Kantin çığlık sesleri duyulurken adam silahını çocuktan alıp bana doğrulttu. Biz silahlarımızı birbirimize doğrulturken Yiğit'i yanımıza geldi.
Ne yapacağını anlamaya çalışırken Yiğit belinden silahını çıkararak adama doğrulttu. Ondan böyle bir hamle beklemiyorken bana hiç bakmıyordu.
Adam silahını indirip kaçarken yere yığılan diğer adamlar da zorlukla kaçan adamın arkasından gittiler.
Silahımı geri belime koyacakken Yiğit kolumu tutup silahı incelemeye başladı. Bu eskiden onun silahıydı.
"Bu silahın sende ne işi var?" diye sordu Yiğit. "O gün seni hastaneye götürürken düşürmüştün." dedim.
"Sende geri vermek yerine sakladın mı?" diye soran Yiğit ile göz devirdim. "Bizi hastanede bırakıp gitmeseydin geri verecektim." dedim.
"Tamam o zaman şimdi ver." diyen Yiğit ile "Vermeyeceğim." dedim ve kolumu ondan çektim. Silahı belime geri yerleştirdikten sonra kantinden çıktım.
Sanki bu silah ile aramda bir bağ oluşmuştu. Ve kimseye bu silahı verme gibi bir düşünce içinde değilim.
Sınıfa geri girdiğimde Gonca en yakın kankaları Didem ve Cemre ile konuşuyordu. Ona ser bir bakış attım ve sırama geçip oturdum.
Telefonumun çalması ile kimin aradığına bakmadan telefonumu açtım. "Önemli bir şey söylemeyeceksen telefonu direkt kapa." dedim.
Karşı taraftan kahkaha sesi gelince kaşlarımı çattım ve kimin aradığına anlamak için telefonun ekranına baktım.
Numara kayıtlı değildi. "Kimsiniz?" diye sordum. Eşek şakası ile bu şakayı yapan kişiyi bulup evire çevire üşenmeden döverdim.
"Hadi sesimden tanımaya çalış." diyen kişi ile tabi ki de sesin sahibini tanıdım. "Yiğit aynı sınıftayız gelip konuşsan olmaz mı?" diye sordum.
"Sadece sesini duymak için aramıştım." demesi ile telefonu kapatması ile ağzım açık kaldı. O sesimi duymak için mi aradım demişti.
Ben kendi kendime kahkaha atmaya başlarken bütün sınıf bana malmışım gibi bakmaya başladı.
Canım gülmek istedi bende gülüyorum bence bunda bir problem yok. O esnada sınıfa nöbetçi öğrenci girdi.
"Rabia Soykırım burada mı?" diye soran nöbetçi öğrenci ile "Evet, noldu?" dedim. "Müdür Bey seni odasına çağırıyormuş." dedi.
"Nedenmiş?" diye sordum. O esnada nöbetçi öğrencinin arkasından bu sabah kantinde koruduğum çocuk belirdi.
"Ciddi olamazsınız alt tarafı bir adama silah çektim. Onu da vurmadım bile." dedim.