Banyodaki aynanın karşısına geçmiş saçlarını yana doğru kıvırıyor, dudaklarının arasına sıkıştırdığı tel tokalarıyla saçlarını sabitliyordu Fidan. Aynaya bir adım daha yaklaşıp yüzünü inceledi. Morluklardan eser kalmamıştı. Taze yüzünde pembemsi yanakları ışıl ışıldı. Makyaj yapmasına gerek kalmamıştı artık. Üzerinde saç telleri bulanan tarağı temizleyip, çöpe attı. Banyodan çıkıp odasındaki boy aynanısının karşısında dikildi. Gülümseyen gözleriyle aynadaki aksine baktı. Beyaz fırfırlı kayık yaka tişörtü sarı renkli bileklerinin biraz üstünde olan pileli eteğiyle uyum içindeydi. Neşe'yle birlikte mağazadan aldıkları açık kahverengi, bileklerinde rengarenk püskülleri olan sandaleti kutusundan çıkarıp giydi ayaklarına. Dönüp bir kez daha baktı kendisine. Karnına dokundu. Aniden midesi kıpırd

