Lena, Rey’in sözlerinin altında yatan anlamı kavramaya çalışırken, içinde bir yere sıkışıp kalmış hislerle başa çıkmaya çalışır. Rey’in ona karşı olan hislerinin derinliği ve bu oyunun sonunda ne olacağı konusundaki belirsizlik, Lena’nın içindeki karışıklığı daha da arttırır.
Lena, titreyen elleriyle Bay Rey'in karşısındaki koltuğa oturur. Gözlerinde korku ve endişe dolu bir bakış vardır, ama içinde bir yerde kaderine boyun eğmiş bir kararlılık hisseder. Kendisini bu duruma sürükleyen olaylar zincirini ve Rey'in amacını düşünürken, derin bir nefes alır. Ne olacağını az çok tahmin etmektedir, ancak altı ay boyunca dayanması gerektiğini bilir.
Bay Rey, Lena'nın kararlılığını fark eder ve gözleri karanlık bir anlamla dolarken, hafifçe öne eğilir. Ses tonu, baskın ve kararlı bir şekilde yankılanır.
,,Lena, soyun..."
Bu basit, fakat emredici söz Lena’nın içinde bir ürperti yaratır. Kalbi hızla çarpmaya başlar. Bedenindeki her kas gerilir ve nefes alışverişi hızlanır. Rey’in emrinin altında yatan niyeti anlar ama içindeki korkuyu bastırmaya çalışır. Kaderine razı olmuş gibi görünse de, içinde bir yerlerde buna karşı koyma arzusu vardır.
Lena, kendini bir an tereddüt ederken bulur. Rey'in gözleri üzerindedir; bakışları, karşısındaki kadının tepkisini izlemektedir. İçinde bir çatışma yaşanırken, Lena başını hafifçe yukarı kaldırır ve Rey’e meydan okurcasına gözlerinin içine bakarak.
,,Tamam... Ama unutma, bu sadece bir anlaşma. .. Sonrasında hiçbir şey olmamış gibi gideceğim."
Rey, Lena’nın bu meydan okuyan tavrını takdir edercesine gülümser. Onun bu direnci, Rey'in içinde daha derin bir arzu uyandırır.
,,Bu cesaretini seviyorum, Lena. Ama şunu bilmelisin ki... Altı ayın sonunda burada kalmak isteyeceksin."
Lena, Rey’in bu sözleri karşısında içten içe titrer, ama kendini güçlü tutmaya çalışır. Kıyafetlerini yavaşça çıkarmaya başlar, ama Rey’den gözlerini hiç ayırmaz. Bu onun için sadece bir görev gibi görünse de, içinde yükselen korku ve belirsizlik Lena’nın kararlılığını zorlar.
Rey, Lena’nın bu zorluğu aşmaya çalışmasını izlerken, gözlerinde bir karanlık belirir. Bu altı ayın sonunda Lena'nın kaderini değiştireceğine inancı tamdır. Onun gözlerinde, Lena’nın yavaş yavaş teslim olacağını ve bu oyunun sonunda onunla kalmayı seçeceğini görür gibi olur.
Lena kıyafetlerini çıkarırken, odada sessizlik hüküm sürer. Her iki taraf da bu durumun ciddiyetinin farkındadır. Lena’nın içindeki çatışmalar, Rey’in ona karşı olan arzusu ve bu garip oyun, ikisi arasında bir tür sessiz anlaşma gibi odada asılı kalır.
Lena, bu anın getirdiği gerilimi ve Rey’in baskısını hissederken, Ama şu anda, tek bildiği şey, hayatta kalmak ve Rey’in oyununu kendi kurallarıyla oynamaktır.
Lena, kıyafetlerinden tamamen arınmış halde, çıplak vücuduyla Rey'in önünde durmaktadır. İçinde bir yandan utanç ve korku, diğer yandan ise bu korkuya rağmen hayatta kalma içgüdüsüyle beslenen bir kararlılık vardır. Rey, onun bu halini gözleriyle süzerken odada sessizlik hüküm sürer. Bakışları Lena'nın vücudunun her bir köşesini gezinir, gözlerindeki karanlık bakış Lena’nın içinde ürpertiye yol açar.
Rey, Lena’nın güzelliğini ve direncini takdir edercesine gülümser. Onun bu hali, Rey'in içinde derin bir haz uyandırır. Lena'nın her bir hareketi, her bir nefes alışverişi, Rey için bir tür zafer gibidir. Onun iradesini kırmak, kendisine tamamen teslim olmasını sağlamak, Rey için bir oyunun ötesinde, bir saplantıya dönüşmüştür.
