Kahraman duygusuzca Nur'a bakıyordu.
Nur sonunda tanışmıştı Big boss la...O bana bakan tiskinç bakışlarını sana ödeteceğim.
''Baba biz dışarı çıkıyoruz.''dedi Tuğçe ve Karan ve yanındaki kıza baktı. ''Karan abi kim bu kız?''dedi.
''Sevgilisi.''dedi Kahraman .
Nur,Kahraman 'ın sevgili sözünü alayla söylediğini hissetti.Değersiz,önemsiz bir şeyden bahseder gibi.
''Aaa öyle mi?Aşkım ,Kartal gelin.Karan abi sevgilisini getirmiş.''dedi tuğçe.
''Tanışalım o şansız kızla ..''dedi Kartal ve içeri girdi.Kızı görünce bir yerden tanıdık gelmişti. ''Kartal ben..''dedi ve elini uzattı.
Nur elini uzatıp adını söyleyecekken biri ondan önce davrandı.
''Nur...''
Nur sesin sahibine baktı. ''Elif...''dedi.
Kartal elini sıkıp bıraktı.Kartal kızı bir yerden hatırlıyordu ama çıkaramadı.
''Özlettin kendini...''dedi Elif.
''Özlemezsin artık...Hep buralarda olacağım.''dedi Nur ve Karan'ın elini tuttu.
Elif sırıtarak, ellerine baktı. ''Hayırlı olsun.''dedi.
''Aaa siz tanışıyor musunuz?''dedi Tuğçe.
Nur sinirlenmişti bu kıza.Her lafa atlamaya kendini öne çıkarma çabası vardı.Hiç sevmezdi bu tür şeyleri.
''Ortak arkadaşlarımız var.''dedi Elif gülerek.
''Biz dışarı çıkıyoruz.Sizde gelin Karan abi.''dedi Tuğçe.
''Yok sonra ...''dedi Karan ve Nur'u omzundan tutup kendine çekti. ''Sevgilimi ailemle tanıştırmaya getirdim.''dedi. ve devam etti. ''Aile demişken Kaan nerede?Gelsin yengesiyle tanışsın.''dedi.
Tuğçe arkasına dönüp ''Sahi o nerede?''dedi.
''Arabada bekliyor bizi.''dedi Kartal ve gözlerini Nur'dan ayırmadı.
Yardımcı kadın içeri girip ''Kahraman bey yemekler hazır...''dedi.
Kahraman ayağa kalktı. ''Kenancım biz sofraya geçelim.''dedi.
''Gençlere kalsa aç kalacağız..''dedi Kenan .
''Tanya sen Kenana eşlik et.Benim Elif'le bir işim var.Sorun olmaz değilmi?''dedi.Kahraman.
''Yok ,sen işinle ilgilen.''dedi Kenan ve Tanya yemek salonuna geçtiler.
Kahraman ,Elif'e bakıp ''Gözün üzerlerinde olsun.Bir sorun çıkarsa...''dedi ve sustu.
''Anladım efendim.''dedi Elif.
Ardından Kahraman bakışlarını Karan'a çevirdi.Parmağını sallayıp ''Sonra görüşeceğiz seninle...Şimdi git...''dedi ve salondan ayrıldı.
Tuğçe, Nur'un omzuna dokup ''Üzülme yakında seni kabul eder.''dedi.
Nur sahte bir gülümseme yolladı Tuğçe'ye.Ardından ''Sağol Canım yaa..''dedi ve Karan'a yaklaşıp ''Ben bu kızı yollarım bak.''dedi.
''Tutmuyorum ..Buyur yap.''dedi Karan.
''Normalde bana sakin ol demen gerekli.''dedi Nur alayla.
''Buraya cici kız rolleri kes diye getirmedim.Ortalığı karıştır diye getirdim.''dedi Karan ve diğerlerine dönüp ''Eee nereye gidiyoruz?''dedi.
''Ayy çok eğleneceğiz...Önce yemek ardından eğlence.Hadi gidelim.''dedi Tuğçe heyecanla.
''Bende çok eğlenceli olacak.''dedi Elif sırıtarak.
Herkes evden çıkarken Elif, Nur'a yaklaşıp ''Ölü prensi göreceksin sonunda heyecanlı mısın?.''dedi.
''Yaa çok heyecanlı.Düşüp bayılırsam beni tut.Tamam mı?''dedi Nur alayla.
