Beni vuranın kim olduğunu anlamak için çevreye bakarken elinde silah ile duran Yiğit'i görmem ile kalbim acıdı.
Neden kalbim acıdı ki benim? Volkan hızla gidip Yiğit'e dalarken Berke beni kucağına aldı. Masadaki silahımı geri aldım.
"Volkan abi o piçi döverek oyalanma hemen hastaneye gidelim." dedi Doğukan. Volkan Yiğit'e sn bir yumruk daha atıp yanımıza geldi.
"Bizde geleceğiz." diyen Gonca ile Volkan "Kızlar siz benim arabamla gelin. Berke sende senin araba ile Doğukan'ı da yanına alarak Rabia'yı alın." dedi.
"Tamam" dedi Berke ve kucağında ben olmama rağmen koşar hızla okulun garajına ilerledi. Acı çekmek bir şey değil ama insan neyin acısını çektiğini bilmemek kahrediyor.
Berke beni arabasının arka koltuğuna oturturken Doğukan yanıma oturdu. Berke de şoför koltuğuna geçti ve arabayı hızla sürmeye başladı.
Ben sırtımı kapıya dayamışken bacağımı Doğukan'ın kucağına uzatmıştım. Doğukan ise ceketini çıkarmış yaramın üzerine baskı yapıyordu.
On dakika gibi bir süre sonra hastanenin önüne gelirken Berke tekrar beni kucağına aldı. Hızla hastaneye girerken fazla kan kaybından mı yoksa kalbime saplanan o ağrıdan mı bilmiyorum ama bilincim kapanmaya başladı.
Doğukan'dan
Doktorlar Rabia'yı ameliyata alırken hepimiz endişe ve korkuyla kapısının önünde bekliyorduk. Aklıma Rabia'nın dedesi ile yaşadığı geldi.
Gonca'nın yanına gittim ve "Dedesine haber versek iyi olmaz mı?" diye sordum. "Haklısın dedem bilmeli." dedi Gonca ve telefonunu çıkardı.
Telefonunda dedesini aradıktan sonra konuşmaya başladı.
"Dede benim."
"..."
"Dede Rabia vuruldu. Şuan hastanedeyiz."
"..."
"Tamam." dedi Gonca ve telefonu kapattı. Tekrardan delicesine ağlamaya başlarken bana sarıldı.
Böyle bir şeyin olmamasını bekliyordum. Ne yapacağımı bilemezken tereddütle sarılışına karşılık verdim.
Ben sırtını sıvazlarken Gonca kafasını boynuma gömmüş ağlıyordu. Göz yaşları tam kalbimin üstüne düşerken bir anda elektriklenmiş gibi hissettim.
Hem hiçbir şey hissetmedim hem de ne olduğumu bilememiştim. Sanki çarpılmış gibiydim.
Gonca benden ayrılırken sandalyelerden birine oturdu. Bende yanına otururken telefonundan Babişko adlı kişiyi aradı.
Telefon ilk çalışta açılınca Gonca olanları babasına da anlattı ve gelmelerini istedi.