geçirmiş olma ihtimali, içinde büyüyen bir öfke ve kıskançlık dalgası yaratır.
RÜZGAR:(içinden) Leo’ya bunu nasıl yapabildim? Lena’yı nasıl bıraktım? (derin bir nefes alır) Bu evlilik… Lena’nın hatasıydı ama ben de kendimi suçsuz hissetmiyorum. Artık bir karar vermeliyim…
Sabah olduğunda, Rüzgar gece boyunca uyumamış, gözleri kan çanağına dönmüş halde kahvaltı masasına oturur. Leo ve Lena ise hâlâ eve dönmemiştir. Roza, annesi Selma ile birlikte kahvaltıya oturur.
,,Anne, abim ve yengem nerede? Hâlâ gelmediler mi?"
,, Hayır, Roza. Gece boyunca eve gelmediler."
Rüzgar, sessizce kahvaltısını yapar, ama aklı Leo ve Lena’dadır. Konuşmadan, hızlıca yemeğini bitirir ve şirkete gitmek için hazırlanır.
,,Rüzgar, acele etme. Biraz daha oturabiliriz."
,, Şirkette işlerim var. Gitmem lazım."
Rüzgar, masadan kalkar ve hızlıca evden çıkar. Roza, onun bu soğuk tavrından iyice rahatsız olur. Ancak bunu Selma’ya belli etmez, sadece içten içe endişelenir.
Akşam olduğunda, Leo ve Lena nihayet eve dönerler. İkisi de gülümsemekte, keyifli görünmektedir. Roza onları görünce hafif bir alaycılıkla konuşur.
,,Oo, aşık çift! Nerelerdesiniz? Dünden beri eve gelmediniz. Bu ne hasret giderme böyle?"
,,Uzatma, Roza. Karımla baş başa zaman geçirdik. Şakalarının sırası değil."
,,Roza, ben Rey’i görüp odama gideceğim, canım."
,, Ben de gelirim birazdan yanına."
Bu sırada, Rüzgar sessizce durumu izler. İçinde büyüyen öfkeyle dışarı çıkıp hava almaya karar verir.
Rüzgar, dışarı çıkar ve bir bara gider. İçindeki fırtınaları dindirebilmek için birkaç kadeh içmeye başlar. Ancak Lena ve Leo’yu düşünmekten kendini alamaz. İçki, onun düşüncelerini daha da karmaşık hale getirir, öfkesi iyice derinleşir.
Rüzgar’ın iç sesi:Lena, bu evlilik bir hata… Leo seni hak etmiyor.
Rüzgar, eve oldukça geç saatte döner. İçkiden biraz sersemlemiştir, ama adımlarını dikkatle atarak sessizce yatak odasına gider. Roza, yatağında derin bir uykudadır. Rüzgar, onun yanına usulca uzanır, ancak Roza’nın uykusunu bölmemek için temkinlidir. Gözlerini kapatsa da zihni hala Lena'dadır. Roza ise Rüzgar’ın geldiğini fark etmez ve uykusuna devam eder.
Rüzgar, sabahın ilk ışıklarına kadar huzursuz bir şekilde yatağında dönüp durur. Gece boyunca yaşadığı içsel savaş, zihnini yorgun düşürür ama uyuyamaz. Lena ve Leo’nun mutluluğu gözlerinin önünden gitmez
Sabah olduğunda Aslanoğlu ailesi büyük bir acıyla sarsılır. Leo ve Roza'nın babası, Boran Aslanoğlu, geçirdiği bir trafik kazası sonucu hayatını kaybetmiştir. Bu acı haber, tüm aileyi derinden yaralar. Herkes yıkılmış durumdadır. Cenaze töreninin ardından, ev halkı salonda toplanır. Roza, Rüzgar, Leo, Selma ve Lena sessizce otururlar, keder içinde. Hüzün evin her köşesine sinmiştir.