BİRŞEYLERİN DEĞİŞMESİ

2294 Kelimeler
 O gün her zaman ki gibi başlamış hafta sonu olduğu için okula gitme durumu yoktu öğlene kadar uyumustum. Uyandığımda ise sadece Dirok un günaydın mesajı vardı. Her zaman ki gibi birbirimize gönderi atıp sohbet ediyorduk birbirimizden sıkılmıyorduk. Öğleden sonra annem eve geldi yanında dergiler ve birkaç kitap vardı. Anneme “ noldu okula mi başlıyorsun” diye hafiften dalga geçtim. O ise “ yok ilgimi çektiler bende almak istedim “ dedi “Versene Bende bakayım merak ettim hangileri olduğunu “ “ Yok ya şuan ben bakacam sonra gösteririm zaten “ “ peki öyle diyorsan sorun yok “ Annem odasında doğru yöneldi neden göstermediğini anlamadığım gibi ne olduklarını da merak ediyordum. Ama nede olsa illede göreceğim için sorun etmiyor endişelenmiyordum. Salona geçip televizyon izlemeye başladım. Bir süre izledikten sonra hava hafiften kararmaya yakın sıkılıp dışarıda yürümek için odama geçtim altıma eşofman giyip kulaklığımı taktım. Yürümek için hazırdım mahallesi turlayıp geleceğim için çok şey almama gerek olmadığını düşünüyordum. Dışarı çıkıp sahil tarafına doğru yürümeye başladım sahile doğru yürürken Dirok larin evinin ordan geçtim onu görme ihtimaline karşın ama göremedim ve yoluma devam ettim biraz ilerisinde Melek teyze nin evi vardı ev tamamen boşaltılmış bahçesindeki neredeyse her şey kurumuştu. O anı görünce üzülmüştüm onu özlediğimi onun bize sanki torunuymuş gibi davranması çok hoşuma gidiyordu. Herkesten fazla samimi ve içten olan Melek teyze çok iyi bir insan olduğunu hiç kimseye zararı olmadığına emindim. O cinayet olayından çok uzun süre geçmemesine rağmen hala etkisini fazlasıyla taşıyordu evi kimse oraya girmiyor herkes ordan geçince sanki perili ev gibi davranıyordu. Ben ise normal her seferinde buradan geçtiğimde onu hatırlar ve anılarımız canlanırdı gözümde. En sevdiğim anılarımdan biri ise bizim tayfa yani Umut Aslan Serhat Ahmet ve ben Melek teyze nin bahçesinde onunla beraber sohbet ederken konu eskilere gelmişti Melek teyze de nostaljiyi çok sevdiğini keşke sizin gibi gençler o zamanı da yaşadı diyordu hep. Bir süre sonra yoldan geçen Özlem ve Dirok u gördükten sonra bahçeye davet etti Melek teyze onları da onlar da geldiğinde ben hafiften heyecanlanmış ama hiç belli etmeyen bir tavırla devam ettim konuşmaya ve dinlemeye. Bir süre sonra konu bu sefer hayata gelmişti herkes mutlu bir hayat bekliyor neredeyse hiç olumsuz konuşmuyordu Umut konuşmasına devam ederken kurduğu cümleden hemen sonra ben le Dirok un aynı anda “Hayat asla bu kadar güzel olamayacak “ cümlesini bire bir aynı anda söylemiştik konu o an devam etse de bunu fark eden herkes birşey dememiş konuşmaya devam etmişlerdi biz ikimiz ise birbirimize bakıp tebessüm etmiştik sadece sonrasında ben içeriye su getirmeye gitmiştim. İçeride su ve bardakları hazırlarken Dirok ta gelmiş bana yardım ediyordu o an bana dediği “ bu kadar ortak düşüncemizin olması çok hoşuma gidiyor “ dedikten sonra bende “ Benim için de öyle “ deyip tebessüm etmiştim. Sonrasında mutfakta sohbete