55

616 Kelimeler
Yaşlı adamın söyledikleri herkeste bir şok etkisi yaratmıştı. Bir saniyeliğine herkes dönüp yaşlı adama bakmıştı. Yaşlı adamın evdeki halinden eser yoktu. Sanki ışıklı kaskları ve değişik bir teknolojiye sahip silahları olan askerleri görünce tekrardan hayata dönmüş gibiydi. Çakır'a bakıp: "Sürmeye devam et genç adam. Sakın durma. Buradan gidebileceğimiz en uzak yere gitmemiz gerek." Damla o sırada söze girdi. "Ne biliyorsun bu adamlar hakkında? Neden bu kadar telaşlandın? Ne biliyorsan anlat." "Anlatacağım. Her şeyi anlatacağım ama önce güvenli bir yer bulmamız gerek. Onların bizi bulamayacağı bir yere gideceğiz." Yaşlı adam cebinden eski püskü sararmış bir kağıt parçası çıkarıp Çakır'a uzattı. Çakır kağıdı aldıktan sonra: "Bu kağıt da ne?" "Üstündeki adrese bak. Gideceğimiz yer işte orası. Ana yola çık. Orada çok fazla araç olduğu için izimizi kaybettirmemiz kolay olur." "Anladım, tamamdır." Çakır aracın gaz pedalına biraz daha yüklendi ve araç daha fazla ivmelenmeye başladı. Damla ve İmral sessiz bir şekilde arabada oturuyorlardı ikisinin de ağzını bıçak açmıyordu. Yaklaşık on beş dakika boyunca da bu durum devam etti. Sadece yaşlı adam farklı davranıyordu öncesine göre. Kendi kendine bir şeyler mırıldanıyordu. İmral ne mırıldandığına duymak için biraz ona yaklaştı ama nafileydi. Söylediklerini kendisinden başkası duyamazdı.  Damla İmral'in yaptığı hareketin farkındaydı. Bu yüzden arabanın dikiz aynasından İmral'e ne mırıldanıyor anlamına gelen bir hareket yaptı. İmral ise duyamadığını belirten bir hareketle karşılık verdi. İki kız kardeşin birbirleri ile kurdukları ilk sağlıklı iletişimdi bu. Tarihe not düşülmesi gereken bir andı. Yine sessizlik oluşmuştu. Çakır, yaşlı adamın verdiği adrese doğru yola devam ediyordu. Adrese göre bir süre sonra otoyoldan ayrılıp orman yoluna girmek gerekiyordu. Çakır da kağıtta yazana uydu ve sapaktan devam edip otoyoldan ayrılıp orman yoluna girdi. İzlerini kaybettirmiş gibi duruyorlardı. Arkalarından gelen giden yoktu. Damla derin bir nefes aldı izlerini kaybettirmeyi başardıkları için. Çamurlu ve bozuk orman yolunda hızlarını düşürerek ilerlemeye devam ediyorlardı. Damla daha fazla dayanabilecek gibi durmuyordu. O yüzden arkasını döndü ve söze girdi. "Artık ne olduğunu, kaçtığımız adamların kim olduğunu, bizden ne istediklerini anlatacak mısın? Sabrım kalmadı." "Biraz daha sabretmeniz gerekiyor. Hedefimiz olan yere vardığımızda her şeyi göstereceğim size. Her şeyi öğreneceksiniz ama şimdiden bilmeniz gereken bir şey var. Onlara tek başınıza karşı koyamazsınız. Üçünüzün de birlik olması gerek. Aranızdaki bu savaşı bir kenara bırakıp el ele vermek zorundasınız. Yoksa kaybedersiniz." İmral gözleri fal taşı gibi açılmış bir şekilde: "Birlik olmak mı? Damla ile ben mi? Söylediğin şeyin farkında mısın sen? Birlik olmalısın dediğin kişi bütün bu dünyayı yok etmenin peşinde. Bana türlü türlü işkenceler yapmış biri. Nasıl olur da onunla birlik olmamı söyleyebilirsin." Yaşlı adam hızla yayıldığı koltuktan doğruldu. "İmral anlamıyor musun? Bu sen ya da Damla ile alakalı değil sadece. Bu bütün evrenin zaman çizgisiyle alakalı. Eğer onlar sizi ele geçirirse tüm var oluştan silinirsiniz. Yok olursunuz. Hiç var olmamış olursunuz. Onlar sizi ele geçirirse ettiğiniz bu kavga zaten asla var olmamış olur. Siz yok olursanız ben de, ben yok olursam benle bağlantılı başka kişiler de böylece domino etkisi giderek büyür ve sonunda tüm evren yok olur. Şimdi biraz olsun anladın mı içinde bulunduğumuz durumun hassasiyetini? Her şey yok olur. Uzay-zamandaki her şey. Bütün toz taneleri bile. O yüzden bu kavgayı bir kenara bırakıp beraber olmak zorundasınız. Hedefimize ulaştığımızda her şeyi detaylıca göstereceğim size. O yüzden daha fazla soru sormayın ve gideceğimiz yere varmamızı bekleyin." Damla yaşlı adamın söylediklerine şaşırmıştı. Şüpheci yaklaşıyordu ama içini biraz korku da kaplamıştı. Aynı şekilde İmral'i de korku sarmıştı. Babasının anlattıkları karşısında korkmamak da mümkün değildi zaten. Arabanın içi yine sessizliğe bürünmüştü. Sessizliği bozan Çakır'ın konuşması bozdu. "Yol burada bitiyor. Eğer aradığımız yer burası değilse araba buradan ileriye gitmez." Yaşlı adam cevap verdi. "Buradan sonrasına yürüyerek devam edececeğiz. Bu yüzden arabayı ağaçların arasına gizle ve yola devam edelim. Çok zamanımız yok bu yüzden hızlı olmalıyız ve harekete geçmeliyiz. Çabuk olun o yüzden."
Yeni kullanıcılar için ücretsiz okuma
Uygulamayı indirmek için tara
Facebookexpand_more
  • author-avatar
    Yazar
  • chap_listİçindekiler
  • likeEKLE