Akşam yemeğinden sonra Vincenzo hazırlanmam için beni eve bırakmıştı. Alessia her zamanki gibi hazırlanmak için güzellik uzmanlarından stilistlere kadar herkesi eve yığmıştı. Gideceğimiz davetin boyutunu ve türünü bilmiyordum. Ancak, Alessia da hazırlandığına göre tüm büyük firmalar davetli olmalıydı. “Ciao Alessia, ciao Fra. Vedo che ricominci a fare miracoli.” (Selam Alessia, selam Fra. Bakıyorum yine harikalar yaratmaya başlamışsınız.) dedim gülümseyerek. Francesco atıldı. “Si sta andando al più grande invito in Italia. Non potevo lasciare il mio lavoro al caso. Tutta la stampa parlerà dei tuoi designer.” (İtalyanın en büyük davetine gidiyorsunuz. İşimi şansa bırakamazdım. Bütün basın tasarımcılarınızı konuşacak.) dedi en havalı tavrıyla. Francesco’nun varlığı bile insanı neşelendiriy