dalmış bir şekilde bizi bulan Melek teyze “gençler siz eskiler gibisiniz nostalji kadar güzel ve çekingensiniz”. Biz ikimiz ne diyeceğimizi bilmediğimiz den sadece onu dinlemeye devam ediyorduk Devamında ise “ şimdi değil sonra anlayacaksınız dediklerimi merak etmeyin hadi şu götürün arkadaşlarınıza” demişti. O an anlamadığım şey şuan tamamen yaşadığımız şeydi birbirimize bu kadar değer verip hiçbir zaman birlikte olmadık ama şuan birlikte olduktan sonra asla unutmayacağımızın farkındaydık. Melek teyze nin evinden yavaşça uzaklaştım sonradan ise o gün Melek teyze yi gördüğüm zaman aklıma geldi . O gün herşey gerçekti Melek teyze bile ama nasıl bir şeydi ki sadece ben gördüm yada ona mı benzettim ama benle konuştuğunu biliyorum kendim bile ihtimalleri düşünemiyorum nasıl bir an olduğunu nasıl bir şey içinde olduğunu herhalde anlık yorgunluk gibi bir şeydi saçma olan o günden önce hicbirsey yapmamış sadece evde yatmıştım yorgun olmam da saçma geliyordu neyse deyip geçtim daha fazla düşünmek istemediğim için. Sahile doğru yaklaşırken deniz kokusu üzerime gelmeye ve kendini hissettirmeye başladı daha oraya varmadan denizi net bir şekilde görüyor insanın dalası geliyordu. Devam ettiğimde sahile gelmiştim ben ve deniz arasında sadece bir kumsal vardı insanlar sohbet ediyor bira içip muhabbet ediyorlardı. İlerledikten sonra arkadan birisinin beni çağırdığını duydum arkama döndüğümde ise çağıran kişinin Özlem olduğunu gördüm yanında ise tanımadığım biri vardı durup yanlarına yaklaştığımda Özlem “ nasılsın, napıyorsun burada tek “ dedi “ Hiç sıkıldım evde yürüyüşe çıktım bende , sen napiyorsun baya süredir sesin soluğun çıkmıyor okula da gelmiyorsun.” “ Ailevi şeyler olmuştu ondan dolayı gelemedim okula şimdi döndüm , ha bu arada tanıştırmayı unuttum bu Selin kuzenim o da bizim okula gelecek ilk tanışan sen oldun “ Özlem in yanında sesiz sakin duran kız konuşmaya başladı “ Merhaba ben selin tanıştığımıza memnun oldum “ “ Bende Sinan bende memnun oldum hoş geldin okula ve kasabaya “dedim “ Tamam Sinan biz okula illede konuşuruz şimdi dönmemiz gerekiyor kendine iyi bak iyi yürüyüşler” “ sağ ol sizde iyi akşamlar gene tanıştığımıza memnun oldum “ dedim sonda yanındaki kıza bakarak. “ Bende “ dedi Selin Biraz sonra yürümeye başladım gene Özlem in benle bu kadar samimi olması benim değişiğime gitmişti hiç böyle görmemiştim ve ailevi ne sorunu olmuş olabilirdi ki ihtimaller Melek teyze öldüğünde gitmişti acaba onunla ilgili birşey yüzünde miydi diye düşünüyordum ama öyle olsaydı neden dönmüştü ki olay hala tam belli olmamıştı hatta yarın Dirok un annesi gene savcının karşısına çıkacaktı serbest kalma ihtimali yüksek diyordu avukatı. Sonradan aklıma gelen şey o gece Dirok u gördüğümde yanında Özlem de vardı yani olayları onun da bildiğiydi yani ölüsünü görüp kötü hissetmiş olabilirdi şuan ise iyi oldu ve geri döndü diye düşünüyordum. Neredeyse sahilin sonuna dek gelmiştim eve geçip ne yapacağımı bilmiyor, sıkılıyordum hep Dirok a haber vermekte istemiyor çünkü yarın annesinin görüşmesi için sabah