Bu salatalık kabuğundan ayırmak nasıl da zordu. Kalın kalın doğradığı domateslere baktı. Yumurtalar da kırılmak için bekliyordu. Rüzgar’a kahvaltı hazırlamak istemişti ama inşallah zehirlenmezlerdi. Şuan Rüzgar zehirlenmek gibi bir seçeneği olsa kullanırdı ama neyse. Neyse ki diğer yiyecekleri hazırlamak sadece tabağa koymayı gerektiriyordu. Çayı da demlemişti ve filtre kahve hazırlamıştı. Rüzgar salonda Güneş’i kırdığı yumurtaların kabuklarını ayıklarken görünce gülümsemeden edemedi. “Günaydın.” Dedi. Güneş ona dönünce siyah tişört ve siyah dağınık saçlarına bakıp derin bir nefes aldı. “Bu yumurtalar olmadı.” DİYE SIZLANDI. Rüzgar’ın başı zonkladıkça ağrıyordu ve Güneş bütün ağrılarını yine yok saydırmayı başarmıştı varlığı ile. Yataktan kalktığında berbat hissediyordu ama onu

