YONCA & İLK AŞK

3201 Kelimeler
Zeynep ve Nur kahvaltı sofrasında oturmuş yemeklerini yerken.Zeynep ısrarla çalan telefonuna baktı. ''Yine bu adam..''dedi sinirle. ''Eski patronun mu arıyor?''dedi Nur ve çayından bir yudum aldı. Zeynep elindeki çatalı bırakıp telefonu aldı. ''Emre beni işe aldırmak için ne söylediyse.Bir haftadır günde iki üç kez arıyor.''dedi ve telefonu sessize aldı. ''Söyle adama çalışmayacağını.Aramasın boşuna.''dedi Nur. ''Söyledim söylemez miyim?Yok pes etmiyor adam.''Dedi Zeynep. ''O zaman tek bir çare kalıyor.''dedi Nur gülerek. ''Hayır..kararlıyım ..Emre'yi görmeyeceğim.''dedi Zeynep. ''Bir konuş böyle hergün hergün rahatsız oluyorsun.Hem patronuna hemde sana yazık.''dedi Nur. ''Haklısın ama gerçekten Emre'yi görmek istemiyor.Belki sen benim yerime ...''diyecekken Zeynep. ''Hayır.Hayır.Emre ile ben konuşmam.Biliyorsun.Beni pek sevmez.Hem alt tarafı diyeceğin.Bırak peşimi..İstemiyorum seni diyeceksin.''dedi Nur. ''Kolaysa sen desene seninkilere.''dedi Zeynep. ''Yani kolay değil ama..Böyle kaçarak olmaz ki.Hem beni karıştırma.Konu sesin.''dedi Nur ''Tamam karıştırmıyorum.Ama korkuyorum işte...''dedi Zeynep. ''Emreden mi?Korkma hele sana bir şey yapsın.Yolarım o öndeki püskül saçlarını.''dedi Nur. Zeynep sırıttı. ''Yolarsın bilirim de.Ondan değil..Emre'ye tekrar bağlanmaktan korkuyorum.Yani çok değişti o.Lisede ki çocuk değil artık.Büyüdü olgunlaştı.Yani bilmiyorum.İlgisi alakası hoşuma gitmeye başlıyor.''dedi. ''İlk aşk öyle unutulmuyor.''Dedi Nur. ''Ondan sonra kimseden hoşlanmadım.İlk ve son oldu zaten.''dedi Zeynep. ''Kötü anlamda mı iyi anlamda mı?''dedi Nur. Zeynep biraz düşündü.Sonra ''Her ikiside ...''dedi gülerek. Ardından devam etti. ''Peki senin ilk aşkın kim?''dedi. ''Hangimizi soruyorsun?''dedi Nur alayla. ''Gerçek Nur'u.Merak ediyorum.İlk aşkın kimdi?''dedi Zeynep. Nur çay bardağını eline alıp gülümsedi. ''İlk aşkım bana oyuncak fincanda çay yapan komşu çocuğu...''dedi. ''Hem çocukluk hem de ilk aşk yani.''dedi Zeynep. ''Evet ,evcilik oyunlarında ben anne o baba olurdu.Nurçinde çocuk olurdu.Gerçi Nurçin her oyunda mızıkçılık yapardı.Oyun hep yarım kalırdı ya neyse...''dedi Nur. ''Nurçinle anlaşamaz mıydınız?''dedi Zeynep . ''Benim onunla hiç sorunum olmadı.Ama o sürekli benimle uğraşırdı.Çok yaramazdı.Geçimsizdi.Sürekli mızıkçılık yapadı.Kimse onunla oynamak istemezdi.Bir yandan da üzülürdüm.Onu oyuna almazlardı.Bir köşede oturup izlerdi.Sonra sinirlenip topumuzu alıp kaçardı.Ben oynamazsam sizde oynamazsınız diye.Öyle işte.Pek sevilmezdi.''dedi. ''Şimdide sevildiği pek söylenemez.''dedi Zeynep. ''O benimle uğraşmadığı sürece uğraşmayacağım.''dedi Nur. ''İlk aşk diyorduk...Nurçin ile lafı değiştirdin.Hiç mi merak etmedin ne halde olduğunu.''dedi Zeynep. ''Hayır .Çünkü hala görüşüyoruz.''dedi Nur. ''Nasıl?Burada mı?Kim?Nasıl biri?Tanıştırsana..Nur'u kendine aşık ettiğine göre harika biridir.''dedi Zeynep. ''Öyle harika biri.Şuan karavanla geziyor.Biraz özgür ruhlu biridir.Adı gibi Özgündür .Kimseye benzemez.''dedi Nur hayranlıkla. ''O da sana boş değildir değil mi?Bendeki de soru..Sana kim hayır derki.''dedi Zeynep. Nur acı ile gülümsedi.''O dedi.'' ''Reddedildin.Nur ilk kez rededildi.''dedi Zeynep ve devam etti. ''Gerçi Pars da seni reddetti ama sonrada o da kapıldı sana.Kesin pişman olmuştur.