
Aşk mı?
Etik mi?
Doğru mu?
Yanlış mı?
Bu hikâyede herkesin bir cevabı var…
Ama sadece duygular yalan söylemez.
Nora Arin, hayata tutunmaya çalışan yirmi dört yaşında bir kadın.
Kayıplarla, yoklukla ve hayallerinden vazgeçmemekle savaşırken kendini, kalbinin hiç olmaması gereken bir yerde attığını fark eder.
Soydan Yalçın ise duygulara inanmayan bir adam.
Denklemlerle yaşayan, her şeyin bir mantığı olması gerektiğine inanan bir akademisyen.
Aşk onun için yalnızca kimyasal bir hatadır…
ta ki Nora’ya kadar.
Bu bir yasak aşk hikâyesi değil sadece.
Bu, iki insanın doğruyla yanlış arasına sıkıştığı,
kalbin mantığa karşı ayaklandığı bir çarpışma.
Bazen en tehlikeli şey, birini istemek değil…
onu istememen gerektiğini bilmektir.
Ve bazen, insanın en büyük günahı, kalbini susturmaya çalışmasıdır.
