Şilan sofrada otururken, annemin gözlerinin onu nasıl incelediğini gördüm. Elena Hanım kolay beğenmez. Hele oğlunun yakınında bir kadına karşı sıcaklık gösterecekse, o kadın gerçekten etkilenmiştir annemden. Ama bu sefer… Bu sefer Şilan’a bayıldı. Gözlerinden belliydi. “Oğlum, al bu kızı. Bu bakışlar, bu duruş… Bir tek o eksik. Gerisi tamam.” Demedi ama dedi. Kadınca sezgiyle, annem dokundu o cümleyi bana. Ama ben sustum. Şilan gözlerini yere indirdiğinde onun aklından geçenleri okuyabiliyordum. “Ben sadece bir asistanım” diye geçiriyordu içinden, biliyordum. Çünkü onu anlamayı çok uzun zaman önce öğrenmiştim. Ne zaman susuyorsa, en çok konuşmak istiyordu. Ne zaman gözlerini kaçırıyorsa, en çok görülmek istiyordu. Ve ben yine hiçbir şey yapmadım. Çünkü korkuyorum. Evet. Koskoca Atla

