47. Bölüm

1210 Kelimeler

Islak saçlarımı önüme getirip tararken dışarıda telaşlı bir yağmur başlamıştı. Aralık kapının ardında toprağa düşüşünün sesi vardı. Tam üstüme göre olmayan kıyafetlerle, bir kot bir bluz, yağmuru izlemek üzere kapının önüne çıktım. Kestiğimiz odunları toplamadığımız için ıslanıyordu. Tüh dedim, bunu akıl edemedik. Ahırdan tarafa sırf merakımdan korkusuz diyemesem de bir nebze de olsa kendimden emin dönünce ilk düşündüğüm şey içeri yağmur suyunun girdiğiydi. İsmail Abim ıslanıyordu. Sonrasında kuruması imkansızdı bu yayla havasında akşamın ayazında da zatürre olur elimizde ölür kalırdı. Ölmesi değil de elimizde ölmesi miydi tam mesele inanın bugün bile hislerimi anlatmam imkansız. Anı anlatmak hikayeleştirmek kolay olanı fakat duygular onların tuhaf bir dili var ve dilini öğrenmek anlamak a

Yeni kullanıcılar için ücretsiz okuma
Uygulamayı indirmek için tara
Facebookexpand_more
  • author-avatar
    Yazar
  • chap_listİçindekiler
  • likeEKLE