Leo’nun arabası uzaklaşırken, Lena kapının önünde yağmur altında kalır. Yüzünden süzülen yağmur damlaları, gözyaşlarıyla karışır. Kalbinin derinliklerinde hissettiği acı, Leo’nun gidişiyle daha da büyümüştür.
Lena, yavaşça eve doğru yürümeye başlar. Kapıya ulaşmak üzereyken bir an durur ve başını eğerek derin bir nefes alır.
,,Her şey bitti mi gerçekten?"
Tam o anda, arkadan yaklaşan bir gölge belirir. Lena, tehlikeyi fark etmeden içeri girmeye hazırlanır. Ancak birden, arkasındaki kişi hızlı bir hareketle Lena’nın ağzına gazlı bir bez kapatır. Lena, nefes almaya çalışırken panik içinde çırpınır.
Lena’nın gözleri hızla kapanırken, görüşü bulanıklaşır. Sesler uzaklaşır ve bedeninin kontrolünü kaybeder. Yavaşça yere düşerken, dünya karanlığa gömülür.
Lena, baygın halde yere yığılırken, saldırgan sessizce onu kaldırır ve hızla ortadan kaybolur. Yağmur, boş sokakta yalnız kalan Lena’nın yere düşen eşyalarını ıslatmaya devam eder. Sessizlik ve yağmurun sesi, gerilim dolu bir atmosfer yaratır.
LEO
Leo, yağmurlu gecenin ardından eski evine döner. Yorgun ve bitkin bir halde bavulunu salona bırakır. Duygusal olarak yıpranmış ve bitkin bir halde koltuğa uzanır. Gözleri kapanırken, zihninde Lena ile yaşadığı anlar dolaşır. Kısa süre sonra uykuya dalar.
Sabahın ilk ışıkları salona dolarken, Leo yavaşça uyanır. Gece yaşadığı duygusal çöküşün izleri hala yüzündedir. Kendini toparlamaya çalışır, biraz su içer ve kahvaltılık almak için dışarı çıkmaya karar verir.
Leo, mahalledeki bir bakkala gider. İçeri girerken gazete standında bir manşet gözüne çarpar. İçgüdüsel olarak gazeteye yönelir ve haberi okur. Manşet dikkatini çeker.
Haber Başlığı:
**Ünlü İş Adamı Murat Girayoğlu’nun Kızı Lena Girayoğlu Kaçırıldı**
Leo, manşeti okurken kalbi sıkışır. Gazeteyi hızla alır ve detayları okumaya başlar.
**Gazete Haberi:**
Lena Girayoğlu, geçtiğimiz gece evinin önünden kaçırıldı. Güvenlik kameraları tarafından kaydedilen görüntülerde, saldırganların yüzleri görünmüyor. Polis ve araştırma ekipleri, Lena Girayoğlu’nun güvenli bir şekilde bulunması için yoğun bir çalışma başlattı.
Haberi okuyan Leo’nun yüzü aniden değişir. Gözlerinde korku ve endişe belirir. Elindeki gazeteyi sıkıca tutarken, zihninde Lena’ya dair kötü senaryolar canlanır.
,,Lena... Hayır, bu olamaz. "
Leo, vakit kaybetmeden eve dönmek üzere bakkaldan çıkar. Hızla eve doğru koşarken, zihninde Lena’yı bulmak için neler yapabileceğini düşünür.*
Leo, hızla eve girer ve anahtarlarını alır. Kalbi yerinden çıkacakmış gibi atarken, arabasına koşar. Kafasında binbir türlü kötü düşünce dolaşmaktadır. Lena’nın başına neler gelebileceğini hayal ederken, bir an için paniğe kapılır. Ancak sevdiği kadının hayatı için endişelenmenin ona cesaret verdiğini fark eder.
,,Seni bulacağım Lena, ne olursa olsun seni bulacağım!"
Leo, arabasına biner ve motoru çalıştırır. Arabası hızla sokaklardan geçerken, Leo’nun yüzü kararlılık ve öfke doludur. Zihninde tek bir düşünce vardır: Lena’yı kurtarmak.
Leo, direksiyona sıkıca sarılmış halde yola devam ederken, gözleri kararlı bir şekilde ileriyi izler. Zaman kaybetmeden Lena’nın izini sürmek için ne gerekiyorsa yapmaya kararlıdır.
Leo, hızla Lena’nın evine varır. Girişte polis arabaları ve ekipler dikkat çekmektedir. Leo, arabanın kapısını sertçe kapatarak aceleyle içeri girer. Evin önünde karmaşa hakimdir; polisler, dedektifler ve medya temsilcileri orada toplanmıştır. Leo, kalabalığı yararak içeri girmeye çalışır.
Lena’nın babası Murat, kızının kaybolduğu haberini almış, endişe ve öfkeyle doludur. Leo’yu gördüğünde öfkesini kontrol edemez ve üzerine yürür.
