Akşam olmuştu, hazırlanıp bindim BMW'ye. Yağmur'un attığı konuma doğru sürdüm arabamı. Eve vardım, beni kapıda hizmetçiler karşıladı. Büyük bir salona götürdüler. Sonra bir kadın, çok şaşkın bir şekilde bana baktı; şok içindeydi, gözleri dolmuştu. "Gerçekten de çok benziyorsunuz," dedi ve elini uzattı. "Ben Ahmet'in annesiyim, Ela.
" Ben de elimi uzattım.
"Ben de Sarp," dedim.
"Çok benziyorsunuz," dedi.
"Anlamadım."
Ela hanım, "Levent'e çok benziyorsunuz, Ahmet'in dediği kadar var," dedi. Ben
"Başınız sağ olsun," diyebildim. Ahmet beni gördü ve hızlı bir şekilde boynuma atladı. O kadar çok benimsemiş ki beni, babasını yerine koyduğu için bu kadar samimi davrandığını düşündüm. Kucağımdan inip arkadaşlarının yanına doğru yürüdü. Gözüm Yağmur'u arıyordu. Arkadaşlarıyla oturmuş, beni görünce yavaş yavaş yanıma yaklaştı. Yağmur, "Hoş geldin Sarp Komutanım," dedi. Ben,
"Sadece Sarp diyebilirsin, hoş bulduk," dedim. Yağmur,
"Benim geç kalacağımı düşündün ama sen baya geciktin, keşke ben seni evden alsaydım," dedi. Bu tatlı hali çok hoşuma gitti.
"Burayı bulmam hiç kolay olmadı," dedim. O sırada arkamdan bir kadın koluma dokundu. "Ayy, Ahmet'in sizi seveceği kadar varmışsınız," dedi. Kendini tanıttı; Ahmet'in teyzesiymiş. Havalı, kendini beğenmiş, boya kovasına düşmüş kadar yüzünde makyaj vardı. O sırada Yağmur'a dönüp,
"Yağmur hanımcım, noldu, devam ediyor musun hala çocuk bakıcılığına?" dedi.
Yağmur sinirlenmiş ama kendini dizginlemiş bir tondan, "Sanırım çocuğunuzun 3 yaşından beri bizim okulun anasınıfında olduğunu unuttunuz. Keşke kendiniz eğitseydiniz ama sizin yetişmeniz gereken müvekkilleriniz var, değil mi? Unuttum, bırakın herkes kendi işini yapsın. Siz kara para aklayanları savunun, biz de sizin çocuklarınıza bunların ne kadar kötü ve ahlak dışı olduğunu anlatalım. İyi ki sizin çocuğunuza öğretmenlerimiz eğitim veriyor, yoksa sonrasını düşünemiyorum," dedi.
Ağzım açık bir şekilde Yağmur'u dinliyorum ama Ela Hanım bu lafların altında kalmış, ne diyeceğini bilememişti; kendi istedi. Ela Hanım,
"Yağmur hanım, yarın müdürünüzle görüşeceğim, Sizin hakkınızda," dedi.
Yağmur "Okulumuz devlet okulu, unuttunuz sanırım. Yine de beklerim, gelince haber edin, karşılayalım sizi," dedi.
Ela Hanım selam verip uzaklaştı. Yanımda Yağmur'la göz göze geldim. Canı sıkılmıştı.
"İstersen gidebiliriz," dedim.
Yağmur,
"Mumlar üflensin, yalnız bırakmayalım. Hediyemizi verip çıkarız. Seni çok seviyor, hem bu anı