Onun sesini duyduktan sonra, bunca zamandır bu anı beklediğimi fark ettim. Ona korkusuzca cevap verebilmeyi, beni sindirmesine izin vermemeyi ne kadar da arzuluyormuşum meğer. " Evet Nahit efendi, seni arıyordum. Duydum ki bazı soruların cevabı yalnız sendeymiş. " " Duymayalı sesin pek bir yüksek çıkmaya başlamış Dane hanım. Karın ağrın neyse de hele. Sana ayıracak fazla vaktim yok. " " Buna şaşırmadım. Seninle annemin ölümü hakkında konuşacaklarım var." " Nereden çıktı bu şimdi? Konuşmaktan men etmedim mi ben seni? Hangi cesaretle bu soruyu soruyorsun bana?" " Senin ne istediğin beni ilgilendirmiyor. Ben annemin neden ve nasıl öldüğünü öyle ya da böyle öğreneceğim. Eğer en ufak bir dahlin varsa benden kork Nahit efendi. " Aslında daha söyleyeceklerim vardı. Ama anlaşılan o ki, o bu