,,Bir yıldır kızımın korumasısın, Leo! Neden başka bir gece değil de bu gece gittin? Şerefsiz! Senin yüzünden kızımı kaçırdılar! Onu nasıl savunmasız bırakırsın? Ben sana niye para ödüyorum, ha? Niye?!"
Leo, Murat’ın öfkesi karşısında kendini suçlu hisseder ama bir yandan da Lena’yı bulma kararlılığı vardır. Murat’ın güçlü elleri, Leo’nun yakasını sıkıca tutarken, polisler araya girer ve ikisini ayırır.
POLİS 1(Murat’ı sakinleştirmeye çalışarak)
Lütfen, Bay Girayoğlu, sakin olun. Leo’nun açıklama yapmasına izin verin.
Murat, zorlukla sakinleşir, ama gözlerinde hala öfke vardır. Leo, derin bir nefes alarak konuşmaya başlar.
,,Bay Girayoğlu, haklısınız. Lena’yı korumak benim görevimdi. Ama bu, planlanmış bir şey. Bir yıl önce Lena’nın hayatına yönelik tehditler aldık. Bu yüzden, sizin isteğiniz üzerine her saniye yanında olacağım bir koruma olarak görevlendirildim. Ama o gece… Lena’yı yalnız bırakmak zorunda kaldım. "
Leo, olayları aklında yeniden canlandırırken, tehdit mesajlarını hatırlar. Murat’ın yüzü hafifçe değişir, bu bilgiyi daha önce tam olarak kavrayamamıştı..
,,Tehdit mesajlarını hatırlıyorum… Ama neden o gece? Neden onu yalnız bıraktın?"
,,Her şey ters gitti. Lena beni istemedi, uzaklaşmamı istedi. Ona biraz alan tanımak istedim. Ama bu hataydı... Onu yalnız bırakmam hataydı."
Polisler ve dedektifler, Leo’nun söylediklerini dikkatle dinlerken, bu bilgilerin önemli olabileceğini düşünürler. Leo, o gece olan biteni hatırlamaya ve detayları yeniden gözden geçirmeye çalışır.
POLİS 2(not alırken)
O gece ne oldu? Detayları bize anlatın, Leo.
,,Lena’yı evin önünde bıraktım.. O gece çok hızlı gelişti. Lena’nın kaçırılmasından hemen önce kimseyi fark etmedim. Ancak, bir şeyler kesinlikle ters gitti. Kaçıranlar bizi izliyor olmalıydı."
Polisler, Leo’nun söylediklerini değerlendirirken, olası bağlantıları ve izleri araştırmaya başlarlar. Murat hala öfkeli ama bu öfke, Leo’nun sözleriyle biraz olsun yatışmıştır. Leo, Lena’yı bulma konusunda kararlıdır ve polislere yardımcı olmak için elinden geleni yapmaya hazırdır.
,,Lena’yı bulmamız lazım. Kim yaptıysa, bunun bedelini ödeyecek. "
Polisler ve Leo, ipuçlarını birleştirerek Lena’nın izini sürmeye başlarlar. Herkesin aklında tek bir şey vardır: Lena’yı sağ salim geri getirmek.
LENA
Lena, baygın bir halde arabanın arka koltuğunda yatmaktadır. Başını bir adamın dizine yaslamış durumdadır. Araç, karanlık ve ıssız bir yolda hızla ilerlerken içerideki sessizlik sadece motorun uğultusuyla bozulur. Lena’nın solgun yüzü ve kapalı gözleri, içinde bulunduğu tehlikeyi yansıtır.
Adam, Lena'nın başını nazikçe tutar, sanki ona zarar vermek istemiyormuş gibi bir tavır sergiler. Yüzünde karışık bir ifade vardır; sert ama bir o kadar da derin bir düşünceye dalmış gibi. Kim olduğu belirsiz bu adam, Lena’yı dikkatlice izler.
Adamın yüzü gölgeler arasında belirir. Sert, keskin hatları ve karanlık gözleri, kimliğini saklar gibidir. Uzun süredir Lena’yı izliyormuş gibi bir hali vardır. Sanki onu tanıyormuş gibi, ama aynı zamanda yabancıymış gibi bir karmaşa içerisindedir.
,,Bu kadar zayıf olmanı beklemiyordum, Lena... Ama merak etme, her şey yakında netleşecek. Seninle daha çok işimiz var."
Arabanın ön koltuğunda oturan sürücü, adamın söylediklerine herhangi bir tepki vermez. Yüzü kararlı ve soğuktur, sadece önündeki yola odaklanmıştır. İkisi de sanki görevlerini tamamlama konusunda uzun zamandır plan yapmış gibidirler.
Lena’nın saçlarına hafifçe dokunarak .
,,Kendini toplamanı bekleyeceğiz... Ve sonra planımıza devam edeceğiz. Çok fazla sorulacak soru var, değil mi Lena? Ama hepsi yanıtını bulacak."