Ölecektim. Hayır karnıma açılan yaradan dolayı değil, kan kaybımdan dolayı da değil... Dokuz ay sonra giydiğim üniforman ile yürüdüğüm yollarda bana dönen askerlerin şaşkınlıklarını umursamaya çalışıyordum. Ama ölecektim. Albay yaklaşık yarım saat önce aramış ve tugaya gelmemi emretmişti. Emre itaat etmek zorundaydım. Mecburdum. Bu yüzden yürürken canımı acıtan karnımı umursamadan timime ait odanın önünde durdum. Bakışlarım yukarı çıkan merdivenlerin başında durup bana güven veren bakışlarla bakan kardeşimle buluşunca gergin bir tebessüm yerleşti dudaklarıma. Sabah hastanede uyandığımda başımdaydı, dakikalar sarılmış hasret gidermiştik. Uzun uzun konuşacak fırsatımız olmamıştı, ikimizde hazır değildik buna ama birbirimizi deli gibi özlediğimiz gerçeğini değiştirememiştik. Albay aradıkt