Özgün seni reddetti için.''dedi. ''Hiç sanmam..''dedi Nur. ''Bak şimdi seni görse.Ayaklarına kapanır.Ben ettim sen etme.Bana evet diye.''dedi Zeynep. ''Nurçin'le sevgili olmasa bir ihtimal verebilirdim.''dedi Nur. ''Nasıl?''dedi Zeynep şaşırarak. ''Senin yerine Nurçin'i mi seçti?''dedi. ''Yani Nurçin onu seçmesi içinden elinden geleni yaptın diyelim.''dedi Nur. ''Pis Nurçin ilk aşkını mı elinden aldı.''dedi Zeynep sinirle. ''Daha elimden neler aldı bir bilsen.''dedi Nur. ''Nur ,parçalarım ben bu kızı.Söylemedi deme.Bir yanlışında dalarım ha..Kuzen falan dinlemem''dedi Zeynep. ''Değmez Zeynep..hiç değmez.İnan bana.Ben kendi haline bıraktım.''dedi Nur. ''Hiç kusura bakma Nur.Senin canını azıcık yaksın.Gör bak ben ne yapıyorum.O çin malına.''dedi Zeynep. ''Sen harika bir dostsun biliyorsun değil mi?''dedi Nur gülerek. ''Biliyorum sende öylesin.''dedi Zeynep. Nur gülümsedi.Ardından Zeynep'e bakıp ''İlk aşk diye diye..Emre konusu dağıldı.''Dedi. ''O konu baştan dağınıktı.Boşver öyle kalsın.''dedi Zeynep ve saatine baktı. ''Ooo geç kaldım.Özlem abla beni fırçalayacak.''dedi ve masada kalktı. ''Sofra sende kuzum..''dedi. ''Tamam toplarım.''dedi Nur. Zeynep,Nur'un yanağından öpüp ''Benim kuzumun ilk aşkını mı çalmış pis kuzeni.Gelsin kulağını çekeceğim.Kalbi kırık Nurum.''dedi. ''Zeynep anlattığıma pişman etme.''Dedi Nur. ''Tamam tamam .Şaka yaptım.''dedi Zeynep ve gitti. Nur ayağa kalkıp mutfağa ilerledi. ''Ne kadar daha Özlem abla'nın kafesinde çalışacaksın?''diye bağırdı mutfaktan. Zeynep de odada üzerini değiştiriyordu. ''İş bulana kadar.Kadın zaten az kazanıyor.Birde bana mı maaş verecek.''dedi. Nur elinde tepsi ile salona döndü. ''Haklısın.Geçen gün gördüm.Müşteri çok azdı.''dedi ve masadaki kahvaltıları topladı. ''Aslında sen bir el atsan düzelir belki.''dedi Zeynep ve salona girdi. '' Canlı Müzik falan mı diyorsun?''dedi Nur. ''Özgür gitar çalarak müşteri toplamıştı.Şuanda durumu malum.''dedi Zeynep ve çantasını kontrol etti.Eksik bir şey var mı diye. ''Cüzdan ,anahtar ,telefon...''diye. ''Şuara başka işlerle meşgulum ama en kısa sürede..''derken Nur. ''Evet farkındayım.Ceket hala dolapta asılı.Sahibi ne zaman almaya gelecek.''dedi Zeynep ima ile. ''Zeynep biliyorum merak ediyorsun ama biraz sabret.Olaylar fayını otursun sana anlatacağım.Söz veriyorum.''dedi Nur. ''Peki öyle olsun.Ben çıkıyorum.''dedi Zeynep ve kapıya ilerledi.Nur peşinden gitti kapıya kadar. Zeynep ayakkabılarını giyerken '' Sen ne yapacaksın?''dedi. ''İş aramayı düşünüyorum.Malum ne kadar senin sırtından geçineceğim.''dedi Nur. ''Nur saçmalama ya.Öyle şey mi olur?Senin paran benim param mı var?Bunu sen söylemiştin.Hatırlıyor musun?''dedi Zeynep. ''Öyle de..''dedi Nur. ''Tamam itiraz istemiyor.Şimdi.Gidip önce yapman gerekleri yap.İş konusunda bir şeyler yaparız.Tamam mı?''dedi Zeynep. ''Tamam ...''dedi Nur. ''Görüşürüz.''Dedi Zeynep. ''Görüşürüz.''dedi Nur ve kapıyı kapattı. Nur içeri girdiğinde eve baktı. ''Önce güzel bir temizlik yapalım.''dedi. ***-*** ''Sonunda bitti...''dedi Nur ve koltuğa uzanmasıyla telefonu çaldı. ''Off kim bu şimdi.''dedi ve koltuktan kalkıp telefonu aldı. Ekranda yazan isimle hemen telefonu açtı. ''Ahmet abi...''dedi Nur heyecanla. ''Nur hanım bana söylediğiniz şeyi araştırdım.''dedi Ahmet. ''Ne hanımı abi yaa.Hanımlık halimiz mi kaldı.''dedi Nur ve etrafına baktı. ''Olur öyle şey Nur hanım.Siz hala benim için hanımsınız.Bu para ile değişmez.''dedi Ahmet. ''Ya be abi.Zaten sana mahçupuz.Ne son maşını verebildim.Ne de tazminatını?Böyle hanımlık böyle patronluk mu olur?''dedi Nur. ''Babanız ve sizin üzerimizde çok emeğiniz var.