NİLÜFER... İstanbul... Beş yıl boyunca nefes aldığım, her sokağında kendimi yeniden inşa ettiğim o devasa labirent. Uçağın tekerlekleri piste değdiğinde içimde bir şeylerin çözülmeye başladığını hissettim. Antep’in ağır, tozlu ve töre kokan havasından sonra İstanbul’un nemli, tuzlu rüzgarı yüzüme bir şifa gibi çarptı. Ama yalnız değildim artık. Yanımda Aslan vardı. Taksi, Çiğdem’le birlikte yaşadığımız evin önüne durduğunda zihnimden anılar akmaya başladı. Oysaki 2 hafta bile olmamıştı kaçırılalı. "Nilüfer!" diye Ayda abla boynuma atladı. "Neredesin sen kızım?" "Telefonda konuştukya abla. Evlendim." dedim parmağımdaki yüzüğü göstererek. İnanmayan gözlerle baktı. "Tanımasam inanacağım. Ne oldu anlat?" Aslan'ın koluna girdim. "Kocam Aslan Hançer. Çiğdem'in abisi." "Abisi mi? Abo

