Elimdeki parçalanmış peçeteyle bir kez daha akan göz yaşlarımı sildiğimde bakışlarım saatlerdir kapalı olan televizyondaydı. Gözlerim boş boş televizyonda gezerken küçüğümün gitmiş olduğu gerçeğiyle bir kez daha dudaklarımın arasından kaçan hıçkırığa engel olamazken, kenardaki yastıkla ağzımı kapatarak omuzlarımın sarsılmasına izin verdim. Ateş Kuzey bey ve Şehri"yi hava alanına bırakmak için gitmiş, ve kati bir üslupla benim gelmeme mi, geldiğim taktirde ağlayarak Şehri'yi üzeceğimi söylemişti. Elimdeki işlevini yitirmiş peçeteyi diğerlerinin yanına koyarak yeni bir tane daha aldığım da kızaran gözlerimi bir kez daha sildim. Çelik kapının açılmasıyla hızla ayağa kalkarak kızaran yanaklarımı saklama çabası ile yukarıya doğru koşmaya başladım. Tam çelik kapının önünden geçecek iken

