Pelin ona hep Çiçeğim diye seslenirdi. O söylerken de kendisini çok mutlu hissederdi ama şimdi bu evde ona gerçekten çiçek gibi imtina ile bakılıyor oluşu, bu güne kadar yaşadığı mutluluğun kat be kat fazlasını yaşatıyordu. Mesela az önce Salih dayısı bir tabağa meyve dilimleyip önüne getirmiş, yanına koyduğu suyunu sıcaklığına kadar kontrol etmişti. Evet; "dayı" ve "yenge" diye hitab etmelerini istemişti bu iki müstesna insan. Kendi evlatlarına nasıl davranıyorlarsa Pelin'e de, ona da, Burak'a da hatta ve hatta aile bakımından içlerindeki en zengin insan olan Ali'ye dahi öyle davranıyorlardı. Yemek masasında Selim ve Ali birbirlerine sataşırken ikisine de birer üzüm fırlatıp "alırım ayağımın altına, kızlarımın yanında düzgün konuşun" demişti Salih dayısı. Bu güne kadar yalnız olmadıkları