''Merak etme zevkle izlerim düşüşünü.''dedi Elif.
''Hiç değişmemişsin.''dedi Nur .
''Sende...Hala aynı aptal Nursun...Sana uzakdur dedikçe ailen içine içine gir...Gir bakalım, gir de ,gör bakalım dünya kaç bucak.''dedi. Elif .
''Nur bizim arabaya gel..Hem nişanlımla tanışırsın..''dedi Tuğçe.
''Olmaz sevgilim benimle gelecek.''dedi Karan.
''Aayy sevgilisinden bir saniye bile ayrılamazmış..Çok tatlısınız.''dedi Tuğçe.
''Öyle, tuvalete bile beraber gidiyoruz.''dedi Nur alayla.
Karan ,Nur'un kolundan tutup ''Tartışma çıkar dedim iğrençleş demedim.''dedi ve diğerlerine döndü. ''Hadi binin arabalarınıza..''dedi.
Öndeki araçtan korna sesi duyuldu. Ardından camdan bir kol uzandı. Gelin diye el sallıyordu.
Nur bir adım sendeledi.
Tuğçe ve Kartal kapının çıkışında bekleyen araca doğru ilerledi.Nur ve Karan kendi araçlarına bindi.Elif ise birkaç koruma ile başka araca binip onları takip etti.
Nur ve Karan sessizce öndeki aracı izliyorlardı.
Karan,Nur'un tedirgin olduğunu gördü . ''Heyecanlı mısın?''dedi Alayla.
''Yooo.''dedi Nur ama heyecanlıydı.
''Belli belli.Kolunu gördüğünde elin ayağın birbirine girdi.Tüm vücudunu görsen kim bilir ne olacak?''Dedi Karan.
''Abartma..Sadece sendeledim.''dedi Nur .
''Onu görünce sakın yelkenleri suya indirme.''Dedi Karan.
''Ben ne yapacağımı biliyorum.Sen rolüne odaklan.''dedi Nur.
''Dikkat rolüne fazla kaptırma.Bir de senin aşkın ile uğraşamam.''dedi Karan.
Nur sırıttı. ''Ben..Sana..Aşık...Bırak bu aile işini.Sen dizi yaz.Bu zehir gibi fikirleri boşa harcama.''dedi alayla.
''Sen geç dalganı .''dedi Karan.
Nur sinirden gülmeye başladı. ''Nelere katlanıyorum ben..''dedi.
***--***
Zeynep ve Emre lüks bir restoranda baş başa yemek yiyorlardı.
''Zeynep, bu bizim için bir şans mı?''dedi Emre.
Zeynep çatalını ve bıcağını masaya bırakıp ''Konuşmak için sadece..Ben aslında..''diyecekken.Emre elini kaldırdı. ''Dur..Kötü haberi yemeğin sonuna sakla.Ne olursa olsun bu yemeğin keyfine varmak istiyorum.''dedi.
''Peki..Yemeğin sonunda konuşalım.''dedi Zeynep ve yemeğine devam ettiler.
''Nasıl gidiyor?''dedi Emre.
''Ne nasıl gidiyor ?''dedi Zeynep.
''Genel olarak hayat...İş ..ev..Nur..''dedi Emre.
''Sağolsun bazı arkadaşlar işimizden etti .Ama yeni bir yer buldum..''dedi Zeynep sitemle.
''Böyle olacağını bilmiyordum.Patronunla konuştum ama işe dönmemişsin.''dedi Emre.
''Kendi emeğimle değil başkalarının sözlerinin hakim oldu, bir iş istemiyorum.''dedi Zeynep.
Emre salataya çatalını batırıp ''Hep bir laf sokma..Çok güzel muhabet ediyorsun.''dedi.
''Beni aldatan,aşağılayan, eski lise sevgilimle bu kadar konuşabiliyorum.Kusura bakma.''dedi Zeynep.
''Laf sokmayı bile, laf sokma ile cevap vermen ayrı bir yetenek.''Dedi Emre .
''Double laf sokma..Yetenek ne yaparsın.''dedi Zeynep.
Emre işten konuşmanın işe yaramayacağını anlayınca konuyu değiştirmeye kararı aldı. ''Nur nasıl?''dedi.
''Sen..Sen Nur'un nasıl olduğunu mu soruyor.Hayret ,insanlık belirtileri gösteriyorsun.Bu iyi bir şey.''dedi Zeynep
''Laf sokmak konuya değil bana özel galiba.''dedi Emre sırıtarak.
