Leo, sarhoşluğun ve arzularının etkisiyle Lena’ya gece boyu tamamen sahip olurken, Lena içindeki acıyı ve korkuyu derinlere gömmeye çalışır. Bu an, Leo’nun değişiminin ve evliliklerinin ne kadar karanlık bir yola girdiğinin en somut kanıtıdır. O gece, Lena’nın ruhunda derin yaralar açılır; yaralar ki, sadece zamanla değil, belki de asla kapanmayacaktır.
.....
Sabahın ilk ışıkları odanın perdelerinden içeri süzülürken, Lena yatakta hareketsiz bir şekilde uzanıyordur. Gözleri tavanda sabitlenmiş, zihni bir önceki gece yaşadıklarının ağırlığı altında eziliyordur. Kalbi sanki göğsüne sığmayacakmış gibi hızlı atıyordur; içindeki utanç ve çaresizlik duygusu, bedenini adeta felç etmiş durumdadır.
Leo, Lena'nın yanında horlayarak derin bir uykudadır. Alkolün etkisiyle, gece boyunca yaptıtıkların memnun bir şekilde uyumuştur. Yatakta dağınık bir halde, derin nefesler alıp verirken, yüzünde bir rahatlama ifadesi vardır. Ancak bu rahatlama, Lena için her saniye daha da dayanılmaz hale gelen bir tutsaklıktan başka bir şey değildir.
Lena, ağır ağır nefes alırken, gözyaşları yavaşça yanaklarından süzülür. Kalbinde biriken acı ve öfke, boğazında bir düğüm gibi durur. Düşünceleri karmakarışık; nasıl bu duruma düştüğünü, Leo’nun neden bu hale geldiğini sorgular durur. İçinde büyüyen tiksinti, hem kendine hem de Leo’ya karşı duyduğu derin bir nefretle karışır.
Bir süre daha yatağın içinde hareketsiz bir şekilde yatarken, Leo’nun horlamalarını dinler. Her nefes alışında, Leo’nun ağırlığı altında ezilen ruhunun acısını daha fazla hissetmeye başlar. Odanın sessizliği, içindeki fırtınaları daha da belirgin hale getirir. Sonunda, dayanamayıp yatağın kenarına doğru yavaşça kayar ve ayaklarını yere basar. Leo’nun uyanmaması için dikkatli davranarak yataktan kalkar.
Lena, odanın bir köşesinde duran sabahlığını alıp üzerine geçirir. Kalbi hala hızlı atıyor, içindeki utanç ve iğrenme duygusu dinmiyordur. Aynada kendine bakmaya cesaret edemez; sadece gözyaşlarını silip derin bir nefes alır. Leo’nun yanından sessizce uzaklaşarak odadan çıkar ve kendini koridorun soğuk zeminine bırakır. İçinde hala biriken duygularla ne yapacağını bilmez bir halde, ne kadar daha bu acıya katlanabileceğini düşünür.
Lena, sabahın erken saatlerinde odasına döndükten sonra, uzun süre orada sessizce oturarak düşüncelere dalar. İçinde biriken tüm duygular, sessiz gözyaşlarıyla dışarıya akıyordur. Gece yaşananların ağırlığı altında ezilmiş, ruhu yaralanmış bir halde, kendini toparlamaya çalışıyordur. Zihninde dönen düşünceler, Leo’nun bu denli değişmiş olmasının nedenlerini anlamaya çalışır. Ancak her düşündüğünde, cevapsız sorularla daha da boğuluyordur.
Öğlen saatleri gelip çattığında, Leo nihayet odalarına geri döner. Gözlerinde bir önceki gecenin izleri hala duruyordur, ama tavırları değişmiştir. Kapıyı yavaşça açar ve içeri girer. Lena, yatakta sessizce otururken, Leo’nun varlığına tepki vermemeye çalışır.
,,Akşam olanlar için kusura bakma, Lena. Çok sarhoştum."
Lena, Leo’ya cevap vermez, sadece gözlerini ona doğru kaldırır ve yüzünde kayıtsız bir ifade ile bakar. Bu bakışta, hem yaşadığı acının izi, hem de Leo’ya karşı duyduğu derin hayal kırıklığı vardır. Ancak Leo, bu bakışların derinliğini anlayacak ya da umursayacak durumda değildir.
,, Bana öyle bakma, Lena. Ben senin kocanım. "
Bu sözler, Lena’nın içindeki öfkeyi alevlendirir. Kendini zorlayarak, gözlerini Leo’dan ayırmadan, kelimeleri zorla dile getirir.
,, Dün gece… beni bir fahişe gibi zorla s**tin.."
Leo, Lena’nın sözünü duyunca yüzünde hafif bir küçümseme belirir. Onun bu acı dolu itirafına, sanki sıradan bir şeymiş gibi tepki verir.
