Henüz gün yeni yeni ışıldarken Vuslat hazırlanmıştı bile. Ceketini giyerek yastığa saçları dağılmış kadına baktığında gülümsemesi yüzünde yerini alarak onun harekete geçmesini sağladı. Dün akşam şirkete bir kaç imza atacağını ve sabah erken gideceği için onu uyandırmayacağını açıklamıştı zaten ama ne olur ne olmaz diyerek bakıyordu şuan canından çok sevdiği kadına. Olduğu yere çöküp kadının yanağını elinin dışıyla okşamış ardından parmaklarını saçlarının üzerinde naifçe dolaştırmıştı. Vuslat Kasırga şu şehirdeki ayaklarının bağlantısı kesildiği andan itibaren bir savaşa girmiş olarak sayılacaktı. Bu savaş belki bir kaç saat belki de günler sürecekti ama sonuç hiç bir şekilde belli değildi. Şuan saçlarının arasında parmaklarını dolaştırdığı kadın onu belki de bir daha göremezdi. Vuslat bu