''Hah şunu bileydin.''dedi Zeynep.
''Bir insanlık belirtisi daha göstereyim.İşe falan ihtiyacı varsa.Şirkete gelsin.Hallederiz.Senin hatrına.Biliyorsun ben pek ..''dedi Emre .
''Haz etmiyorsun.O da söylemişti.''dedi Zeynep.
''Nur mu?''dedi Emre.
''Öyle..''dedi Zeynep.
''Yani ilk başlarda seviyordum ama Mert'i çok üzdü.Çocuk perişan oldu onu yüzünden.Kusura bakmasın ama Nur hakkında fikrim değişmeyecek..''dedi Emre.
''Mert sanki sütten çıkma ak kaşık.Lisede olanları ne çabuk unuttun.''dedi Zeynep.
''Tamam ama Nur da suç var.Ümit verip verip başkalarına gidiyor.''dedi Emre.
''Doğum günündeki videoyu neydi?Kız ona şans verdi.Ama o intikam almayı seçti.Açma eski defterleri.Zararlı çıkarsın.''dedi Zeynep.
'' Açalım kim zararlı çıkacak...''Dedi Emre.
İkili tartışmanın dozunu yükseltmişti.Sesleri yan masaları rahatsız ediyordu.
''Aç aç bakalım..''dedi Zeynep.
''Ne Savaşı biter Ne Batuhan 'ı.Polisler evden çıkamadı.Pars ve Mete kardeşleri saymıyorum bile..''dedi Emre .
''Savaşla sevgili oldu kabul ama ayrıldılar.Diğerlerine sadece arkadaş gibi davrandı.''dedi Zeynep.
''Peki ya ölü sevgilisi için hepimizi bombaların içinde bıraktığı da mı yalan?''dedi Emre.
''Nur kimseyi zorlamadı.Onlar kendi tercihi ile orada kaldı.''dedi Zeynep.
''Başka bir şey demiyorum sana.''dedi Emre.
Garson masalarına yaklaşıp ''Lütfen sesinizi alçaltır mısınız?Müşterilerimiz rahatsız oluyor.''dedi.
Zeynep peçeteyi masaya bırakıp ''Zaten kalkıyorum..''dedi ve çantasını alıp ''Bizden bir halt olmaz..''dedi ve çıkışa doğru ilerledi.
''Zeynep dur....Zeynep...''diye bağırdı..
''beyefendi sesiniz...''diyeceken Garson.
''Hesabı getir hesabı ...''dedi Emre ve etrafa baktı. ''Siz hiç mi kavga etmediniz..Azıcık sesimiz fazla çıkmışsa ne olmuş.''derken garson hesabı getirdi.Hızla ödeyip çıktı.
Restorandan çıktığında etrafa baktı.Zeynep'in ileriye doğru yürüdüğünü gördü.Koşarak peşinden gitti. ''Zeynep bekle..''dedi.
''Git başımdan Emre..''dedi Zeynep ve yoluna devam etti.
Emre,Zeynep'e yetişmişti.Kolundan tutup kendine çevirdi. ''Konuşacağız ..''dedi.
''Yeterince konuştuk.Bırak beni.''dedi Zeynep.
''Farkında mısın kavgamız bile başkası içindi.Zeynep ben artık kendi kavgamız olsun istiyorum.''dedi Emre.
''Ne saçmalıyorsun sen?İçtiğin su kafa yaptı galiba.''dedi Zeynep.
''Hah...bu işte..Bana laf sok..Benimle konuş...Benimle kavga et..Her şeyi benimle yap.''dedi Emre.
''Emre denedik bizden olmuyor.''dedi Zeynep.
''O zaman lisedeydik.Çocuktuk..Artık ciddi bir ilişki istiyorum.''dedi Emre.
''Evlilik mi?''dedi Zeynep şaşırarak.
''Zamanı gelince o da olur.İlk başta sevgilin olmak istiyorum.''dedi Emre .
''Emre ben..yapamam...''dedi ve arkasına döndü.
Emre,Zeynep'in kolundan tutup kendine çekti. ''Bu da fikrini değiştirmez mi?''dedi ve dudaklarına kapandı...
Zeynep donup kalmıştı.
***-***
''Aşkım,abinin sevgilisini görmen lazım..Çok rüküş.Tanışmaya kotla gelmiş.İnanabiliyor musun?''dedi Tuğçe.
