İçini titreten sonsuz soğuğa bir küçük nefes galip gelmişti. … Beyaz atletinin üstündeki mavi hırkanın bir kolu düşmüş kadını epey rahatsız ediyordu. Elinde ki kahvede olan bakışlarını bir anlığına koluna doğru çevirse de kolunu kıpırdatacak hali yoktu. Dışarıda ki soğuk havaya rağmen odanın camı sonuna kadar açıktı. Tenine değen soğuk, tüylerini dikleştirmiş üşüdüğünü belli ediyordu. Doğru bir karar mıydı? Melih olmadan ne kadar dayanabilecekti bilmiyordu. Derin bir iç çekip alıştığı o kokuyu aramıştı. Bir insan bir kokuya hapsolabilir miydi? İstemsizce gözlerinden dökülen yaşlar soğuk tenine sıcak bir dokunuş gibiydi. Üstü başı gibi evde oldukça dağınıktı. Gazete parçaları, bisküvi paketleri yerlere saçılmış, çıkarttığı kıyafetlerin hepsi koltuğun üstünde duruyordu. Elinde ki kahve fin