saatlerinde uyanacağını biliyordum. Sıkıla sıkıla eve doğru yola koyuldum aynı zamanda müzik çalıyordu kulaklığımdan gene dönüş yolumda Melek teyze nin evinin önünden geçiyordum tam ordan geçerken gözümün önünde bir anda kan ve yerde ölü olan biri oldu ve başım dönmeye başladı ne olduğunu anlamadan biraz oturdum bir ağacın altında etrafta kimse olmadığını gördükten sonra biraz dinlenip gene yola koyuldum ne olduğunu anlamadığım gibi bu sıralar neden bu kadar fazla hayal gördüğümü anlayamıyordum. Anneme yada Dirok a söyleyip onları endişelendirmek istemiyordum. Eve doğru yola gene koyulduğumda Dirok larin evinin önünden geçerken tüm ışıklarının kapalı olduğunu gördüm ve uyuduğunu düşünüp yoluma devam ettim eve vardığımda annem de uyumuştu bende yavaş ve sesiz bir biçimde odama doğru geçtim . Ve bilgisayarın karşsına geçip oyun oynadım geç saatlere dek sonrasında yatağıma geçtim ve uyuya kalmışım zaten. Sabah uyandığımda her yerim tağımaordu dün çok fazla yürümüş üstüne de bilgisayar karşısında çok kalmıştım ve çoğu yerim tutulmuştu yataktan kalktığım gibi sehpada duran sürahiden kendime su koydum ve susuzluğumu fazlasıyla dinlendirin. Sonrasında elimi telefona attım ve telefonda Dirok un bana önce günaydın yazdığını sonrasında ise beni 2 3 kez aradığını gördüm. Telefondan rehberime girip Dirok ismini buldum ve aradım bir süre sonra açtı. Açtığında “noldu canım beni aramissin uyuyordum” dedim O ise “ evet mahkeme annemin serbest kalmasına karar verdi “ bunu söylerken çok mutlu değildi diğer sefer ki gibi nedenini merak etmiş ama neden diye söyleyememiştim.  Sonrasında ise ona “ buluşalım mı istersen “ dedim canı sıkılmış gibi hissettiğim icin. O da “ tamam 2 saat sonra beni evden alırsın” dedi ve sonrasında ise telefonu kapattık. Telefonu kapattıktan sonra ben yataktan kalkmış mutfağa doğru ilerlemiştim annemin tatil günü olmasına rağmen kendisi evde değildi ama kahvaltılık şeyleri hazırlamış yanında da bir tost yapmıştı. İçimden ne kadar şanslı olduğumu düşünüp kendi kendime mutlu oluyordum. Kahvaltıyı yemeğe başlamadan önce kendime tostu gene ısıtmıştım. Diğer kahvaltılık şeyleri de ayarlanmıştım kendime göre . Yemeği yedikten sonra odama geçip ne giyeceğimi ayarladım ve banyo ya girdim . Banyodan çıktıktan sonra hazırlanıp saate baktım daha erken olduğunu fark edip annemin aldığı kitaplar aklıma geldi ve odasına girip aldığı kitaplar bakmak istedim. Odasında girdiğimde kapı açık olduğu için kitaplığında doğru yürüdüm bu kitaplıktaki nerdeyse hepsini okuduğum için hangisinin yeni olduğunu anlayabiliyordum . En üst rafta yazarı Jhon Katzenbach diye birinin yazdığı “ Şizofren” kitabıydı. İçini açtıktan sonra çok ilgimi çekmediğini hastalık hakkında bir şeyler yazdığını okudum diğer kitapları ararken bu sefer en alttaki rafta ise Silvano Arieti diye birinin “Bir Şizofreni Anlamak “ adlı kitap olduğunu farkettim. Bunun içinde de diğerinden çok farklı olmayan Şizofren bir hastayı anlatıyordu ve onun ne yaşadığını annemin neden bu kitapları aldığını anlamamış dergileri de masasında