''Abim varoş seviyor bilmiyor musun?...''dedi Kaan
''Kız çok tanıdık ama çıkaramadım.''diye mırıldandı Kartal arka koltukta.
''Yemeğe niye davet ettiniz ki?Birde o kızı çekeceğiz.''dedi Kaan.
''Aslında Abinde gelmeyecekti.Kahraman amca zorla yolladı.''dedi Kartal.
''Tabi yaa.Kızı sevmedi Kahraman amca.Hatta Karan abiye görüşeceğiz seninle falan dedi.İlk defa babanı öyle gördüm.''dedi Tuğçe
''Çok şey kaçırmışım.''dedi Kaan sırıtarak. ''Daha çok merak ettim kızı.''dedi.
''Kaan!!''dedi Tuğçe.
''Hemen kıskanma canım.Sen benim için bir tanesin.''dedi Kaan ve Tuğçe'nin elini öptü.
''Aşkım benim.''dedi Tuğçe.
Kartal yüzünü buruşturdu. ''Aşkınızı bölüyorum ama gelmedik mi?''dedi.
''Geldik..''dedi Kaan ve aracı durdu.
''Sonunda..''dedi Kartal ve araçtan indiler.
''Eee bunlar gelmedi.''dedi Tuğçe .
''Biz içeri girelim.Gelirler.''dedi Kaan anahtarı vale verdi.
''Haklısın aşkım..''dedi Tuğçe ve Kaan'ın elini tuttu.
Onlar içeri girerken diğer araçlarda gelmişti.Elif ve korumlar kapıda beklediler.
Karan,arabadan inip Nur'un kapısını açtı. ''Buyrun.''dedi.
''Sağol ..''dedi Nur ve restorana bakıp üzerine baktı. ''Yine aranızda en paspal benim.''dedi.
''Olsun sen herhalinle paspalsın.''dedi Karan ve kolunu uzattı.
''Sağol yaa..Çok kibarsın .''dedi Nur alayla.Koluna girip ''Başlasın mı oyun?''dedi.
Karan kolundaki Nur'un elini tuttu. ''Başlasın.''dedi ve beraber içeri girdiler.
''Nerede kaldı bunlar?''dedi Kaan.
''Aşkım açsan siparişi verelim.''dedi Tuğçe .
''Yok şimdi laf eder abim.Bekleyemediniz diye.Hiç çekemem onun çenesini.''dedi Kaan.
''Gerek kalmadı geldiler.''dedi Kartal ve girişe döndü bakışlar.
''Sonundaa..''dedi Kaan ve girişe baktığında donup kaldı. ''Bu..''dedi yutkundu.
Nur ve Karan gülümseyerek masaya geldiler.
Nur ,Kaan'a baktı. Bakalım nasıl davranacak. Elini uzattıp ''Sizinle tanışmadık.Ben Nur...Siz?''dedi.
Kaan öylece Nur'a bakıyordu.
Tuğçe,Kaan 'ı dürttüp ''Aşkım kızın eli havada kaldı.''dedi.
''Haahh.Pardon...Ben Den..şey..Kaan.''dedi ve elini sıktı.
''Memnum oldum..Simanız çok tanıdık.Sizi birine benzetiyorum ama çıkaramadım.''dedi Nur.
''Aşkımı bir çok ünlüye benzetirler.''dedi Tuğçe.
''Muhakkak ...Elimi artık alabilir miyim?''Dedi Nur.
''Ben sevgilim elini o kadar tutmadım.Bırak oğlum yengenin elini.''dedi Karan şakayla karışık.
''Pardon unutmuşum.''dedi Kaan elini çekti.
Karan, Nur'un sandalyesini çekip ''Buyur canım.''dedi.
''Sağol tatlım.''dedi Nur ve oturdu.Yanında Karan oturup ''Eee ne yiyoruz?''dedi.
''Deniz..''dediğinde Nur Kaan hemen ''Efendim..''dedi.
Herkes Kaan'a bakmıştı. ''Şey bana seslendiniz sandım.''dedi.
''Adınız Deniz'se size seslenmiş olabilirim.''dedi Nur alayla.
''Yok adı Kaan..''dedi Tuğçe.
Sen de her şeye atlamasan olmaz.Nur sahte gülümsemesiyle ''Anladım.Bende Deniz ürünleri yiyelim diyecektim zaten.Kaan efendim diyince şaşırdım.''Dedi.