Çok şükür başımızı sokacak bir evimiz var.Çocuklarımın hepsi eli ekmek tutuyor.Bir hanımla ben bakarız başımızın çaresine.''dedi Ahmet. ''Olsun abi tazminat senin hakkın.Ama elimden bir şey gelmiyor.''dedi Nur üzgünce.''dedi Nur. ''Benim size hakkım helal Nur hanım.Sizde hakkınızı helal edin benim için yeterli.''dedi Ahmet. ''Sağol Ahmet abi.Bende hakkımı helal ederim ama bir şartla.''dedi Nur. ''Nedir?''dedi Ahmet . ''Bana bir daha hanım demezsen.''dedi Nur gülerek. ''Peki Nur hanım.''dedi Ahmet. ''Ahmet abi!''dedi Nur. ''Peki Nur kızım.''dedi Ahmet. ''Güzel ,böyle daha iyi..Eee araştırma sonuçu ne çıktı?''dedi Nur. ''Nur kızım ,araştırma pek iyi değil.Adamlar hepsini kitabına uydurmuşlar.Annenin imzaladığı büyük miktardaki senet ,yasal.''dedi Ahmet. ''Biliyordum.Gürsoy ailesi yaş tahtaya basmaz.Yaşayan birini ölü olarak göstermişler.Senet onlar için çocuk oyuncağı.Peki icra olan eşyaları kimler almış?''dedi Nur . ''Genelini yine Gürsoy ailesi almış.Holding,evler,arabalar,yazlık ve bankadaki parayı.Diğerlerini başka leş yiyiciler ucuza almış.''dedi Ahmet . ''Bana hiçbir şey kalmamış mı?''dedi Nur. ''Yani pek bir şey değil ama..''dedi Ahmet. ''Olsun abi...Küçük şeye bile rayızım.''dedi Nur. ''Şöyle ki babannenden kalan evin eşyası hala sana ait.Ve vos vosun .''dedi Ahmet gülerek. ''Nasıl yani?Sarı şeker benim mi?Eee babannemden kalma tablo ve birkaç heykel vardı.Ya onlar?''dedi Nur . ''Listeye baktım.Onlar yok.''dedi Ahmet. ''Yani onlar bana ait..''dedi Ahmet. ''Yeni ev sahipleri atmadıysa eşyaları.''dedi Nur. ''Atmadı atmadı.''dedi Nur heycanla. ''Siz nereden biliyorsunuz?''dedi Ahmet. ''Şey nereden bileceğim canım.Atmamıştır sonuçta bedavadan eşyaya sahip oldular.''dedi Nur. ''İnşallah öyledir.Eşyaları almak için dava açmamız gerekiyor.''Dedi Ahmet . ''Önce ev sahileriyle konuşalım.Gerekirse açarız dava.''dedi Nur. ''Mahkeme kararı olmadan yani bir belge göstermeden evin eski sahibi olduğunuzu inamayabilirler.''dedi Ahmet. ''İnanırlar Ahmet abi.Onlar benim eşyalarım.İnanmaları için elimden geleni yapacağım.''dedi Nur. ''Sen bilirsin kızım.Bir sorun olduğunda ara.Hemen açarız davayı.''dedi Ahmet. ''Tamam abi..Ararım..Çok sağol...Görüşürüz.''dedii Nur ve telefonu kapattı. ''Şu tablo ve heykelleri bir alayım.Tazminatını son kuruşuna kadar ödeyeceğim Ahmet abi..''dedi Nur ve ayağa kalktı.Hazırlanalım...Bir konuşalım bakalım verecek mi eşyalarımı?''dedi ve odasına gitti. **-*** Destan ,Demir ve Doruk ve ellerinde bir not kağıdına yazılı adrese gelmişlerdi. ''Burası mı?''dedi Doruk. ''Burası galiba.''dedi Destan ve camları kirden gözükmeyen bir dükkan ve kapısı ahşap ve camları yoktu.Tabelada Yonca Yazıhane ''Yakup babanın böyle bir ofisi olduğunu bilmiyordum.Daha lüks beklerdim.''dedi Demir. ''Yonca Yazıhane işte...''Dedi Doruk ''Bırakın şimdi ofisin dışını.Hadi içeri girelim.''dedi Destan ve ilerledi.Peşinden diğeri gitti.  