Sabahın erken saatlerinde, askerlerin eğitim alanında yankılanan sert ve disiplinli komutları ile uyandım. Uyku mahmurluğunu üzerimden hızla atarak yataktan kalktım, çıplak ayaklarım soğuk zemine temas ettiğinde içimi hafif bir ürperti kapladı. Birkaç adımda balkon kapısına vardım ve ağır ahşap kapıyı aralayarak dışarı çıktım. Hafif bir rüzgâr tenimi okşarken derin bir nefes aldım. Gözlerim eğitim alanına çevrildi. Savaşçılar hem insan formunda hem de kurt formunda birbirleriyle kıyasıya mücadele ediyordu. Yüzlerinde, her an savaşa hazır olmanın ciddiyeti ve kararlılığı okunuyordu. İçimde hafif bir sıkıntı yükseldi. "Bu savaş hiç kolay olmayacak..." diye düşündüm. Bunu her geçen gün daha iyi anlıyordum. Birkaç gündür, her sabah uyandığımda Bora yanımda olmuyordu. Sürekli savaş hazırlıkla

