"Kızım okula yeni geldiğin belli ne diye uslu uslu durmuyorsun?" diye sordu sarı çiyan.
"Senin de beyninin gelişmediği belli oluyor ama ben laf ediyor muyum?" diye cevap verdim.
"Kızım çıldırmamı mı istiyorsun?" diye sordu sarı çiyan ve üstüme yürümeye başladı. "He çıldırmanı istiyorum." dedim ve ondan korkmadığımı göstermek için ona doğru yürüdüm.
İkimizde burnumuzdan solurken "Rabia yeter bu kadar." dedi Gonca ve beni çekiştirdi.
"Berke sende dur." dedi başka bir kız. Bu kızı tanıyorum. Gonca'nın kankilerinden biri olan Cemre idi.
Berke sıraya otururken yanından kalkmadım ve çantamdan cüzdanımı alıp kantinin yolunu tuttum.
Daha kahvaltı edemeden neler neler yaşamıştım. Acaba bugün başka ne boklar yaşayacağım. Kim bilir?
Kantinden kahve ve çikolata aldıktan sonra boş bir yere geçip oturdum. Kahve içmek rahatlatmıştı.
Tek başıma huzurla kahvemi içerken bu yıl içindeki en basit görevimi yaptığımı düşündüm. Adam öldürmek, kaçırmak, temizlemek falan yoktu. Sadece Yiğit'i izleyip ne işler karıştıracağını bulacaktım.
Karşımdaki sandalyeye bir çocuk oturması ile kaşlarımı çatarak ona bakmaya başladım. "Ne bokuma masama oturdun?" diye sordum.
"İki dakika oturup kalkacağım." diyen çocuğa cevap verecekken kantine dört tane takım elbiseli adam girdi.
Adamlara biraz daha dikkatli bakınca bunların bu mahallede dolaşan mafyanın adamları olduğunu fark ettim. Bu heriflerden nefret ediyordum.
Takım elbiseli adamlar masama gelip çocuğun yakasından tutup kaldırınca kaşlarımı çatarak olanları izlemeye başladım.
Çocuk yakasından tutan adama kafa atınca diğerleri silahlarını çekecekken "Hop bilader ne yapıyorsun sen?" dedim.
"Sen karışma arada sen de ezilirsin." diyen adam ile kahkaha attım. "Az önce belinizden o beceriksiz patronunuzun temin ettiği silahları mı çıkaracaktınız?" diye sordum.
"Sen kim oluyorsun lan!" diye bağıran adam ile gülerek ayağa kalktım. Konuştuğum adamın dibine girip yakasını düzelttim.
Adam anlamayarak bana bakarken yakasından tutup kafa attım. Adam geriye sendelenirken yanıma oturan çocuk ile onlara daldık.
Ben iki adamı yere indirirken yanıma oturan çocuk bir adamı yere sermişti. Sona kalan adam belinden silahını çıkarıp çocuğa doğrulttu.
"Hadi ama silahı olmayan birisine silah mı doğrultacaksın?" diye sordum. "Sana mı doğrultmamı isterdin?" diye soran adam ile belimden silahımı çıkartım ona doğrulttum.
"Evet, bunu çok isterdim"