gördüğümde onlar da insanların davranışlarını anlatan dergiler olduğunu görmüştüm annemin gene neden bunları aldığını düşündükten sonra anlamamış acaba birisinin bu hastalık belirtisini mi taşıdığını düşünmüştüm. Bunları düşünürken bir anda telefonumdan arama sesinin yükseldiğini duydum ve odama doğru yürüyüp elime aldım . Beni arayan kişi Dirok tu ne Zaman burda olacağımı sordu ben ise 15 dk ya orda olurum deyip telefonu kapattım. Ve bu kitap ve dergileri yerine bırakıp dışarı çıkmak için ayakkabımı giydim. Bahçe kapısından ilerledikten sonra hala annemin bu kitapları neden aldığını merak ediyordum belki buna merak salmış ve almış olma ihtimali de vardı ama bu kadar konusu aynı olan şeyi neden almıştı ki onu anlamamıştım. Dirok un yanına gitmek için anahtarlıktan anahtarımı alıp dışarı çıktım. Dirok lara doğru yola koyulduktan sonra ona dediğim süreden daha kısa sürede orda olmuştum Dirok ise bahçelerinde olan masada oturuyor beni bekliyordu benim geldiğimi görünce ayağa kalkıp bahçeden çıktı ve yanıma geldi Ona “ nereye gidiyoruz “ dedikten sonra mutsuz ve yorgun bir hal ile “ Bilmem sadece buradan gitsek yeter bana “ dedi Ben ise “tamam o zaman gene bizim uçurum tarafına gidelim “ “ yok orası çok uzak yorgunum, sahile insek nasıl olur “ dedi “ Tabi olur “ dedikten sonra yürümeye başladık sahile doğru. Biraz ilerledikten sonra gene Melek teyze nin evinin önünden geçtik ve orda Dirok un yüzünün daha da düştüğünü neredeyse ağlayacak gibi olduğunu gördüm. Ona bakıp “ noluyor niye bu kadar üzgünsün “ dedim O bana her an ağlayacak gözlerle “ Annem çok şey anlattı hala kafam almadı hepsini ama Melek teyze yi öldüren kişinin bizim kasabadan olduğunu söyledi. Düşünsene Sinan bir katil var bizim kasabamızda ve tanıdığımız birisi bile olabilir ama hala rahat rahat geziyor içimizde birşey olmamış gibi ve Melek teyze yi neden öldürdüğünü bile bilmiyoruz. Çok korkunç değil mi ?” Ben şaşırmış bir ifadeyle” Annen biliyorsa neden katili polise söylemiyor “ “ Anlaşma gibi birşey yapılmış çünkü eğer annem şikayet ederse katil yüksek ihtimalle ona babama yada bana birşey yapabilir herhalde yani annem bunu söylemedi ama mantıken öyle olur diye düşünüyorum” “ Evet doğru ama parayı aldı artık istediğini yapabilir herhalde “ dedim “ Bilmiyorum Sinan yani keşke bilsem de kurtulsak bu durumdan Melek teyze yi ya en sevdiğimiz komsumuzu öldürdü kimseye zararı olmayan bir kadını “ Dirok un kötü olduğunu anlamıştım bu konuşmalardan sonra ona destek olmak için bir kaç teselli cümlesi söylemiştim o da haklı olduğumu söylemiş konunun kapandığını dile getirmişti tabi birisi gidip gene irdelemezse. Dirok la sahilde doğru gelmiş denizi görür vaziyette yürüyorduk kumsalın hemen yanındaki yolda. Dışarıda insanlar denize giriyor bazıları güneşleniyorlardı. Biz ikimizde yavaş yavaş konuşa konuşa ilerliyorduk. Sonrasında o kadar yüklü miktarda ki parayı düşünmeye başlamıştım ve Dirok a sordum “ O kadar parayı ne yapacaksınız peki “ “ Bilmiyorum bir süre daha benim kartımda kalacak sonra ise bizimkiler herhalde bir