''Pardon benim hatam.''dedi Kaan.
''Canım sen Deniz manzarasını seversin.Yer değişterim istersen.''dedi Karan
''Artık Deniz midemi bulandırıyor tatlım.''dedi Nur.
Her Deniz deyişinde Kaan masada kıvranıyordu.
Kartal muhabbetten sıkılıp Garson 'a dönüp ''Bakar mısınız?''dedi.
''Buyrun efendim.''dedi Garson ve kağıdını kalemi çıkardı.
''Hanımlar ne yiyorsunuz?''dedi Kartal.
''Ben ızgara tavuk salata.''dedi Tuğçe .Gözler Nur'a döndü.
Nur , Garsona dönüp ''Deniz ürünleriniz neler?''dedi.
''Deniz börülcesi,Deniz ürünleri yahnisi,Deniz mahsülü spagetti Deniz kestanli ...''diye sayarken Garson.Kaan ayağa kalkıp . ''Elimi yıkayacağım.''dedi ve masadan kalktı.
''Aşkım senin yerine sipariş veririm.''dedi Tuğçe.
Kaan eliyle işaret verip gitti.
Nur ve Karan gülerek birbirlerine baktı.
****-***
Özcan erkenden ,Nur'un eski evinin önüne gelmişti.Bir köşede gizlenip evi izliyordu.Telefonu alıp ''Başkan nerede kaldın?''dedi.
''Özcan sen misin?''dedi Nur uykulu sesiyle.
''Başkan sen uyuyor musun hala?''dedi Özcan .
''Özcan bu saate her insanın yaptığı gibi uyuyorum.Sanada tavsiye ederim.''dedi Nur.
''Başkan ayşe tatile çıkacak ya..Sen neredesin?''dedi Özcan.
''Ne Ayşesi ne tatili.Özcan sen ne saçmalıyorsun?''dedi Nur ve yataktan kalktı. Zeynep hala uyuyordu.Ayağa kalkıp perdeyi açtı.Hava daha yeni yeni aydınlanıyordu.
''Başkan şifreli konuşuyorum.Telefonlar dinleniyor olabilir.''dedi Özcan.
Nur yatağına oturup ''Sakın bana evin önünde beklediğini söyleme.''dedi.
''Hayır Başkan.Evin arkasında bekliyorum.''dedi Özcan.
Nur eliyle anlına vurup ''Özcan geçen söylediğim zeki lafını bir şey daha ekliyorum.''dedi.
''Ne başkan?''dedi.
''Geri..Geri zekalısın Özcan.Kapat telefonu.Birazdan oradayım.Gelince seni tatile çıkaracağım.Hemde tek gidiş...''dedi Nur sinirle telefonu kapattı.
Zeynep uykusundan uyanıp ''Ne oldu Nur?''dedi.
''Klasik Özcan işte.Uyu sen..''dedi Nur ve üzerini değiştirmeye başladı.
''Saat kaç?''dedi Zeynep.
''Beş buçuk..''dedi Nur.
''Manyak mı bu ya?Bu saate niye arıyor seni?''dedi Zeynep .
''Şey yaa...Babası pazarcıya erkenden tezgah kurmuşlar.''Dedi Nur.
''Onu anladık seni niye arıyor?''Dedi Zeynep .
''Şey..ııııı ...''diye düşünürken Nur.
''Yalan bulamadın...''dedi Zeynep .
''Gerçeğide söylemek istemiyorum.''dedi Nur.
''Başınızı belaya sokacak bir şey gibime geliyor.''dedi Zeynep.
''Yok canım alışveriş yapacağız.Bunu bilsen yeter.''dedi Nur vee çantasını alıp Zeynep'i yanağında öptü. ''Kahvaltıya kadar geliriz.''dedi ve odadan çıktı.
Zeynep odadan bağırdı. ''Dikkatli olun...Aradığım zaman gelin.''dedi.
Nur ayakkabısını giyip ''Tamam.''dedi ve evden çıktı.
Zeynep yatağına yatıp ''İnşallah..''dedi.
***--***
Demir esneyip ''Sabahın köründe ne toplantısı yaa.''dedi ve Doruk'u dürttü.
Masada uyuyan Doruk''Haa haa...''diye etrafa baktı.
İğrenerek masaya baktı. ''Salyalarınn akmış masaya.''dedi.Doruk eliyle ağzını silip ardından hırkasını koluyla masayı sildi. ''Tertemiz oldu işte.''dedi.