Destan içeri girdiğinde yaşlı bir adamın oturduğunu gördü.Masanın önünde bir daktilo ve etrafta bir sürü dosya vardı. Adam gözlüğünü düzeltip ''Mektup mu dilekçe mi?''dedi. ''Yok bizi Yakup baba yolladı.''dedi Doruk. ''Evet , o yokken burası bize emanet etti.''dedi Demir ve koltuğa oturdu. ''Pek değerli bir şey yok ama iyi.Mekanımız belli olsun yeter.Biz işimizi her türlü yaparız.''dedi Demir ve Destana baktı. ''Değil mi Destan.''dedi. ''Ama bir bakım şart buraya..Kışın soğuk olur.Soba şart..''dedi Doruk ve diğer koltuğa oturdu. Destan,adama bakıp ''Arkadaşlarımın kusura bakmayın.Biz Yakup Babanın hapishaneden tanışırız.O yokken işleri göz kulak olmamızı istedi.''dedi . Yaşlı adam gözlüğü düzeltip ''Anladım önce işe kabul formunuz dolduralım.''dedi ve daktiloya bir kağıt takıp yazmaya başladı. Daktilonun sesi ortamın tek sesiydi. ''Bitti..''dedi Adam ve kağıdı çıkıp masanın önü koyup ''Mühürleyin.''dedi ve siyah ıstampa kutusunu bıraktı.  ''Parmak mı basacağız.''dedi Demir. ''Hayır ..Mühür basacaksınız..Mühürünüz yoksa işe alınmazsınız.''dedi Adam. Demir arkadaşlarına bakıp ''Eee bize mühür vermedi ki .''dedi. Destan yumruğunu yaşlı adama uzatacakken Demir elini tuttu. ''Destan dur, yaşlı adama mı vuracaksın?''dedi. Destan ,Demir'i itip ''Bırak beni..''dedi ve yumruğunu yaşlı adama uzatıp avucunu açtı. ''Mühür bu mu?''dedi.  Yaşlı adam ,Destan'ın avucundaki yoncayı alıp ıspataya bastı ardından forma bastı. ''Hayırlı olsun.''dedi ve kağıdı ve mührü uzattı. Destan kağıdı ve mührü aldı. ''Hangi ara verdi sana mührü.''dedi Demir. ''Bende mühür olduğunu bilmiyordum.''dedi Destan. ''Kuşçu abinin yonca şeklinde broşu var.Kara abinin tespihinin ucunda yonca şekli var.Ve Yakup Babanın.''dedi Doruk. ''Yüzüğünde yonca şekli var..''dedi Destan. ''Dükkanın ismi zaten yonca...''dedi Demir. ''Gençler, beni takip edin ..''dedi Yaşlı adam ve ilerledi. ''Abi bu adam bizi mutfağa getirdi.Çaycı diye çalıştırmasın.''dedi Demir. ''Demir bir sus be oğlum.Ananın karnında nasıl durdun?''dedi Destan. ''Anamı bulursam sorarım.''dedi Demir alayla. Yaşlı adam mutfak dolabının açtı. ''Hass*ktir.Adamlar gizli geçit yapmışlar.''dedi Demir. Yaşlı adamlarla beraber dolabın içinden geçip bir koridora ulaştılar.İlerlediklerinde bir kapıdan geçip karşılaştıkları manzarada şaşkına uğradılar. ''Burası terkedilmiş iş hanı değil mi?Burayı nasıl yapmışlar.''dedi Doruk . Yaşlı adam durup ''Buradan sonrasını kendiniz gideceksiniz.Şu karşıki oda..''dedi ve yaşlı adam geri döndü. Destan kapısının önünde bekleyen iki iri yarı korumaya baktı. ''Çocuklar hadi.''dedi Destan ve odaya ilerlediler. Korumalar öylece baktılar. Destan elindeki kağıdı uzattığında kapıyı açtılar. Destan derin bir nefes alıp içeri girdiler.İçeri girmesiyle lüks bir ofis onları karşıladı. ''İşte ofis dediğin böyle olur.''dedi Demir ve koltuklara oturdu. ''Çok da büyük..''dedi Doruk ve diğer koltuğaa oturdu. Destan etrafta baktı ama kimse yoktu. ''Neden boş odayı koruyorlar ki?''dedi ve oda oturdu. ''Belki değerli bir kasa vardır.''dedi Demir. ''Çok doğru..''dedi bir ses. Sesin geldiği yere baktıklarında gözlüklü cılız bir genç gördüler.Genç onların karşısına geçip elini uzattı. ''Kağıt..''dedi. Destan elindeki kağıdı ona verdi. Genç kağıdı eline alıp koltuğa geçti. ''Demek Yakup Baba size güvendi...Tamam o güvendiyse bizde güvenebiliriz.Ama bir hatanızda Habil ve Kabile