Ankara’nın soğuk, gri betonundan çıkıp Şırnak’ın yemyeşil, engebeli arazilerine doğru ilerlerken, Baran’ın içindeki fırtına da yatışmaya başlamıştı. Bakan’ın sözleri, yaralı omzundaki ağrıya rağmen içini ısıtan bir sıcaklık yaymıştı. Ama bu sıcaklık, tetikte olma gerekliliğini asla gölgeleyemezdi. Ömer hâlâ oradaydı, bir yerlerde, bir gün geri dönmek için planlar yapıyordu. Jip, köye yaklaşırken, Baran’ın telefonu çaldı. Emir’den bir mesajdı: Köy çevresi temiz. Öğretmen, okulda. Her şey normal. Normal. Ne garip bir kelimeydi. Onun hayatında hiçbir şey asla tam anlamıyla normal olamazdı. Ama Ahu için, bu ‘normal’i korumak en büyük göreviydi. Aracı okulun yakınında, diğer askeri araçların arasına park etti. İnerken, omzundaki sargıyı üniformasının altında daha az belli olacak şekild

