Çaresizlik karşısında insanın verdiği en hızlı tepkidir ağlamak. Ben de çaresizdim şimdi. Onu deli gibi özleyen yanımla onunla karşılaşmaya henüz hazır olmayan yanımın savaşında çaresiz kalan bir evsiz gibiydim. Ne kaçıp saklanacağım bir sığınağım ne de ondan başka sığınacağım vardı. Sarsılan omuzlarımdan tutup beni kendine çeken, saçlarıma, yüzümün her yerine özlem yüklü öpücükler konduran adama bir türlü saramıyordum kollarımı. "Güzelim ne oldu, neden ağlıyorsun? Sevinmediğini düşünmüyorum ama bu halin beni endişelendiriyor. İyi olduğuna emin misin?" İçimi çeke çeke kendime gelmeye çalıştım ve biraz mesafe koydum aramıza. Eğer dudaklarımın titremesini durdurabilseydim, anlamlı sözler çıkaracaktım ağzımdan. Kendimi zorladım ve konuşmaya çabaladım. " Çok çok, çoktan da çok özledim seni