Bir süre sessizlik içinde Lena’yı izledikten sonra, Rey nihayet ağırbaşlı bir ses tonuyla konuşur.
,,Gel buraya, Lena... Yanıma gel ve önümde diz çök."
Lena, Rey’in bu emri karşısında içgüdüsel olarak irkilir. Korkusu giderek büyümekte, ama bu duruma boyun eğmenin başka bir yolu olmadığını bilmektedir. Karşısındaki adamın ona neler yapabileceğini düşünerek içindeki tüm cesareti toplar. Gözlerinde meydan okuyan bir bakışla Rey’e doğru adım atar.
Rey, Lena'nın bu meydan okuyan bakışlarını izlerken, içinden Lena’yı kontrol altına almanın, onu tamamen boyunduruk altına almanın zevkini düşünür. Lena, adımlarını ağır ve temkinli bir şekilde atarken, Rey onun bu teslimiyeti ve aynı zamanda sakladığı direnişi fark eder.
Lena, Rey'in önüne geldiğinde diz çöker. Yavaşça eğilir ve Rey'in bakışlarını üzerinde hisseder. Utanma ve kızgınlık duygularıyla dolu olmasına rağmen, bu durumu kabullenmek zorundadır.
Rey, Lena’nın bu teslimiyeti karşısında memnun bir şekilde başını sallar. Onun diz çöküşü, Rey'in Lena üzerindeki gücünün bir sembolü haline gelir. Bu an, Rey için bir zafer anıdır ve Lena’nın direncinin yavaş yavaş kırılacağını bilmektedir.
,,İşte böyle... Zamanla bu duruma alışacaksın, Lena. Ve şunu unutma... Bu altı ay boyunca sana hem cenneti hem de cehennemi yaşatabilirim. Ama sonunda... Sen benim olacaksın."
Lena, Rey’in bu sözleri karşısında ürperir, ama gözlerinde hala bir direniş kıvılcımı vardır. Ona asla tamamen teslim olmayacağını, bu oyunun sonunda kendisinin galip geleceğini düşünerek kendini teselli etmeye çalışır.
Rey, Lena’nın bu inatçı bakışlarını izlerken hafifçe gülümser. Onun ruhunu kırmak ve tamamen kendine bağlamak için önünde uzun bir yol olduğunu bilmektedir. Ama bu yolda her adımını planlamış, her detayı düşünmüştür. Lena’nın kendisine tamamen teslim olacağı anı sabırsızlıkla beklerken, şimdilik bu oyunun tadını çıkarır.
Bay Rey, Lena’nın başını okşayarak ona yaklaşır.Lena, başını kaldırarak Rey’e dik dik bakar, gözlerinde kararlı bir ifade vard
,,Asla senin olmayacağım."
Bu sözler, Rey’in içinde bir patlama etkisi yaratır. Rey’in yüzü aniden kızarır, öfkesi belirgin bir şekilde yüzüne yansır. Lena’nın bu meydan okuyan sözleri, Rey’in sabrını taşırmış gibidir.
Rey, Lena’nın saçını sert bir şekilde tutar ve başını kendine doğru çeker. Lena, ani bir acıyla başını yukarı kaldırır, Rey’in öfkesini doğrudan yüzünde hisseder. Bu hareket, Rey’in Lena üzerindeki kontrolünü ve gücünü açıkça sergiler.
,,Senin bu meydan okumaların, senin direncin, beni durduramayacak. Seni tamamen benim olman için hazırlayacağım."
Lena, Rey’in bu sert tutuşu karşısında gözlerinde acı ve korku karışımı bir ifade belirir. Saçını tutan elleri acı verirken, Rey’in sert bakışlarını kendisine yönelttiğini görür. Ancak Lena’nın içinde bir öfke kıvılcımı yanmaya devam eder. Rey’in elini, acı içinde bir an bile olsa, kendisine zarar vermesini durdurmak için hareket eder.
,,Beni kırmaya çalışmak seni ne kadar tatmin edebilir ki? Seni ben asla kabul etmeyeceğim."
Rey, Lena’nın bu cesur sözleri karşısında öfkesini daha da kontrol edemez. Ancak, bu öfke, onun Lena’yı tamamen kontrol altına alacağına olan kararlılığını artırır. Lena’nın bu dirençli tavrı, Rey için bir tür teşvik haline gelir.
,,Senin bu direncin ne kadar güçlü olursa olsun, sonunda bana teslim olacaksın. Bu gece sana ne olduğunu göstereceğim."
Rey, Lena’nın saçını daha sıkı tutar, ama yavaşça kasıklarına doğru yaklaştırır ,saçını brakır ve ona
,,Kolanımı çöz ve ağızla.."