Gözlerimi çığlık sesleriyle açtım. Sesler, kasvetli zindan duvarlarında yankılanıyordu, her biri diğerini takip ederek sanki birbirine bağlanmış gibiydi. Kaos, korku ve çaresizlik… Burada bir kargaşa vardı. Ne olduğunu anlayamadan, yataktan doğrulmaya çalıştım ama vücudumun her yeri ağrıyordu. Ağrılar o kadar yoğundu ki, hareket etmeye bile cesaret edemedim. İçimdeki acı bir şekilde büyüyor, her bir kasım bana bir başka darbe vuruyordu. Dışarı çıkıp ne olduğunu öğrenmek istedim, ama hızla ne kadar çaresiz olduğumu fark ettim. Kilitliydim. Zindanın demir parmaklıklarına gözlerimi dikip, soluğumun ağırlaştığını hissettim. Hemen zihin bağlantısını kurmak istedim ama yapamıyordum. Sürüyle olan bağım, köprülerim kopmuş gibiydi. O an, hiç kimseyle iletişim kuramıyordum. Ama bir şey vardı, içim