,, Ee ne olmuş yani? Sen benimsin, istediğimi yaparım. "
Lena, Leo’nun bu umursamaz tavrı karşısında şok içinde kalır. O, kendini bu kadar değersiz ve aşağılanmış hissetmemiştir. Leo’nun gözlerinde gördüğü bu duygusuz ifade, Lena’yı derin bir çaresizlik ve öfke içinde bırakır. Artık karşısındaki adamın, bir zamanlar sevdiği kişi olmadığını çok iyi anlamıştır.
Bu andan itibaren, Lena’nın içinde hem Leo’ya karşı duyduğu öfke büyür, hem de yaşadığı bu evliliğin ne kadar toksik ve tehlikeli olduğunu daha iyi kavrar. Ancak, kendisini bu çıkmazdan nasıl kurtaracağı konusunda hiçbir fikri yoktur. Yine de, artık bu duruma sessizce boyun eğmeyeceğine dair kendi kendine bir söz verir. Lena, içindeki gücü yeniden bulmak zorunda olduğunu bilir; çünkü Leo’nun zulmüne daha fazla katlanamayacak hale gelmiştir.
Leo ise, Lena’nın bu sessiz tepkisine aldırmadan, kendini haklı çıkarmış gibi bir tavırla odadan çıkar. Onun için yaşananlar, sadece bir "kocanın hakkı"ndan ibarettir. Ancak, fark etmediği şey, Lena’nın içindeki kırılmanın ve bu evlilikteki bağların tamamen koptuğudur. Lena için artık hiçbir şey eskisi gibi olmayacaktır
Bu sürecin ilerleyen günlerinde, Leo'nun tutumu giderek daha da zalimleşir. Lena’nın yaşadığı evin her köşesi, ona ait olan her alan, Leo tarafından hakaretler ve zorbalıklarla doldurulur. Leo, her fırsatta Lena’yı köleleştirir ve onu çeşitli yerlerde, her gece farklı bir yerde, zorla sahiplenir.
Her gece, Lena'nın yaşadığı bu kabus, evin farklı bölgelerinde devam eder.
Bir gece Mutfakta lena kendine su doldururken aniden arkasında Leo belirir ,lena'yı belinden tutarak yüz üstü tezgâha yatarır eteğini kaldırıp o'nu s**meye başlar
Bağzen koridorda kimsenin olmadığı bir saatte Leo Lena'nın ağzını kapatarak,kalçalarından tutar ve havaya kaldırıp duvara yaslar şaşkınlıkla o'na bakan Lena hiç bir şey yapamaz..
Leo pantalonunu indirip Lena'nın boynundan öperek ,s***ni yerleştirir ve Lena'ya git gel yapmaya başlar,leo tarafından tutkulu geçen dakikalar Lena için tam bir kâbustur...
Başka gece -çalışma odasında,Lena o'na kahve getirirken Leo aniden Lenayı elinden tutar ve diz çöktürür ,pantalonunu açtırır ve ağızlamasını ister..
Lena o'na ağızıyla git gel yapmaya başlar ,bir süre sonra Lena'nın ağzına işini bitiren Leo membun bir şekilde pantalonunu giyinir ve işine devam eder..Lena gözyaşları içinde o'dadan çıkar..
Başka bir gece- banyoda Lena duş alırken Leo bunu fark eder ve duşa girer, Lena savunmasız kendini teslim eder..
Göğüsleri buğlanmış cama yapışırı ve Leo arkasında kalçalarını sıkıca tutarak sert ve azmış bir şekilde Lena'ya sahip olur..
Başka gece Lena balkonda otururken Leo yanına gelir gecenin sessizliğinde ortalarda kimse yoktur Leo ,Lena'yı kucağına alır ve sandalyeye oturur üzerinde atlayan Lena gözleri dolu bir şekilde yıldızlara bakar,Leo Lena'nın elbisesini soyar ve göğüslerini yalar..boynundan tutar ve daha sertçe atlamasına yardım eder..
Lena her yerde Leo’nun egemenliği altına girer. Lena'nın bu davranışların karşısında gösterdiği sessizlik, çaresizliği ve teslimiyeti, artık günlük yaşamının bir parçası haline gelmiştir.
Her geçen gün, Lena'nın ruhu daha da yorgun ve umutsuz bir hale gelir. Leo’nun sürekli değişen yerlerdeki baskısı, Lena’nın içindeki direnci kırmış, onu tamamen teslim almıştır. Artık Lena, Leo’nun egemenliği altında, yaşadığı bu durumun kaçınılmaz bir kader olduğuna inanır. Yalnızca hayatta kalma mücadelesi verirken, içindeki tüm umutları ve kişisel sınırları tükenmiştir.
...
Lena, banyodan çıkıp üzerine ince bir gecelik geçirirken, odanın kapısı açılır ve Leo içeri girer. Lena, Leo'nun odada olduğunu fark edince, yüzünde korkuyla karışık bir teslimiyet belirir. Leo’nun gözlerinde her zamanki soğuk ve talepkar bakış vardır. Lena, artık bu bakışları tanımış ve ne anlama geldiklerini çok iyi öğrenmiştir.
,,Gel yanıma, Lena..Kucağıma otur"