tanışırsınız.''dedi. ''Habil ile kabil mi?''dedi Demir. Genç, bir ıslık çaldığında kapının önündeki korumalar odaya girip silahlarını onlara doğrultu. Destanlar irkilmişti. ''Habil ile kabil.Ekibimizin kas gücü olur.Bendeniz Bilgehan ekibin zeka gücü.Siz de yönetim gücü..''dedi Bilgehan. ''Beni söylemeyi unuttun Bilgehan.''dedi bir ses. Bilgehan hemen ayağa kalkıp başını eğdi. ''Siz ekibimizin Lider gücüsünüz.''dedi. Çocuklar kapıdaki kıza baktı.Herkes başlarını eğmişti.Bir tek onlar kıza bakıyorlardı. Kabil ''Eğil başınızı..''dedi.. Destan hariç diğeri de eğmişti. Kız, Destana baktı.Ardından karşısına geçti. Çenesinden tutup ''Babam sana tam yetki verebilir.Ama burada ben Liderim..''dedi ve Destan'ı başında bastırıp ''Beni gördüğünde başını eğeceksin.Ben izin verdiğim zaman kaldıracaksın.''dedi. Kız babasının koltuğa geçip ''Kaldırın başlarınızı.''dedi. Herkes başlarını kaldırdı. ''Kim bu kız?''dedi Demir sessizce. ''Yakup Babanın kızı Yonca..''dedi Bilgehan. ''Yonca ....''dedi Destan elindeki yoncaya baktı. Bu kızla işimiz var. ***-*** Nur eski evinin önüne gelip kapıyı çaldı. Kapıyı o gotik kız Kumru açtı. ''Ne var?''dedi Kumru. ''Bu evin eski sahibi benim.''dedi Nur. Kumru lafa atlayıp ''Haa şu geçen günkü manyak kızsın sensin.''dedi. ''Evin eşyaları bana ait.Onları alabilir...''diyecekken Nur. ''Ne münasebet?Ben evi satın alırken eşyalar içindeydi.''dedi Kumru. ''Bakın eşyalarım icra kapsamında değil.Siz sadece evi aldınız.Ayrıca da sarı şekerde benim..''dedi Nur. ''Sarı şeker ne bee?''dedi Kumru. ''Sarı şeker,Sarı vos vos garajda olmalı.O da bana ait.''dedi Nur. ''Araba maraba yok burada.Git işine kızım.''dedi Kumru ve Nur'u itip kapıyı kapattı. Nur kapıyı yumruklamaya başladı.Ama açmadılar.Üstüne üstlük yüksek ses müzik açtılar. Nur kaldırıma oturup ''Bu iş çok zor olacak.''dedi ve öylece bekledi.neyi beklediğini bile bilmiyordu.Eline telefonu alıp Özcan'ı aradı. ''Naber Özcan''dedi. ''İyi başkan da senin sesin pek iyi gelmiyor.Hayırdır .''dedi Özcan . ''Uzun hikaye..''dedi Nur. ''Özet geç başkan bekiyorum.''dedi Nur. ''Özetle arabam ve eşylarım icra kapsamında değilmiş.Onları almak istedim ama yeni ev sahibi kapıyı suratıma kapattı.''dedi Nur. ''Bize kapıyı kendimiz açarız başkan.''dedi Özcan sırıtarak. ''Nasıl olacak?Çilingir falan mı çağıracağız.Olmaz hem adam sormaz mı ev sizin mi diye?Ne diyeceğiz adama.Yok olmaz.''Dedi Nur. ''Yok be Başkan .Ne çilingiri?Anahtar var bende.''dedi Özcan ''Anahtar mı?''dedi Nur. ''Evet.Zeynep evi boşaltırken sinirlenip anahtarı çöpe atmıştı.Bende aldım.Belki bir şey unutur diye. Sana kısmet oldu.''dedi Özcan. ''Özcan sen çok zekisin farkında mısın?''dedi Nur. ''Tabi başkan zeka benim kanıma işlemiş.''dedi Özcan sırıtarak. ''Tamam sen anahtarı getir.''dedi Nur. ''Başkan olmaz böyle.Plan falan yapalım.''dedi Özcan. ''Özcan soygun yapmayacağız?Sadece bana ait birkaç eşyayı alacağım.''dedi Nur. ''Polis yakalarsa aynı böyle söylersin başkan.''dedi Özcan. ''İyi plan ne?''dedi Nur. Şimdi sen evi izle.Kaç kişi yaşıyor?Saat kaçta ev boş...Bizde o saatte gelip eşyalarını alırız.''dedi Özcan. Nur'un içine bir tedirginlik oturdu. Ama mecburdu. ''Tamam..