13 bölüm

962 Kelimeler
Adam, Lena’ya bakarken yüzündeki sertlik biraz olsun yumuşar ama bir an için. Sonra yeniden ciddi bir ifadeyle derin düşüncelere dalar. Leo’nun iç sesi, dışarıya bakarken duyduğu endişe ve acıyla yankılanır. LEO (İç Ses) Neredesin, sevgilim? Neredesin Lena? Ahh Lena, benim güzel Lena’m... Senin için her şeyi göze almışken, seni nasıl kaybettim? Neredesin? Leo, içindeki bu acı ve çaresizlikle boğuşurken, bir yandan da Lena’yı bulmak için kararlılığını kaybetmemeye çalışır. Gözlerini kapatarak derin bir nefes alır, ama Lena’nın kayboluşu onu içten içe kemirmeye devam eder. Leo, yavaşça pencerenin pervazına yaslanır. Zihnindeki düşünceler, dışarıdaki sessizlikle bir araya gelir. Ne yapması gerektiğini düşündükçe daha fazla sıkılır. Lena’ya duyduğu derin sevgi ve koruma içgüdüsü onu adeta çılgına çevirir. Ama şimdi tek yapabileceği şey, beklemek ve Lena’yı bulmanın bir yolunu aramaktır. Yağmur hızlanırken, Leo’nun yüzünde kararlılık belirir. Lena’yı bulmak için her şeyi yapmaya hazırdır. Leo, son bir kez daha dışarı bakar, karanlığa ve yağmura. İçinde bir umut ışığı yakmaya çalışır. LEO (İç Ses) Beni duy Lena... Seni bulacağım Lena gözlerini ağır ağır açar. Bulunduğu yerin lüksü ve temizliği, kaçırıldığı anın gerilimini bir an için unutturur. Yumuşak bir yatakta uzanmaktadır, odanın içi zarif mobilyalar ve pahalı dekorlarla döşenmiştir. Tavanı yüksek, duvarları hafif pastel tonlarda ve oda, doğal ışıkla doludur. Yanı başında bir tepsi içinde yiyecek ve içecekler vardır; taze meyveler, kahve, sıcak ekmek ve peynir. Lena, neler olduğunu anlamaya çalışırken, gözlerini odanın etrafında gezdirir. Kalbi hızla çarpmaktadır, zira buraya nasıl geldiğini ya da buranın neresi olduğunu bilmemektedir. Birkaç dakika boyunca kafasında sorular dolaşırken, kapı açılır. Odaya giren adam, yüzünde siyah bir maske takmıştır. Maskesi, yüzünün tüm detaylarını gizlemektedir, sadece gözleri görünür. Kıyafeti ise sade ama şıktır; siyah bir takım elbise giymektedir. Adam, sessizce odaya girer ve Lena'nın karşısındaki koltuğa oturur. Bakışları, Lena üzerinde yoğunlaşmıştır. ,,Neredeyim? Sen kimsin?" Adam, Lena’nın sorularını duymazdan gelerek sessizce onu izlemeye devam eder. Ardından derin bir nefes alır ve sakin bir sesle konuşmaya başlar. ,,Sorularının cevabını zamanla alacaksın. Şu an önemli olan, sana anlatacaklarımı dikkatle dinlemen." Lena, adamın sesindeki ciddiyeti fark eder ve susar, gözleri adamın maskeli yüzüne kilitlenmiştir. ,,Seni uzun zamandır izliyorum. Yaşadıklarını, hayatına giren ve çıkan insanları... Kafanın karışık olduğunu biliyorum. Senin içindeki karışıklığı, ne aradığını, ne istediğini çözemediğini görebiliyorum. Bu yüzden sana bir teklif sunuyorum." Adam bir an duraksar, Lena’nın yüzündeki ifadeyi okumaya çalışır, ardından teklifini açıklar. ,,6 ay boyunca burada benimle kalacaksın. Bu süre zarfında maskemi çıkarmayacağım, beni gerçek yüzümle asla görmeyeceksin. Bu evden çıkmayacaksın, dış dünya ile hiçbir bağlantın olmayacak. 6 ay boyunca sadece ikimizin olduğu bir dünyada yaşayacağız. Eğer 6 ayın sonunda gitmek istersen, seni serbest bırakacağım. Ama eğer kalmak istersen, benimle evleneceksin." Lena, duyduklarına inanamaz bir halde, gözlerini büyütür. Kendisini kısmen sinirli, kısmen korkmuş hisseder. İçinde bir şeylerin değiştiğini, bir oyunun içine çekildiğini fark eder ama henüz nedenini anlayamaz. ,,Şimdi bana kararını söyle, Lena. Her türlü kaçışın yok. Bu teklifi kabul edersen, 6 ay boyunca sadece ben ve sen olacağız. Ama reddedersen, bu odadan hiç çıkamayabilirsin." Lena’nın aklı