NİLÜFER... Otel odasındaki o sarsıcı gecenin üzerinden üç koca gün geçti. O gece, ruhumun en derin yarasını Aslan’ın avuçlarına bırakmış, omuzlarımdaki yükün yarısını onun heybetli gölgesiyle paylaşmıştım. Ancak güneş doğduğunda, ikimiz de bu ağır yükün altında ezilmemek için sessiz bir anlaşma yapmıştık. Ne o ne de ben tek kelime etmiştik. Sanki hiç konuşmamış, hiç birbirimize dokunmamışız gibi... Sadece bakışlarımızda, kelimelerin tarif edemeyeceği kadar derin bir bağ, bir suç ortaklığı kalmıştı geriye. Hançer Konağı’na döndüğümüzden beri hazırlıklar durmak bilmiyordu. Anka ve Ateş bu akşam Mardin’e, kendi evlerine döneceklerdi. Onların gidişiyle içimde bir yerlerin eksileceğini biliyordum. Ama asıl imtihan Antep’in aşiret hanımlarının yeni gelini yani beni görmeye gelmeleriydi. S

