,,Bu konu tartışmaya kapalı, Lena. Seni uyarıyorum, kuman olacak kıza iyi davranmazsan seni gebertirim."
, Neler söylüyorsun Leo? Biz seni böyle mi yetiştirdik? Bu ne biçim bir konuşma?"
,, Utanmadan bir de karına el mi kaldıracaksın, ha?"
Lena, Boran'ın bu sorusu üzerine gözlerinde biriken yaşlarla, titrek bir sesle konuşur.
,, Yapmadığı şey sanki…"
Selma, duydukları karşısında dehşete kapılır. Oğlunun Lena’ya el kaldırmış olabileceğini düşünmek bile istemez, ama Lena'nın bu itirafı her şeyi değiştirmiştir.
,,Ne? Leo, bu doğru mu? Lena’ya el mi kaldırdın?"
Leo, annesinin sorusuyla iyice köşeye sıkışmış hisseder. Sinirleri daha da gerilir ve sabrının sonuna geldiğini hisseder.
,, Yeter, susun! Anne, sen de ona çok yüz verme. Her şeyi kendi bildiğin gibi yapamazsın!"
Selma, Leo’nun bu çıkışına karşılık ayağa kalkar, gözlerinde hem üzüntü hem de öfke vardır.
,, Gelinime nasıl davranacağımı sen bana söyleyemezsin. Kendine gel, Leo! Sen bu değilsin."
Leo, annesinin sert tepkisi karşısında daha fazla dayanamaz. Derin bir öfke ve hayal kırıklığıyla salonu terk eder, kapıyı çarparak çıkıp gider. Gerginlik, salonun her köşesinde hissediliyordur.
Selma, Leo'nun ardından gözleri dolu bir şekilde Lena’ya döner. İçindeki üzüntü, oğlunun bu denli değişmiş olmasına anlam verememenin verdiği derin bir hayal kırıklığına karışır.
,, Kızım, Leo’ya ne oldu böyle? Benim oğlum çok değişmiş… O asla bir kadına el kaldırmazdı. Neler yaşadınız siz?"
Lena, Selma’nın bu içten sorusu karşısında, tüm acısını ve korkusunu artık saklayamaz. Gözyaşları yanaklarından süzülürken, yaşadığı zor zamanları hatırlar.
,, Kaçırıldıktan sonra eve döndüğümde, Leo çok başka biri olmuştu. Her şey altüst olmuştu. Evlendikten sonra durum daha da kötüleşti. Onun sevgi dolu, anlayışlı halinden eser kalmadı. Şiddetli, kontrolsüz ve soğuk biri oldu..."
Selma, Lena'nın bu itirafı karşısında ne diyeceğini bilemez, kalbi parçalanıyormuş gibi hisseder. Oğlunun bu hale gelmiş olmasına inanmak istemese de, gerçekler yüzüne tokat gibi çarpmıştır. Boran ise, tüm bu olanlar karşısında sessiz kalır, ama içindeki öfke büyüyordur. Leo’nun bu davranışlarının cezasız kalmaması gerektiğini düşünüyordur.
Selma, Lena’ya doğru adım atarak onu kucaklar ve sıkıca sarılır.
,,Kızım, bundan sonra yalnız değilsin. Sana sahip çıkacağız. Oğlumun bu hale gelmesine neden olan her neyse, onu bulup düzelteceğiz. Ama şunu bil ki, bu evde kimse sana zarar veremez."
Boran da Selma’nın yanına gelir, Lena’nın gözlerinin içine bakarak başını onaylar.
,, Evet, bu evde kimse sana el kaldıramaz. Leo’yla bu durumu konuşacağım. Bu böyle devam edemez."
Lena, Boran ve Selma’nın kararlı duruşu karşısında biraz olsun rahatlar. Ancak, Leo’nun kararlılığının ve öfkesinin ne kadar tehlikeli olduğunu bildiği için hala içinde bir korku vardır. Bu evde, Aslanbey malikanesinde, ne tür fırtınaların kopacağını düşünmeden edemez
Leo, gece geç saatlerde evin kapısını sertçe açarak içeriye girer. Üstü başı dağınık, gözlerinde alkolün getirdiği sersemlik ve öfke vardır. Lena, koridorda onun geldiğini duyar ve hemen kapıya yönelir. Leo’nun bu halde olduğunu görünce içi korkuyla dolar, ama bunu belli etmemeye çalışır.
,, Leo… Çok içmişsin. Gel, odana gidelim."
Leo, Lena’nın sesini duyar ama tam olarak ne dediğini anlayacak durumda değildir. Gözlerinde bulanık bir ifade, yüzünde alkolün kızarttığı yanaklarıyla Lena’ya bakar ve zorla ayakta durur.
,, Lena… karım… Sen çok… güzelsin."
Lena, Leo’nun bu halinden rahatsız olur ama onu daha fazla kızdırmamak için sakin kalmaya çalışır. Leo, sendeleyerek Lena’ya doğru ilerler, kollarını onun omzuna atar ve başını yana doğru eğip ona iyice yaklaşır. Alkol kokusu Lena’nın burnuna dolarken, Leo’nun sarhoş bedeninin ağırlığı altında ezilmemek için ona destek olur.
,, Tamam Leo, hadi odana gidelim. Dinlenmen gerek."
Lena, Leo’yu odalarına doğru yönlendirirken Leo, onun beline sarılarak onu kendine çeker. Sarhoş bir şekilde mırıldanarak konuşur.
,, Karım... Çok özledim seni… Sen benim karımsın, değil mi?"
Lena, Leo’nun bu halinden oldukça rahatsız olur, ama onu daha da kışkırtmamak için sessiz kalır. Leo, Lena’yı adeta bir oyuncakmış gibi tutarak yatağa doğru yönlendirir. Yatak odasına girer girmez, Lena’yı bir anda kollarıyla sıkıca kavrar ve yatağa doğru itekler.
,,Lena… benim karımsın… benim."
Lena, kendisini bir anda yatağın üzerinde bulur, Leo’nun ağırlığı altında ezilmiş bir halde yatarken, içinde derin bir korku ve tiksinti hissi yükselir. Ancak, Leo’nun bu sarhoş hali karşısında direnç göstermez, çünkü bunun durumunu daha da kötüleştireceğini bilir. Leo, Lena’nın üzerinde kontrolsüz bir şekilde hareket ederken, ona sarkıntılık etmeye başlar.
Lena’nın gözleri dolarken, Leo’nun bu hali karşısında kendini çaresiz hisseder. Karşı koymak istese de, içinde bir direnç oluşmaz.
Leo, sarhoşluğun getirdiği kontrolsüzlükle, Lena’yı zorla s**meye başlar . Lena, bu durumdan ne kadar rahatsız olsa da, sesini çıkarmaz.
Gözlerinden yaşlar süzülürken, zihninde tek bir düşünce vardır: Bu kabus bir an önce bitsin.