Bora’nın ofisinin olduğu koridora vardığımızda, onun kokusunu hemen aldım. Keskin, odunsu ve içimi ısıtan tanıdık koku… Lycan’ım ortaya çıktıktan sonra duyularım eskisinden iki, hatta üç kat daha keskinleşmişti. Kokular, sesler ve hatta havadaki en ufak titreşimler bile bana ulaşabiliyordu. Odanın içinde yalnızca Bora’nın değil, içeridekilerin de varlığını hissedebiliyordum. Ancak Bora’nın kokusu her şeyin önüne geçiyor, zihnimi ele geçiriyordu. Ofisin kapısında duraksadım. Derin bir nefes alarak içimdeki heyecanı bastırmaya çalıştım. Göğsüm sıkışıyordu. Kalbim, sanki yerinden fırlayacakmış gibi atıyordu. Elimi kaldırıp kapıyı çaldım. İçeriden gelen tok ve otoriter sesi duyduğumda, içimdeki gerginlik bir nebze hafifledi. Ama yalnızca bir nebze… Kapıyı açıp içeri adım attığım anda, Bora h

