"Senden seni istesem?" Bu cümle kafamın içinde dakikalardır dolanıyordu. Her kelimenin ağırlığı altında ezilen ruhum can çekişiyordu. Söylemek istediğim onlarca şeye rağmen dilime kilit vurulmuş gibiydim. Nasıl oldu da biz bu kadar birbirimize çekildik anlayamıyordum bir türlü. Onu ilk gördüğümde içimde bir yerlerde filizlenen o duygu tohumları şimdi çiçek açmaya yakın durumdaydılar. Benimse iki yolum vardı. Ya o çiçeklerin açmasını sağlayacaktım ya da çürüyüp gitmelerine göz yumacağım. Kaderin beni nasıl bir yola sürükleyeceğini bilemem ancak oradan oraya savurduğu kesin. Hâlâ onun gözlerine bakarken içimde bir yerlerde engelleyemediğim duygu yoğunluğu yaşıyordum. Nihayet kendimde konuşacak gücü bulduğumda ağzımdan çıkanları durduramadım. "Seni unutmak istemedim ki." Fısıltıdan ibaret

