,,Lena, seni böyle huzurlu görmek güzel, ama gerçekten her şey yolunda mı? "
Lena, telefonuna gelen bu mesajı okurken bir an duraksadı. Rüzgar'ın fark ettiğini biliyordu, ama ona gerçeği söylemekten hala korkuyordu. Leo’nun öfkesini ve onun üzerinde kurduğu baskıyı Rüzgar’a anlatmak istemedi.
,,Evet, her şey yolunda, Rüzgar. Leo ile hayatımız düzene girdi. Şimdi çok daha iyiyiz. Rey de çok mutlu. Burada huzur bulduk"
Rüzgar, Lena'nın bu cevabına tam anlamıyla ikna olmamıştı. Onun hissettiklerini görebiliyordu, ama Lena’nın bu kadar ısrarla her şeyin iyi olduğunu söylemesi, onu daha da endişelendirmişti.
,,Gerçekten mi, Lena? Eğer bir şey varsa, bana anlatabilirsin. Sadece merak ediyorum… Leo nasıl biri oldu? İkinizi de uzun zamandır görmedim."
Lena, bu soruya nasıl cevap vereceğini bilemedi. İçindeki tüm acıları, korkuları, ve çaresizliği gizlemek zorundaydı. Ancak, Rüzgar’ın içten ilgisi onu derinlemesine etkiledi. Bir an duraksadı ve sonra kendini toparladı.
,,Leo çok değişti, ama bu iyi anlamda. Artık çok daha anlayışlı ve sevgi dolu biri. Beni gerçekten seviyor, Rüzgar. Her şeyin yolunda olduğuna inanabilirsin."
Rüzgar, Lena'nın cevabını okurken içinde bir şeylerin yanlış olduğunu hissediyordu, ama Lena’nın daha fazlasını söylemeyeceğini de anlıyordu. Lena'nın bu sözlerinin ardında saklanan gerçeği görebiliyordu, ama ona ulaşmak için daha fazla baskı yapmanın doğru olmadığını düşündü.
,,Tamam Lena, sana güveniyorum. Eğer bir şeye ihtiyacın olursa ya da sadece konuşmak istersen, her zaman buradayım. Senin mutlu olmanı istiyorum."
Lena, Rüzgar’ın bu son mesajını okuduğunda, gözleri doldu. Rüzgar’ın bu kadar anlayışlı ve nazik olmasına rağmen, ona gerçeği söyleyememenin verdiği suçluluk duygusu içini kemiriyordu. Ancak, Leo'nun gölgesi altında yaşamaya devam ettiği sürece, bu gerçeği kimseyle paylaşamayacağını biliyordu.
,,Teşekkür ederim, Rüzgar. Bunu bilmek benim için çok değerli. Seninle konuşmak bana iyi geliyor. Kendine iyi bak."
Lena, mesajı gönderirken derin bir nefes aldı. Artık yaşadığı gerçeğin ağırlığıyla baş başa kaldı. Rüzgar’la mesajlaşmalar, ona bu karanlık dünyasında bir nebze olsun nefes alacak bir alan sunuyordu, ama gerçeği değiştirmek için yeterli değildi. Yine de, bu küçük kaçamaklar, Lena'nın içinde bulunduğu zor durumu bir süreliğine de olsa unutmasına yardımcı oluyordu.
Leo, her zamanki gibi Lena ile birlikte olduktan sonra, onu odada yalnız bırakarak kendi odasına gitti. Lena ise yatakta uzanmış, derin bir boşluk hissiyle gözlerini tavana dikmiş halde yatıyordu. İçinde, yaşadığı bu hayatın ağırlığı altında ezilmiş bir halde, düşüncelere dalmıştı. Tam o sırada, telefonunun hafif bir titreşimle gelen mesaj sesi, onu gerçek dünyaya geri çekti.
Lena, eline aldığı telefonun ekranına baktığında, Rüzgar'dan gelen mesajı gördü. Mesajı okur okumaz, içinde bir endişe dalgası yükseldi.
,,Görüşelim, lütfen. Seni görmek istiyorum. Sadece dost olarak konuşacağız."
Lena, bu mesajı okurken kalbi hızla çarpmaya başladı. Rüzgar’la buluşma fikri, bir yandan ona heyecan veriyor, diğer yandan ise Leo’nun bunu öğrenmesinden duyduğu korkuyla doluyordu. Evin dört bir yanındaki kameralar, çalışanlar ve Leo'nun sürekli tetikte olan varlığı, Lena’nın kaçmasına engel olabilirdi. Ama Rüzgar’ın bu talebi, Lena’nın içinde bastırdığı özgürlük arzusunu yeniden uyandırmıştı.
Bir süre tereddüt ettikten sonra, içindeki cesareti topladı. Bu fırsatı değerlendirmeli ve en azından Rüzgar’la yüz yüze konuşarak bir nebze de olsa rahatlamalıydı. Odanın sessizliğinde, Lena plan yapmaya başladı. Evin güvenlik kameralarından kaçmak için karanlık bir saat seçmeliydi, ayrıca kimseye görünmeden hareket etmesi gerekiyordu. Bu yüzden gece yarısını beklemeye karar verdi.
