Baran, Ahu’nun gözlerindeki çağrıyı duyduğunda, içinde tuttuğu bütün o gerilim bir anda kabardı. Nefesleri hızlandı, bakışları daha derinleşti. Parmakları hâlâ onun üzerinde gezinirken, hareketlerinin ritmi değişti; önce yavaş, merak uyandıran, sonra dalga dalga yükselen bir yoğunlukla… içine sertçe girip çıkıp onun teninde hakimiyet kurdu. Odada yankılanan sesler şehvet sesiydi. Ahu, başını hafifçe arkaya atıp gözlerini kapadığında, dudaklarından çıkan o titrek nefes Baran’ı daha da cesaretlendirdi. Artık her temas, kelimelere sığmayan bir davet gibiydi. Baran, onu kendine doğru çektiğinde, aralarındaki mesafe tamamen yok oldu. Varlığı, teninin sıcaklığıyla birleşip tek bir bütün olmuştu. Bir anlığına göz göze geldiler; Ahu’nun bakışlarında hem güven hem de kendini tamamen bırakma

