50. Bölüm: Kayıp Adımların Gecesi Sabah, evin içine sızan ışık her zamankinden daha soluktu sanki. Sanki güneş de gecenin yükünü üstünden atamamış gibiydi. Nilüfer mutfakta, elinde bardak, lavaboya bakıyordu. Su ince bir şerit halinde akıyor, tabağın kenarından sessizce taşıyordu. Ama o fark etmiyordu. Kafasında hâlâ Barış’ın sesi vardı: “Beni… kimseye bırakma.” “Nilüfer teyze giderse… sözünü tutamayacak biri daha istemiyorum.” Bu cümleler, sabaha kadar yüzünü duvara dönmüş hâlde uyuyamadığı yatakta yankılanmıştı. Volkan, mutfağın kapısında sessizce belirdi. Üzerinde tişört, elinde kahve kupası… Ama yüzü, geceden çıkamamış bir adamın yüzüydü. “Sabah,” dedi kısık bir sesle. Nilüfer irkildi. Suyu kapattı, bardağı kenara koydu. “Sabah,” dedi. Göz göze gelmemeye dikkat ederek.

