Yarım kalan cümlemi tamamlandı. Cihangir'in benim hayatımdaki yeri buydu. Eksik olan duygularımı tamamlamıştı. Bir anne, bir baba ve bir sevdayı tatmamı sağlamıştı. Gönlümde öyle bir yer kaplamıştı ki şuan öl dese ölürdüm, o kadar tutulmuştum ona. Parmaklarını yanağımda hissettiğimde parmaklarımla yüzünü yaklaştırdım yüzüme. Onu kendime daha çok çektim. "O her daim zehir gibi içime işleyen bakışlarında hüznü görmek istemiyorum. Bana az evvel ki gibi bak, seviyormuş gibi bak." Yanağımı parmaklarına doğru yasladım. Gözlerim bu ufak dokunuşla ağırlaştı. "Seviyorum gibi yapamam ki? Seven insan nasıl seviyormuş gibi yapar?" Avucuna yanağımı bastırdım ve göz kapaklarımı gözlerimin üzerine indirdiğimde dudaklarını gözümün altına bastırdı. Sıcak, ıslak dudaklarının müptelası oldum. "Sana ölürüm