İzliyorum.''dedi ve telefonu kapattı.Oturduğu yerdenkalkıp çalılıkların arasına gizlendi. ***--** Zeynep işten bir iki saatlik izin almıştı. ''Nur haklı Emre ile konuşmam lazım.''dedi ve Adem abiye selam verip içeri girdi. Hızla asansöre binip Emre'nin odasına ilerledi.Kararı değişmeden hemen konuşmalıydı. Emre'nin odasına geldiğinde sekreteri Aysel 'e bakıp ''Emre müsait mi?''dedi. ''Size herzamn müsait.Buyrun..''dedi Aysel . Zeynep odaya giridiğinde Emre masasında dosyalarla uğraşıyordu. ''Emre.''dedi Zeynep ve kapıyı kapatıp içeri geçti. ''Otur Zeynep..Biraz bekleteceğim seni.İş acilde.''dedi Emre. ''Gideyim istersen?''dedi Zeynep. ''Bekleyem dersen sen bilirsin.''dedi Emre dosyadan başını kaldırmadı bile. Zeynep odaya girdiğinden beri yüzüne bile bakmamıştı. ''Şey..beklerim canımm..''dedi ve oturdu. ''Sen bilirsin.''dedi Emre ve bir dosyaya bir bilgisayara bakıyordu.Göz ucuyla bile Zeynep'e bakmamıştı. ''Bir şey içer misin?''dedi Emre. ''Yok teşekkürler.''dedi Zeynep. ''Peki ..Sen bilirsin..''dedi Emre işine devam etti.Zeynep telefonu çıkarıp onunla oynadı.Göz ucuyla Emre'ye bakıyordu ama o hala işine kaptırmıştır. Emre'nin ilgisizliği üzmüştü.İstediğide bu değil mi zaten.Neden üzüldüğünü anlamıyordu. O sırada kapı açıldı. ''Aaa Emrecim hala çalışıyor musun?''dedi bir kız. Emre gülümseyerek kapıya bakıp ''Maalesef Elacım.Baban işimizi beğenmedi.Tekrar yapacağız artık.''dedi. Ela,Emre'nin yanına gelip elini omzuna koydu. ''Yardım ister misin?''dedi. ''Sağol canım..Ben hallederim.''dedi Emre. Ela,Emre'nin omuzlarına masaj yapmaya başladı. ''Bari yemek ısmarlasam ...''dedi. ''Olur ...''diyecekken. Zeynep öksürdü. Sinirlenmişti.Resmen onu yok sayıp cilveleşiyorlar. Emre,Ela 'nın ellerini ittip ayağa kalktı. ''Arkadaşım Zeynep..Bu da Ela ..''dedi. Zeynep elini uzattı. Ela sadece başıyla onaylayıp ''Akşam beraber yemek yiyoruz.''dedi. ''Müsait değil.Biz yemek yiyeceğiz.''dedi Zeynep bir anda. Emre de şaşırmıştı. ''Yemek mi yiyecektik?''dedi. ''İstemiyorsan Ela hanımla ye.''dedi Zeynep. ''Yok yok..Yeriz yemek..Güzel olur..''dedi Emre saçmalayarak. ''İyi Emre sonra görüşürüz.''dedi Ela ''Sonra da görüşemez, malum meşgul.''dedi Zeynep. Ela sadece sırıtıp ''Bakalım..''dedi ve gitti. Zeynep sinirle kapıya bakarken Emre şaşkındı. ''Zeynep iyi misin?''dedi Emre. ''İyiyim..Akşam sekizde beni evden alırsın.''dedi Zeynep ve odadan çıktı.Sinirle Holdingte gidiyordu. ''Kadına bak ya..Ne samimi?Yok canımlar cicimler masajlar yemekler.İş mi yapıyorsun aşna vişne mi yapıyorsun belli değil..''Dedi ve dışarı çıktığında durdu. . ''Ben ne yaptım?''dedi ve Zeynep sonunda yaptığının farkına varmıştı.Zeynep kafasına vurdu. ''Aptal kafam .Peşimi bırak diye geldim.Adama yemek teklifi yaptım.Aptal kafa aptal.''dedi. ''İyi misin Zeynep kızım?''dedi Adem. ''İyiyim iyi..''dedi Zeynep orada uzaklaştı. ***---*** ''Father ,I miss you my mother.''dedi Denis. David okuduğu kitabı bırakıp kızının yanına geldi. ''Denis,Your mother is very busy.''dedi. ''Kaç kere diyeceğim türkçe konuşun şu evde.''dedi yaşlı kadın. ''Okey anne...''dedi David. Kadın meyve tabağını kızın önüne koyup ''Ye kızım ye.Kan yapar.Vişne.''dedi. Denis ,yaşlı kadına öylece bakıyordu. ''Ye kız..Vişne.. . Vişne...Davut bu kız anlamadı galiba.Bakıyor öyle kuzum.''dedi Kadın. ''..Davut değil David...''dedi David. ''Hayır efendim.Türkiyede türkçe konuşacağız.Sen Davutsun torunumda Deniz.Hadi çevirde yesin.''dedi Kadın. David