"Anka hadi, dedim!" diyen Ece'nin sesine kulaklarımı tıkamıştım. Bazen benim asker olduğumu unuttuğunun farkındaydım. Bıkmadan, usanmadan başımda durmuş aynı şeyleri tekrar edip duruyordu. En son yirmi dakika önce cevap vermiş ve kitabımı okumaya devam etmiştim. Bugün cumartesiydi, tatildi, görev yoktu. Mükemmel bir sabaha uyanmış, güzelce kahvaltımı yapmış, Niran ve Ece'nin ısrarıyla bir süre dedikodu dinlemiş ardından odama geçmiştim. Sakin bir şekilde günümü yarılamayı düşünüyor, aynı sakinlikle bitmesini istiyordum. Ece ise ben odama geçmeden önce Niran'la alışverişe gitme planı yapıyordu. Bugün asla dışarı çıkmayacağımı ve tüm günümü uzun zamandır heyecanla beklediğim kitabımı okumaya başlayacağımı belirtmiştim. Niran bu kararıma saygı duymuştu, fakat benim ısrarcı kardeşim çığrımdan