Destan da kollarını göğüsden bağlamış öylece bekliyordu.
''Abi ne iş bu Yonca...Ayakbağısı olacak gibi.''dedi Demir.
''Kızı yok sayamayız.Bir nevi patron yarısı.''dedi Doruk.
''Patron yarısı ne be! Kız bildiğin çeyrek porsiyon.''dedi Demir sırıtarak . ''Boyu görmedin damacana kadar.''dedi.
''Damacana bi tık daha uzun gibi geldi bana.''dedi Doruk sırıtarak.
Destan hafif bir tebessüsüm etti.
''Boyum bu kadar ilginizi çektiğinize göre sizin takımlar benim boyda galiba..''dedi Yonca ve masanın baş köşesine geçti.Habil ve Kabil hemen arkasında.
Destan bıyık altından gülerken Demir sinirlenmişti.
''Biz takım elbise giymedik ki?''dedi Doruk saf saf.
''Arkadaş ekibin en safı...Bu çenesi seyirende asabisi...Sende coolu oluyorsun galiba.Komedi üçlüsü..''dedi Yonca.
''Sandalyeye oturup konuşsanız...Aaaa pardon zaten oturmuşsunuz...Malum boy farkı masadan sizi göremedik.''dedi Demir.
''Sende beynini takıp konuşsan...Aaa pardon zaten takmışsın...Malum zeka farkı koca kafandan göremedim.''dedi Yonca.
''Uuuu ağır laf...Benim altımda kal o lafın altında kalma ...''Dedi Doruk gaz vererek.
''Doruk ,körükleme...''dedi Destan.
''Erkekler arasında laf dalaşı olur değil mi Yonca?...Sonuçta hepmiz erkeğiz..''dedi Demir sırıtarak.
''Yonca hanımla düzgün konuş.''dedi Bilgehan ve masadaki yerine geçti.
''Aaa kadın mıydın sen?Ben bıyıklardan erkek sandım.Pardon yaa...Benim hatam...''dedi Demir ..
''Benden iyi kıvırıyorsun....Lafları ..''dedi Yonca
''Ben şimdi...''diyecekken Demir.
Destan araya girdi.''Yeter artık...iş konularına gelelim.''dedi.
''Destan bey haklı...Tahsilatlar artı...Yakup Babanın hapse girdikten sonra kimse borcunu doğru düzgün ödemiyor.Hep erteliyorlar.''dedi Bilgehan
''Patroniçe diliyle herşeyi halleder.Yollasaydınız onu.Adamlar çenesini çekmemek için verirlerdi parayı.''dedi Demir alayla.
''Yonca hanım tahsilata gitmez.O para verme işinde.Siz tahsilatı yapacaksınız.''dedi Bilgehan.
Destan, ''Habil ile Kabil?''dedi.
''Onlar,Yonca hanımm ve burayı korumakla görevli.Tahsilatta yalnızsınız.''dedi Bilgehan.
''Ne o?Korktunuz mu?''dedi Yonca.
''Biz hiçbir şeyden korkmayız..Allahtan başka..''dedi Demir ve ayağa kalktı. ''Gözlüklü ver şu tahsilat yerlerini.''dedi.
Bilgehan siyah çantasından bir kağıt çıkardı. ''Tornavida Yusuf..İlk taksidi ödemedi..İkincisi geldi..Adresi burada.''dedi.
''Tamirci mi?''dedi Doruk.
Yonca gülüp ''Bir nevi.İnsan tamircisi..''Dedi.
''Hallederiz ..''dedi Demir ve ayağa kalktı.
Yonca ve Destan hariç diğerleri odadan çıktılar.
''Gitmiyor musun?''dedi Yonca.
Destan ayağa kalkıp Yonca 'nın karşısına geçti.Yüzüne yaklaştı.
''Ne..ne..yapıyorsun?''dedi Yonca kekleyerek.
Destan sırıttı. ''Baban haklıymış.''dedi ve geri çekildi.Arkasına dönüp kapıya ilerledi.
''Ne söyledi babam sana?''dedi Yonca sinirle.
''Çok şey...''dedi Destan ve odadan çıktı.
''Aaaahhh...''dedi Yonca sinirle masaya vurdu.