kısmını yatırım yapacak bir kısmını ise ev için harcayacak bir kısmını da benim için ayıracaklar ama emin değilim hiçbirinden” “ Anladım güzel oldu bari sizin aile için nede olsa durumunuz daha iyi oldu rahat rahat gezip eğlenebileceksin ailenle yada arkadaşlarınla” “ Haklısın da katilin bu kasaba da olması beni tedirgin ediyor hemde fazlasıyla ve benim arkadaşım neredeyse hiç yok ki sadece sen ve birkaç kişi var onlarla yiyeceğime senle yerim daha iyi “ “.Özlem geri döndü onunla takılmayacak mısın?” “Özlem geri mi döndü nerden haberin oldu senin “ “ Dün yürürken burada beni gördü ayak üstü sohbet ettik ailevi şeyler yüzünden gitmiş şimdi de geri gelmiş yaşıtımız bir kız kuzeniyle adı da Sinem “ “ Bilmiyordum geldiğini haber vermedi bana ve neden kuzeni hakkında bu kadar ayrıntı verdiğini anlamadım “ biraz ciddi bir ses tonuyla söyledi son cümlesini “ Yanı kızın bana orda söylediği şeyleri tekrarladım yarın okulda görürüz zaten merak etme sende tanışırsin yüksek ihtimalle “ “ Haklısın da neden bana haber vermedi ki” “ Bilmiyorum da belki sürpriz gibi birşey yapacaktır bizim sevgili olduğumuzu felan bilmiyor hatta “ “ Haklısın sürpriz gibi birşey yapıyor olabilir aman bakalım yarın ne olacak bakalım şu senin hayran kaldığın Sinem i de merak etmiyor değilim” “ Ya normal bir insan ve hayran kalmadım ya tek hayran olduğum kişi sensin “ “ Sus sus çevirme biliyorum seni ben “ “ Tamam boşver yarın okulda görürüz herşeyi” “ Öyle olsun bakalım” Bu konu kapandıktan sonra yürümeye devam ediyorduk ileride dondurmacı gördükten sonra Dirok bana ısmarlamak istediğini söyledi fazlasıyla ısrardan sonra kabul ettim ve birer tane dondurma aldık onları yiye yiye yürümeye devam ettik . Sahili baştan sona yürüdükten sonra eve doğru dönüş yoluna girdik Bu sırada Dirok la sohbet ediyor hiç susmuyorduk ya o konuşuyordu yada ben bir süre sonra ileriden yolun sağ tarafında yürürken biz sol tarafında ise Özlem ve kuzenini gördük Dirok elini havaya kaldırıp selem vermek için çabalayacakken Özlem hiç bir tepki vermeyip dümdüz yürüdü Dirok şok olmuş bende en az onun kadar şaşırmıştım. Sonra birbirimize bakıp bu konu hakkında konuşmaya başlamıştık görmediğini söylediğimde Dirok çok sinirlenmiş neyse ne istediğini yapabilir diye söyleniyordu kendisine bende çok karışmayıp boşver ben her zaman yanındayım tarzında bir şeyler deyip yumuşatmaya çabalıyordum onu . Onu eve bıraktıktan sonra eve geçtim Eve girdikten sonra Annem ve içeride biri daha olduğunu farkettim kafamı uzattığımda bir kadının orda olduğun gördüm Annem bana “ hoş geldin Sinan “ dedikten sonra kadına dönüp buda benim oğlum dedi Bende “ merhaba anne hoş buldum , merhaba abla siz de hoş geldiniz” dedim Annem orda” Tanışmak istemez misin arkadaşımla kendisi çok iyi bir psikolog hemde “ dedi “ Aa ne güzel” deyip devamında ise “ üstümü değiştirmek için odama geçiyorum ben ,” dedim ve odama doğru yöneldim.
Yeni kullanıcılar için ücretsiz okuma
Uygulamayı indirmek için tara
Facebookexpand_more
  • author-avatar
    Yazar
  • chap_listİçindekiler
  • likeEKLE