28 bölüm

662 Kelimeler
Lena, gözlerinde herhangi bir duygunun izi olmadan, yavaş adımlarla Leo'nun kucağına oturur. Kalbi hızla çarparken, yüzüne bir maske gibi taktığı ifadesizliği korumaya çalışır. Leo’nun yanında durduğunda, onun gözlerine bakmaktan kaçınır. Leo, Lena'nın bu hali karşısında bir süre sessiz kalır, sonra ona yaklaşır. ,,Beni seviyor musun?" Lena, kelimeleri zar zor dudaklarından çıkarırken, kendini baskı altında hisseder. İçinde gerçek bir sevgi olup olmadığını sorgulamak bile istemez. ,, Evet." Leo, Lena'nın bu sözlerinden memnun kalmaz, onu daha da köşeye sıkıştırmak istercesine devam eder. ,, Beni istiyor musun?" Lena, gözlerini hala yere dikmiş halde, zorla başka bir "evet" daha mırıldanır. Bu basit kelime, dudaklarından zorla çıkarken, içinde hissettiği derin boşluğu daha da büyütür. ,,Evet." Leo, Lena’nın bu itaatkar yanıtlarını alır almaz, yüzünde bir tür zafer kazanmış gibi bir ifade belirir. Lena'nın artık tamamen ona ait olduğunu, onun kontrolü altında olduğunu hissetmekten büyük bir haz alır. Lena'nın yüzüne bakarak, ses tonunu daha da sertleştirir. ,,Benimsin, Lena. Bunu sakın unutma. Sadece benim sürtüğüm'sün.." Bu sözler, Lena'nın ruhunu derin bir karanlığa sürükler. İçinde biriken çaresizlik, Leo’nun bu sahiplenici sözleriyle daha da derinleşir. Artık kendi varlığına dair herhangi bir söz hakkı kalmadığını, Leo’nun mutlak kontrolü altında olduğunu kabullenir. Leo ,lena'nın bacaklarının arasına yavaşça elini götürürken boynundan da öpmeye başlar ,bir kaç saniye sonra Lena'yı koltuğa sırt üstü uzandırır ve bacaklarını açar ,pantalonunu indirir ve o'nu yine s**meye başlar .Lena kıpırdamadan durur.. Leo hızını alamaz ve lena'yı belinden tutarak yüzüstü çevirir ,kalçalarını sıkıca kavrar ve köpek gibi s**meye devam eder..bir kaç saatin ardından ,Leo işi bittikten sonra Lena'yı yatağa uzandırır ve o'nun göğüsüne yatar.Çıplak vicutları yatağın üzerinde süzülürken tenleri birbirlerine sıcaklıkla karşılık vermez.. Leo, Lena’ya son bir bakış atar ve ardından odadan çıkar. Lena ise, odanın sessizliğinde yalnız başına kalır. Bu yalnızlık, Lena’nın zihninde yankılanan Leo’nun sözleriyle daha da ağırlaşır. Kendini kaybolmuş ve tamamen kontrolü dışında bir hayata mahkum olmuş hisseder. Odada yalnız kalmış, Leo’nun bıraktığı boşlukta, Lena’nın içindeki her umut kırıntısı bir kez daha sönüp gider Lena, Leo’nun sözlerinin yankılarını hala zihninde taşıyarak her gün aynı karanlık döngüde yaşamaya devam ederken, içindeki çaresizlik her geçen gün daha da büyüyordu. Bu durumu ne kadar daha sürdürebileceğini düşünmek bile Lena için ağır bir yük haline gelmişti. Her gece aynı kabus, her gün aynı boşluk... Artık hiçbir şeyin değişmeyeceğine inanmaya başlamıştı. Bir gün, Lena'nın telefonu hafifçe titreşerek yeni bir mesaj geldiğini haber verdi. Lena, mesajı açtığında, kalbi bir an duracak gibi oldu. Mesaj, Rüzgar’dan geliyordu. RÜZGAR:Lena, yeni numaram. Kimseye söyleme, sadece seni merak ettim. Nasılsın? Lena, mesajı okurken içindeki karmaşık duygular daha da yoğunlaştı. Rüzgar'ın mesajı, bir an için içindeki karanlık bulutları dağıtır gibi olmuştu. Rüzgar, onun hakkında hala endişeleniyor ve ona ulaşmaya çalışıyordu. Bu düşünce, Lena'nın içindeki çaresizlik hissini bir nebze olsun hafifletti. Ancak, Lena ne yapacağını bilemez halde, telefonunu sıkıca tuttu. Rüzgar’a cevap vermek istiyor ama aynı zamanda Leo’nun bu durumu öğrenmesinden korkuyordu. Leo’nun öfkesi ve baskısı altında geçen bu günlerde, Rüzgar’ın mesajı adeta bir umut ışığı gibi parlamıştı. Fakat bu umut, bir o kadar da tehlikeliydi. Lena, derin bir nefes aldı ve bir süre düşündü. Rüzgar'a cevap vermek, onunla tekrar iletişim kurmak demekti, ama bu aynı zamanda Leo’nun dikkatini çekebilecek riskli bir hareket olabilirdi. Yine de, Lena’nın içindeki yalnızlık ve çaresizlik, ona bu riski göze alması gerektiğini fısıldıyordu. Bir an tereddüt ettikten sonra, Lena, Rüzgar’ın mesajına kısa bir cevap yazmaya karar verdi. Onunla konuşmak, hayatında bir bağlantı noktası, bir dostun varlığına dair bir işaretti. ,,Merhaba Rüzgar, iyiyim. Sen nasılsın?" Lena mesajı gönderdiği an, içini hafif bir endişe kapladı. Ancak, Rüzgar’ın varlığı ve onunla konuşma fırsatı, Lena’ya yaşadığı karanlığın ortasında bir nebze de olsa rahatlama hissi verdi. Lena, telefonunu sıkıca tutarak, Rüzgar’ın cevabını beklemeye başladı. Bu iletişim, onun için her şeyin değişebileceğine dair bir umut ışığı olabilir miydi? Bunu ancak zaman gösterecekti Günler geçtikçe Lena ve Rüzgar arasındaki mesajlaşmalar sıklaşmaya başladı. Lena, içinde bulunduğu durumdan bahsetmekten kaçınsa da, Rüzgar'a mutlu ve huzurlu olduğunu söyleyerek gerçekleri saklamayı tercih ediyordu. Rüzgar ise, Lena'nın söylediklerinden memnun olsa da, aralarındaki bu garip mesafeyi seziyordu. Bir gün, Rüzgar ona daha açık bir soru sormaya karar verdi.
Yeni kullanıcılar için ücretsiz okuma
Uygulamayı indirmek için tara
Facebookexpand_more
  • author-avatar
    Yazar
  • chap_listİçindekiler
  • likeEKLE