Yiğit arabası ile uzaklaşırken neden normalde iki saniyemi alan işi yaparak Yiğit'i öldürememiştim?
Yoksa dedem gibi benim de zayıf bir yönüm mü oluşuyordu? Yoksa annem gibi aşka düşüp mafyalıktan uzaklaşıyor muydum?
Buna asla izin vermeyeceğim! Benim ne zayıf noktam var ne de mafyalıktan ayrılma gibi bir planım.
Özellikte Yiğit piçi için asla öyle bir hata yapmam. Ben Azrail'im ve bu öyle kalacak. Kim olursa olsun bu gerçeği değiştiremeyecek.
Berke'nin arabasına binerken derin bir nefes verdim. Benden başka kimse Yiğit'i fark etmemişti sanırım.
Fark etmiş olsalar erkekler sanırım hiç düşünmeden saldırırdı. Berke arabayı çalıştırırken arka koltuktaki Gonca dibime girdi
"Yiğit'in gitmesine izin verdin."" diye mırıldanan Gonca ile hızla ona döndüm. O da mı Yiğit'i görmüştü?
"Gonca kapa çeneni. Sadece öyle olması gerekti." dedim. Aslında öyle olması gerekmemişti.
"Ne konuşuyorsunuz siz?" diye soran Berke'ye "Her boka s****i sokma" dedim. "O sözün doğrusu her şeye burnunu sokma olmayacak mı?" diyen Berke'ye göz devirdim.
Arabanın içi sessizliği bürünürken camı açıp sert rüzgarın yüzüme vurmasına izin verdim.
Rüzgar saçlarımı karıştırırken aklımın Yiğit'e gitmesi normal miydi? Sanki o araba ile kafenin önünden uzaklaşırken aklımı da almıştı. Belki de aldığı tek şey kalbimdi.
Berke arabayı okulun garajına park edince arabadan indim. Bizim hemen arkamızdan Doğukan ve Volkan da arabalarını park etti.
Hep birlikte okulun bahçesine ilerlerken bütün gözler bizim üzerimizdeydi. Bu durum hoşuma gittiği kadar rahatsız da etmişti.
Bizi izleyen düşmanımız varsa onu fark etmek zorlaşabilirdi. Hep birlikte okulun banklarına oturduk.
"Bizim adamları okula sızdırdım. Bizim fark etmediğimiz bir durum olursa onlar müdahale edecek." dedi Volkan.
"İyi yapmışsın. Okulun çevresini bizim çocuklara kolluyor." dedi Berke. "Bende öğrencilerin ve onların çevrelerinin kayıtlarını inceletiyorum. Aralarından mafya çıkabilir." dedi Doğukan.
Üçü de bana bırakacak bir iş bırakmamışlardı. "Öğretmenleri ve müdürü de incelenmeli bence." dedim.
"Tamam o işi de ben ayarlarım." dedi Doğukan. "O zaman sınıfa çıkalım mı?" diye soran Cemre'ye "Olur" dedim.
Hepimiz ayaklanmışken Yiğit'in koşarak bana gelmesi ile ne yapacağımı bilemezken çocuklar silahlarını çıkarmıştı.
Yiğit'in beni kendine çekip sarılması ile iki el silah sesi duyuldu.