kızına bakıp ''Cherry,you can eat.''dedi. ''Çeri çeri ye kuzum ye..''dedi kadın. Deniz vişnesini yerken Yaşlı kadı koltuğa oturup ''Davut yavrum bir gel..''dedi ve koltuğa vurdu. David ,yaşlı kadını yanına oturdu. ''Çocuk anasını özlemiş.Anasına götür..Böyle çocuk yetiştirilmez.Ben bir kere bile görmedim gelinimi..Kız var mı yok mu belli değil.Anlıyon mu kuzum?''dedi Yaşlı kadın. ''Grand mother...pardon büyük anne..Anne...yok..Biz ayrıldık..Denis annesi yok artık.''dedi David. ''Peki kuzum senin dediğin gibi olsun.''dedi Yaşlı kadın . ***-*** Nur bir saattir bekliyordu ama gelen giden yoktu.Bacakları uyuşmuştu.Telefonun çalmasıyla irkilip yere düştü. ''Ah dizim..''Dedi ve telefonu açtı. ''Ne var ?''dedi sinirle. ''Yine kibarlığın üzerinde''dedi Karan alayla. ''Sende pek olmadık zamanda arama.''dedi Nur. ''Böyle konuşmamıştık.Ben üzerime düşen görevi yaptım sıra sende.''dedi Karan. ''Görevimi o kadar layığı ile yaptım ki sen beni saatlerce dışarıda bekletmiştin.Hatırladın mı?''dedi Nur sitemle. ''O senin aptallığın.''dedi Karan . Nur sinirlenmişti. Telefonu ısıracaktı neredeyse.Sakinleşip ''Söyle şimdi ne istiyorsun?Nerede rezil olacağım.''dedi. ''Merak etme bu sefer ben hazırlayacağım seni.Şimdi neredesin söyle seni alayım.''dedi Karan. ''Önce ne yapacağımı söyle.''dedi Nur . ''Yemek yiyeceğiz. ..''dedi Karan. Nur alayla gülüp ''Bu sefer yemek yerine düğününe götüreceksin galiba.''dedi. ''Sadece yemek ..Ailem olacak başkası yok.''dedi Karan. ''Tanışma yemeği o zaman.''dedi Nur. ''Evet...Öyle..Tamam mı?İkna oldu mu?''dedi Karan. ''İçimde bir şüphe var ama hadi hayırlısı.Konum atıyorum..''dedi Nur ve cevap vermesini beklemeden telefonu kapattı. Nur üzerinin toz toprağını eliyle sildi.Etrafa bakıp ''Burası olmaz.En iyisi sahilde beklemek.''dedi ve oraya doğru ilerledi. ***-*** Karan konuma gelmişti.Etrafa bakıp bankta oturan Nur'u gördü.Arabayı oraya sürdü.Korna çaldığında Nur irkildi.Karan gülümsedi onun bu haline. Nur sinirle araca bakıyordu.Karan'ı görünce arabaya ilerldi.Ön kapıyı açıp bindi. ''Bu kadar geç kaldığına göre katırlarla falan geliyorsun sanıyorum.Meğersem arabayla geliyormuşsun.''dedi Nur ''Yavaş be kızım.Daha yeni arabaya bindi.Hemen laf sokmaya başlama.''dedi Karan. ''Benimle kızımlı konuşma.''dedi Nur. ''İyi konuşmam Nur hanım..Bu nasıl beğendiniz mi?''dedi Karan. ''İyi sür arabayı.''dedi Nur . ''Özel şöforünüz yok karşında düzgün konuş.''dedi Karan. ''İyi sürme o zaman.Bekleyelim o zaman.Hatta ananı babanı al.Burada yemek yiyelim .Nasıl fikir?''dedi Nur. ''Fesuphalllah...Sen bana sabır ver.''dedi Karan ve aracı sürdü. ***-*** Nur kaçıncı elbiseyi denedi ama Karan efendi beğenmedi. ''Yeter ya..Bunu alalım..''dedi Nur.  ''İyi sen bilirsin.''dedi Karan ve elindeki telefonu cebine koydu. ''Nasıl yani bu kadar mı?''Dedi Nur. ''Başkalarının fikirlerini önemseyeceğine kendi fikirlerini söyle.''dedi Karan ve kartı uzattı. ''Buradan alın..''dedi. ''Dur..Bu elbise değil ...Mağazada en pahallı elbiseyi istiyorum.''dedi Nur. Karan sırıttı. ''Gidecek misin?En pahallı elbiseyi ..''dedi. ''Evet..en pahallısını getirin.''Dedi Nur. Görevli Karan'a baktı. ''Hanım ne istiyorsa yapıp.''dedi Karan.  ***-** Karan sırıtarak arabayı sürüyordu. ''Gül gül..Sanada gün doğdu zaten.''dedi Nur. ''Hani en pahallı elbiseyi giyecektin.''dedi Karan sırıtarak. ''Biliyordun değil mi giyemeyeceği bile bile hanım istediğini verin dedin.Pislik..''Dedi Nur. ''Ama sen istedin.''dedi karan. ''Tamam kapat konuyu..''dedi Nur. Karan,Nur'a bakıp ''Böyle daha iyi oldu.Sana yakışan sade..Hem sen kaldıramazdın o elbiseyi.''dedi.  ''Ben ne elbiseler giydim haberin var mı?Fiyatı bu arabandan fazla.''dedi Nur. ''O yüzden şimdi ben arabamı kullanıyorum.Sende aldığım elbiseyi giyorsun..''dedi Karan. Karan konuşmuştu..Nur'un yüzü düşmüştü.Arka koltuktaki kendi kıyafetlerini koyduğu torbayı aldı. ''Ne yapıyorsun sen?''dedi Karan. ''Bana aldığın kıyafeti geri veriyorum.''dedi Nur ve torbadan pantolunu alıp giymeye çalıştı. ''Buraya bakma...''dedi.. ''Saçmalıyorsun ...Babamın karşına pantolonla mı çıkacaksın?''dedi Karan . ''Evet..''dedi Nur ve zorda olsa pantolonunu giydi.Tişörtünü üzerine geçip Elbisenin omuz askılarından aşağıya itti. Nur nefes nefes kalsada üzerini değiştirmişti.Elbiseyide arka koltuğa fırlattı. ''Artık sen mi giyersin yoksa başka kızlara mı verirsin bilmem..''dedi.Ayakkabısınıda değiştirdi.  ''İnatsın gerçekten inatsın..''dedi Karan .. ''Sende konuştuklarına dikkat et.''dedi Nur . ''Geldik..''dedi Karan ve korumalar demir kapıyı açtı..Karan aracı kapının önünde durdu ''Hazır mısın oyuna?''dedi. Nur eve baktı.Klasik zengin evi ama koruma sayısı ve güvenlik haddinden fazlaydı.Ama hazırdı.Artık oda oyunu kuralına göre oynayacaktı. Çantasını alıp Karan'a baktı. ''Hazırım.''dedi Nur . İkili araçtan indi.Karan ,Nur'un beline elini koydu.Nur irkildi. ''Elini çek.''dedi. ''Sevgilim rahat ol..''dedi Karan. ''Bak oyun ayağana beni ellemeye kalkma.Parçalarım seni.''dedi Nur ve dirseğini Karan'a vurdu. ''Ah kızım..Dursana korumlar bakıyor... Hadi canım geç içeri.''dedi Karan. ''Canın çıksın senin..''dedi Nur gülümserek eve doğru ilerlediler.Karan kapıyı çaldı. Birkaç saniye sonra kapı açıldı. ''Karan bey hoşgeldiniz.''dedi yardımcı kadın. ''Hoşbulduk.Nigar.Bizimkiler salonda mı?''dedi Karan. ''Evet salonda ama misafir...''diyene kadar Nigar. Karan ,Nur 'un elinden tuttup içeri gittiler. ''Bize geldik..''dediğinde evin haddinden fazla olduğunu gördü Karan. Kahraman oğluna ve yanındaki kıza baktı. ''Oğlum hayırdır...Hanım kız kim?''dedi Tanya ''Anne,kız sevgilim...''Dedi Karan. ''Karan misafirlerimiz sevgilinle odanda otur .''dedi Kahraman. ''Bizim için sorun değil Kahraman..''dedi Kenan. Kahraman duygusuzca Nur'a bakıyordu. Nur sonunda tanışmıştı Big boss la...O bana bakan tiskinç bakışlarını sana ödeteceğim. ''Baba biz dışarı çıkıyoruz.''dedi Tuğçe ve Karan ve yanındaki kıza baktı. ''Karan abi kim bu kız?''dedi. ''Sevgilisi.''dedi Kahraman . Nur,Kahraman 'ın sevgili sözünü alayla söylediğini hissetti.Değersiz,önemsiz bir şeyden bahseder gibi. ''Aaa öyle mi?Aşkım ,Kartal gelin.Karan abi sevgilisini getirmiş.''dedi tuğçe. ''Tanışalım o şansız kızla ..''dedi Kartal ve içeri girdi.Kızı görünce bir yerden tanıdık gelmişti. ''Kartal ben..''dedi ve elini uzattı. Nur elini uzatıp adını söyleyecekken biri ondan önce davrandı. ''Nur...'' Yeni bölümle karşınızdayım. Bölüm nasıldı. Kısa demeyin.3000 kelime 19 sayfa
Yeni kullanıcılar için ücretsiz okuma
Uygulamayı indirmek için tara
Facebookexpand_more
  • author-avatar
    Yazar
  • chap_listİçindekiler
  • likeEKLE