37 bölüm

510 Kelimeler
Bu sırada, eve aniden bir adam girer. Kapı çarpılarak açılır ve Kemal Aydemir salona doğru ilerler. Öfke dolu gözlerle etrafa bakınır. , ,Katil! Nerede o katil?!" ,,Bu ne cüret? Acılı günümüzde ne yaptığınızı sanıyorsunuz?" ,, Nerede o katil, nerede? Oğlumun katili!" ,,Kimden bahsediyorsunuz? Hemen evimden çıkın!" ,, İşte buradasın! Rüzgar – Kont Baran’ın oğlu!" ,, Kendinize gelin! Ne dediğinizin farkında mısınız?" ,,İki yıl önce oğlum, bir trafik kazasında öldü. Ama ben bunun bir kaza olmadığını biliyordum. Araştırdım, her köşeyi didik didik ettim, ve nihayet bir ipucu buldum. Sen, Rüzgar! Oğlumu sen öldürdün!" Bu suçlamalar karşısında Leo ve Lena donuk kalır. Sözler bir şok dalgası gibi yayılır. Lena'nın aklından hızla düşünceler geçer. ,,Nişanlımı sen mi öldürdün? Bu olamaz…" ,,Bu suçlamalar saçmalık. Ben sizin oğlunuzu tanımıyorum bile." ,, O zaman neden kaza gecesi araban kazanın olduğu sırada başka bir sokakta görüldü, ha? Bir arabadan hızlıca inip başka bir arabaya biniyorsun! Bu bence yeterli bir kanıt!,, ,, Ne yani, kazanın yakınında araba değiştirdi diye suçlu mu oluyor? Bu kadar basit mi?" Bu sırada, kapı tekrar açılır ve polis ekipleri içeri girer. Kemal Aydemir'in suçlamaları üzerine harekete geçmişlerdir. İki polis memuru Rüzgar’a doğru yürür. POLİS 1: Rüzgar Baranoğlu hakkınızda yapılan ciddi suçlamalar nedeniyle sizi karakola götürmek zorundayız. ,, Bu suçlamalar asılsız. Ama size eşlik edeceğim." Polisler Rüzgar’a kelepçe takar ve onu dışarı çıkarırlar. Roza, dehşet içinde bakarken gözlerinden yaşlar süzülür. Leo, öfkeyle dişlerini sıkar. Lena ise tüm bu olanlara donmuş gibi bakar, zihninde hâlâ Rüzgar’ın suçlu olup olmadığını sorgulamaktadır. Rüzgar, polisler eşliğinde dışarı çıkarılırken, bir an Lena’ya bakar. Lena’nın gözlerinde derin bir şüphe vardır. Rüzgar, Lena’ya doğru son bir bakış atarak evden çıkarılır. ,,Bu işin peşini bırakmayacağız, Kemal Bey. Bu suçlamaların bedelini ağır ödeyeceksiniz." , , Oğlumun intikamını almadan bu dünyadan gitmeyeceğim. Gerçekler ortaya çıkacak!" Kemal Aydemir, ardında şaşkın ve kederli bir aile bırakarak evi terk eder. Ev halkı, olan biteni hazmedemeden salonun ortasında kalır. Yaşananlar, herkesin zihninde yankılanır, gelecekte olacakların karanlık bir habercisi gibidir. Rüzgar, karakolun soğuk duvarları arasında otururken avukatları hızlıca hareket eder. Kanıtların yetersizliği ve suçlamaların belirsizliği nedeniyle Rüzgar, iki saat içinde serbest bırakılır. Rüzgar, derin bir nefes alarak nezaretten çıkar ve karakolun önünde onu bekleyen araca biner. Yolda, kafasında binbir düşünce dolanırken eve dönmeye karar verir. Rüzgar, konağa döndüğünde ailesiyle yüzleşmek zorundadır. Leo, Roza, Selma ve Lena salonda toplanmış, sessizce Rüzgar’ın dönmesini beklemektedirler. Rüzgar içeri girdiğinde herkesin gözleri ona çevrilir. ,, Rüzgar, nasıl oldu? Her şey yolunda mı?" ,, Avukatlarım sayesinde serbest kaldım. Kanıtlar yetersizdi, ama bu iş burada bitmeyecek. O adamın, Kemal’in peşimi bırakmayacağını biliyorum." ,, Biliyordum! Senin böyle bir şey yapacağına asla inanmadım. Hep yanındayım, Rüzgar." ,,Bu iftiralara kimse inanmaz, oğlum. Sen bizim için çok değerlisin." Herkes Rüzgar’ın suçsuz olduğuna inanır, ona destek çıkar. Bu sırada, Lena aniden fenalaşır ve yere yığılır. , Ben… iyi değilim…" ,,Lena! Ne oldu sana?" Hemen ambulans çağrılır ve Lena hızla hastaneye kaldırılır. Leo ve diğerleri peşinden koşar. Rüzgar ise içinde büyüyen bir karışıklıkla onları takip eder. Hastanede doktor, Leo’ya ve diğerlerine Lena’nın hamile olduğunu açıklar. Leo bu haberi duyunca sevinçten adeta havalara uçar. Gözlerinde mutlulukla Lena’nın yanına koşar. ,,Lena! Hamilesin! Baba oluyorum!"
Yeni kullanıcılar için ücretsiz okuma
Uygulamayı indirmek için tara
Facebookexpand_more
  • author-avatar
    Yazar
  • chap_listİçindekiler
  • likeEKLE