Bir hafta sonra... Sabah bir takım gürültü sesleriyle uyandı iki genç kadın. Odalarından çıkıp sesin geldiği yöne doğru ilerlemeye başladılar. Salonun ortasında durup birbirlerine sorarcasına baktılar. "Cam sesini sende duydun mu?" deyip balkona doğru yürüdü Fidan. Neşe'de arkasından gitti. Büyük sarı kamyondan ev eşyalarını indiren adamlara bağırıyordu genç adamın biri. Aynalı gardıropun yerde kırılmış ayakları ve tuz buz olmuş cam parçacıklarını baktıkça daha da hiddetleniyordu genç adam. "Kırmanız için mi para veriyorum lan ben size?" diye ağzından tükürükler saçarak konuşuyordu. Neşe geri dönerken, "Bunun için mi bağırıp çağırıyor adamlara, dandik bir gardırop nasılsa, öfkelenmeye değer mi?" deyip masadaki sürahiyi alıp, Batu'nun aldığı mum çiçeğini sulamaya başladı. "Ama.." dedi

