Yaz mevsimi ona da bana gibi bu dağ gibi hep geç kalıyordu. Geç kalınca şifa da olsa yetmiyordu işte. Hesap sormak ne haddime ama işte gücümü hep ona gelince hatırlamak yetecek diye korkusuzca... Geçtim karşısına yerimden fırlayarak: "Öldürdün mü onu?" dedim. "Ne yaptın ona söylesene Onur?" Göğsüne ne kadarsa o kadar vurdum yumruğumla. Şuncacığın ne canı var derler ya kımıldamadı bile. Donuk bakışları ile durdu, sustu, oynamadı tek bir kaşı gözü... "Silah kullanmayı nereden biliyorsun sen?" "Askerden." dedi. "Komandoydum." Şu halde bile alaycı hali... "Ve bütün silahlar ateş ederken ses çıkarır." Ses duymuş muydum? Hâlâ kulağımda küreğin toprağa vuruşu çınlıyordu. "Sadece kendi mezarını kazdırdım. Ölmedi. Yaşıyor. Ama o öleceğini sanıyor. Sen de onu öldüreceğimi sanıyorsun. Denerim. Daha