karışık, içinde bir fırtına kopmaktadır. Seçeneklerini tartar, fakat adamın kimliği, amacı ve tüm bu olanların anlamı hala bir sırdır. Adamın bakışları, Lena’nın vereceği cevabı beklerken, odadaki sessizlik daha da derinleşir. Lena, adamın teklifini duyduktan sonra derin bir korku ve endişe hisseder. Adamın kararlılığı ve gizemli tavrı, onun içini ürpertir. Maskeli adamın bakışları, Lena’nın zihnindeki korkuyu görür gibi keskin bir şekilde üzerindedir. Lena, içinde büyüyen korkuyu bastırmaya çalışarak cesaretini toplar ve adamın gözlerine bakar. ,,Teklifini kabul ediyorum... Ama şunu bilmeni istiyorum; bu 6 ay boyunca sana sadece katlanacağım. Aramızda hiçbir şey olmayacak. Bu lanet olası yerden kurtulmam için 6 ay boyunca sana dayanacağım, hepsi bu." Lena’nın sözleri odada yankılanır. Korkusu her kelimesine yansımaktadır ama aynı zamanda, içinde bir direniş de vardır. Bu teklif, onun için sadece bir yol, bu kâbustan uyanabilmek için bir fırsattır. Adam, Lena’nın gözlerinin içine bakarak hafifçe başını sallar. Lena’nın korkusunu ve öfkesini anladığını belli eder gibi bir hali vardır. Onun ne kadar güçlü olduğunu görmekten memnun gibidir. ,,Bu, senin seçimin Lena. Zamanla her şey değişebilir. Ama şimdilik, istediğin şekilde olsun." Adamın bu sözleri, Lena’nın içine bir huzursuzluk daha ekler. Ona neyin dayatılacağını ya da 6 ay boyunca nelerle karşılaşacağını bilememek, kafasını karıştırır. Adam, yerinden kalkmadan önce Lena’ya son bir kez daha bakar. ,,Unutma, buradan kaçmanın tek yolu, benimle olan anlaşmana sadık kalmandır. Şimdi biraz dinlen, yarın her şey başlayacak." Adam, Lena’ya arkasını dönerek kapıya yönelir. Odanın kapısını açmadan önce bir an durur, sanki söylemek istediği bir şey daha varmış gibi, ... LENA:(iç sesle, kendine fısıldar gibi) Dayan, Lena... Bu sadece bir oyun. 6 ay sonra bu kâbustan kurtulacaksın. Lena, içinde bir umut ışığı yakmaya çalışır. Kendini güçlü hissetmek zorundadır. Bu odadan çıkmanın tek yolu, her ne olursa olsun 6 ay boyunca bu oyunu sürdürmek olacaktır. Adam, Lena'nın yanından ayrılmak üzereyken birden durur, bakışlarını Lena'nın üzerinde gezdirir ve ardından sakin bir ses tonuyla konuşur. ,,Hadi artık hazırlan. Neredeyse akşam oldu, yemeğe geç kalmanı istemem.,, Lena şaşkın bir şekilde adama bakar, hala neyle karşı karşıya olduğunu tam olarak anlamamıştır. ,,Ama benim kıyafetim yok." Adam, hafif bir tebessümle başını sallar ve eliyle odadaki büyük dolabı işaret eder. ,,Dolabına bak." Bu kısa ve net cevabın ardından, adam odadan sessizce çıkar. Kapının kapanma sesi, odada yankılanır. Lena, bir süre duraklar, ardından hızla dolaba doğru yürür. Dolabın kapılarını açtığında, karşısına çıkan manzara onu adeta şaşkına çevirir. Dolap, baştan aşağı lüks kıyafetlerle, şık ayakkabılarla, her çeşit makyaj ve bakım malzemesiyle doludur. Renkli elbiseler, şık takımlar, zarif aksesuarlar ve daha birçok şey Lena'nın önündedir. Her şey, onun tam da zevkine göre seçilmiştir. Lena'nın aklından, kimliği belirsiz bu adamın onun hakkında ne kadar çok şey bildiği geçer. Bu ürpertici düşünceleri zihninden uzaklaştırmaya çalışarak, kendini toparlar ve bir seçim yapmaya başlar. Dolaptan zarif bir elbise seçer, ardından banyoya geçerek hızlıca duş alır. Banyodan çıktığında, seçtiği kıyafeti giyer ve saçlarını düzeltir. Yüzüne hafif bir makyaj yaparak, bulunduğu bu garip durumun ciddiyetine rağmen, kendini mümkün olduğunca iyi hissetmeye çalışır.
Yeni kullanıcılar için ücretsiz okuma
Uygulamayı indirmek için tara
Facebookexpand_more
  • author-avatar
    Yazar
  • chap_listİçindekiler
  • likeEKLE