Gece iyice ilerlediğinde ve evdeki herkes uykuya daldığında, Lena dikkatlice hareket etti. Sessiz adımlarla odasından çıktı, koridorun sonunda bulunan merdivenlerden yavaşça inerek arka kapıya yöneldi. Kalbi yerinden çıkacakmış gibi atıyordu, ama her adımda içindeki kararlılığı güçleniyordu.
Karanlık sokaklara adım attığında, Lena evden çıktığı için hem korkuyor hem de bir anlık özgürlüğün tadını çıkarıyordu. Belirlenen buluşma noktasına, evden oldukça uzakta, ıssız bir sokakta, kuytu bir köşede varmak için acele etti. Rüzgar, orada, onu bekliyordu.
Lena, buluşma noktasına ulaştığında, Rüzgar’ın silueti karanlıkta belirdi. Onu görmek, Lena için tarif edilemez bir rahatlama ve aynı zamanda korku getirdi. Rüzgar, Lena'yı gördüğünde yüzünde endişe ve hafif bir gülümseme belirdi.
,, Lena... geldin. Seni görmek ne güzel."
Lena, Rüzgar'ın bu sözlerine karşılık olarak bir şey söylemekte zorlandı, ancak onun yanında olmanın verdiği güven hissi, kısa bir süre için de olsa içindeki korkuyu bastırdı.
,, Evet, geldim. Ama... çok korkuyorum, Rüzgar. Buraya gelmek... Leo’nun bunu öğrenmesinden korkuyorum."
Rüzgar, Lena'nın gözlerindeki korkuyu ve yorgunluğu gördü. Onun durumunun ne kadar zor olduğunu bir kez daha anladı ve ona karşı nazikçe yaklaştı.
,, Merak etme, sadece konuşacağız. Seni zor durumda bırakmak istemem. Ama seninle yüz yüze konuşmak, nasıl olduğunu bilmek istedim. Gerçekten her şey yolunda mı, Lena? Bana dürüst ol."
Lena, derin bir nefes aldı ve Rüzgar’a bakarak uzun süre sessiz kaldı. O an, içinde yaşadığı karanlığı ve umutsuzluğu anlatmak istese de, kelimeleri bulmakta zorlandı. Leo’nun gölgesi, her an üzerindeydi.
,, Her şey... yolunda. Sadece biraz yorgunum, hepsi bu."
Rüzgar, Lena’nın bu sözlerinin ardında yatan gerçeği görebiliyordu, ama onu zorlamadı. Sadece ona destek olmak ve yanında olduğunu hissettirmek istiyordu.
,, Yorgun olduğunu görebiliyorum. Eğer bir şeye ihtiyacın olursa, ya da sadece konuşmak istersen, her zaman buradayım. Bunu bilmeni istiyorum."
Lena, Rüzgar’ın bu sözleriyle biraz da olsa rahatladı. O an, Rüzgar’ın varlığı, yaşadığı karanlık dünyada bir ışık gibi parladı. Ancak, bu ışığın ne kadar kalıcı olacağını bilmiyordu. Sessiz bir anın ardından, Lena konuşmayı bitirip geri dönmeye karar verdi.
,,Teşekkür ederim, Rüzgar. Seninle konuşmak bana iyi geldi. Ama şimdi dönmeliyim, daha fazla riske atamam."
Rüzgar, Lena'nın kararına saygı göstererek başını salladı. Onun güvenliği her şeyden önemliydi.
,, Tamam Lena. Kendine dikkat et. Eğer tekrar görüşmek istersen, sadece haber ver. Burada olacağım."
Lena, bu sözlerle bir nebze de olsa rahatlamış hissederek Rüzgar’a hafif bir gülümsemeyle veda etti. Karanlık sokaklardan geri dönerken, Rüzgar’ın desteğini arkasında hissediyordu. Ancak, eve yaklaştıkça, Leo’nun gölgesinin tekrar üzerine düşmeye başladığını hissetti. Lena, yaşadığı bu kısa özgürlük anının ardından, tekrar zorlayıcı gerçekliğine geri dönmek zorunda kalmıştı.
Lena ve Rüzgar, o ilk buluşmanın ardından her hafta iki kez, kısa süreliğine de olsa, gizlice görüşmeye devam ettiler. Lena, bu buluşmalarda biraz olsun rahatlayabiliyor, yaşadığı zorlukları bir kenara bırakabiliyordu. Rüzgar ise Lena'nın yanında olmanın verdiği huzuru ve mutluluğu yaşıyordu. İkisi de bu buluşmaların sadece dostça olduğunu kendilerine söylemeye çalışıyorlardı, ama zamanla hissettikleri duygular değişmeye başladı.