***-**
Nur eve yaklaştığında Özcan'ı çalılıkların arkasında gördü.Sinsice sırıttı. ''Sen beni sabahın köründe kaldırısın değil mi!''dedi ve eline bir sopa alıp sessizce yaklaştı.
Sessini kalınlaştırıp ''Kaldır ellerini polis..''dedi.
''Abi ben körüm...Yolumu kaybettim yardım edin.''dedi Özcan ve arkasına döndüğünde ''Başkan...''dedi rahatlayarak.
Nur gülüp ''Seni çakal demek kör taklidi..''dedi.
''Zeka başkan.''dedi Özcan ve parmağını başına götürüp ''Beyin işte çalışıyor.''dedi.
''Göster marifetini...Eşyalarımı alalım.''dedi Nur .
Özcan anahtarı gösterip ''Başkan evde dört üniversite öğrencisi yaşıyor.Her sabah sekiz buçuk gibi evden çıkıyorlar.Dörde kadar hatta daha uzun süre gelmiyorlar.Az ilerde kamyonet ve iki adam var.Eşyaları kamyonete yükleyecekler.''dedi.
''Özcan ben sadece bir iki bir şey alacağım.Kamyonete gerek yoktu.''Dedi Nur.
''Olmaz başkan.O belleşçi öğrençiler senin eşyalarına kondu.Tabiki hepsini alacaksın.Hakkın o senin.''dedi Özcan .
''Özcan bu resmen soygunluğa girer.Olmaz yakalasalar hapse düşeriz.''dedi Nur
''Başkan kapıyı anahtarla açıyoruz.Ne soygunu?Bak..gidiyorlar..''dedi Özcan.
Nur kapıya balktığında üç kişi çıkmıştı..
''Eee bir kişi kaldı..''derken Nur garajın kapısı açıldı ve araba gözüktü.
''Bu araba...''dedi Nur.
''Yaa..Bak beleşçilere birde utanmadan arabanı kullanıyorlar.''dedi Özcan .
''Yok demişti.O kız...''dedi Nur sinirle.
''Kara kız mı?Yapar o?Sataniz o kız, kedi falan kesiyordur.Baksana tipine.En çok ondan korkuyorum.''dedi Özcan
''Tamam yapalım.''dedi Nur .
Sarı şekeri gözünün önünden giderken üzülmüştü.
''Merak etme başkan.Ben bir plan daha yapıp sarı şekeri alırız.''dedi Özcan
Nur başını sallayıp. ''Biraz bekleyelim.''dedi.
Beş dk sonra Özcan ''Başkan şimdi zamanı.''dedi.
İkili etrafı kolacan ederek eve yaklaştı.Özcan kapıyı açarken Nur sürekli arkasına bakıyordu.Çok huzursuz hissediyordu.
Eve girip kapıyı kapattılar.
Nur eve girince gözünün önünce anılar canlandı.Neler yaşamıştı bu evde?
''Başkan nereden başlayalım?''dedi Özcan.
Nur etrafa bakıp ''Tablo ve heykelleri alalım.''dedi.
''Yükte hafif pahada ağır..Mantıklı.''dedi Özcan ve işe koyuldu.
''Özcan ben bodrumdan birkaç şey alacağım.''dedi Nur ve aşğıya indi.Herşey bıraktığı gibiydi. ''Aaaa kıyafetlerim....Ayakkabılarım...Çantalarım..''dedi ve kolilere baktı. ''Bebeklerim sizi çok özledim.''dedi.Sandığına dokundu. ''Sen bir süre daha burada kal...''dedi ve kolileri yukarı taşımaya başladı.
Özcan da tabloları ve heykelleri toplamıştı.
''Başkan sadece bunları mı alacaksın?''dedi Özcan.
''Gerisi onlara kalsın.Ben alacağımı aldım.Kıyafetlerim çanta ve ayakkabılarım.Hem babannemden kalan antiklar..''dedi Nur.
''Peki..arabayı çağırıyorum.''dedi Özcan ve telefon eline alıp ''Abi kapının önüne gelin.''dedi ve telefonu kapattı.
''Hadi dışarı çıkaralım..''dedİ Özcan
Özcan tabloları, Nur küçük heykelleri almıştı.Nur kapıyı açtığında ...
''Köre yardım edin...Yolumu kaybettim...''dedi Özcan.
Nur, Özcan'a vurup ''O burada işe yaramaz..''dedi.
''Nur?''dedi bir ses...
Yeni bölümle karşınızdayım.
Bölüm nasıldı?