13

2008 Kelimeler
Tahir ile nikah tarihi almıştık, 2 gün sonra yıldırım nikahı kıyılacaktı. Tahir, albay ile konuşmuş, 2 hafta izin almıştı. Şuan ise umay ile birlikte genç odası takımı almaya gelmiştik " tahir, niye alacağız şimdi. Çok gereksiz. " " olmaz öyle şey, umay misafir odasında kalamaz. " " ama neden. " " çünkü benim kızım misafir değil " Oflayıp goz devirdiğumde elimden tuttu. " hadi asel. Hadi. Daha araba bakacağız. " " arabayı ne yapacağız. " " arabasız ne yapacağız. " dediğinde kaşlarımı çattım. " neden bu kadar masraf çıkartıyorsun. " " masraf çıkartmıyorum. " " ya ne yapıyorsun. " " ailem için alış veriş yapıyorum. Benim kızım misafir odasında kalmayacak, zaten araba alacaktım siz bahane oluyorsunuz. " " allah allah. " " aynen. " Mağazanın önüne geldiğimizde içeriye girdik. Umay bıkkınca etrafa bakıyordu. " sana oda takımı bakmaya geldik. " Umay bize döndüğünde gözlerine şaşkın bir ifade yerleşmişti. " nasıl yani. " Bu sefer ben konuştum. " sana oda bakmaya geldik. " " ne gerek var ki. " " al birini vur ötekine. Anasına bak kızını al. Güzel kızım benim. Misafir odası, misafirlerin kalması için. O odayı sen kullanacaksın ve misafir olmayacaksın. Bu yüzden o eşyaları gönderip, yerine sana çok güzel bir oda dizayn edeceğiz. Şimdi eşya bakıyoruz. " " tahir abi, cidden gereksiz. Kalırım ben orada. " Tahir takmadan ilerlemeye başladı. " bak şuradakiler güzel gibi. " Umayın yanına gidip alnından öptüm. " tahir bundan vazgeçmeyecek. Çabalıyor, izin ver. Gidin bakın hadi. " Umay tahirin yanına ilerlerken bende onları izliyordum. Umayın okul mevzusunu tahir ile konuşacaktım. Onlar oda bakarken bende peşlerine takıldım. " aşırı pembe burası. Ayrıca çocukça. Ben çocuk değilim. " dediğini duydum. Baktığı yer cidden aynıydı. " e bak o zaman " tahir iki elini açıp isyan ettiğinde ne yapmaaya çalıştığını anlamıştım. Kendisi kötülerini seçerek, umayı bıktıracak ve umayın istediğini seçmesini sağlayacaktı. Umay etafa bakarak ilerlediğinde arkasından güldüm. " cidden iğrenç bir oda. Bu odayı tasarlayan kişiyi si..." beni gördüğünde sözünü düzeltti. " seveyim. " " asıl ben senin seçtiğin odayı si, pardon seveyim. " gönderme yaptığımda tek kaşını kaldırdı. " umayın peşinden git, beğendiği olursa sana söyler. Çekinmesin, bende paradan bol bir şey yok. " " belki vardır. " dediğimde nefesini tuttu. Aynı anda bende. Lan ben ne dedim!!!!!!! " a-anlamadım. " dediğinde boğazımı temizleyip düzelttim. " sevgi vardır, senin parandan bol sevgin var. " Alt dudağını dişleri arasına alıp ısırdı ve gözlerini kapattı. Umayın yanına ilerlerken arkamdan güldüğünü işittim. " anne. Bu oda nasıl. " dediğinde gösterdiği yere baktım. Mor ağırlıklı bir odaydı. " bence güzel, ama senin içine pek sinmemiş gibi. " " bilmiyorum. Pek hoşuma gitmedi. Ama yine de güzel. " " istemediğin bir şeyi alma, gerçekten beğenirsen al. Git biraz bak, başka yerlere bakarız olmadı. " " yük oluyormuşum gibi hissediyorum. " dediğinde kaşlarımı çattım. " o ne demek güzelim. Neden yük olasın bize. " " benim yüzümden evleniyormuşsun gibi geliyor. " " öyle bir şey düşünme, istemediğim bir evlilik yapmıyorum. Ayrıca tahir abin elinden geleni yapıyor, yük olmuyorsun. Sadece sana baba olmaya çalışıyor. " " bilmiyorum. Kafam çok karışık. " Tahir yanımıza geldiğinde umaya baktı. " tahmin edeyim, buradakileri beğenmedin. " Umay başını salladığında tahir göz kırptı. " bir arkadaşım ile konuştum, iç mimar. O yardımcı olacak. Gidelim mi. Yemek yiyelim, çok acıktık. " Başımı salladığımda tahir umayı kolunun altına aldı ve başını öptü. Benimde elimden tutup ilerlemeye başladı. Karşıdaki aynadan baktığımda garip durmuyorduk. Aksine... Bir aile gibiydik. *** Önümüzdeki hamburgerleri yerken bir yandan tahirin anlattıklarına gülüyorduk. " daha sonra komutan dedi ne oldu. Anlamadım en başta, serdarı dövme sebebimi mi soruyor, adamın elini kırmamı mı, yoksa sizi mi. Sonra kafama vurdu. Jeton anca düştü, görev hakkında bilgi verdim. Adamı sorguya götürdüler falan. Sonra sizden bahsettim biraz, dedi tanışalım bi. Sonra sizi çağırdı. Öyle yani. " " serdar abiyi niye dövdün. " " annene çok güzel bir kadın dedi " dediğinde tek kaşımı kaldırdım. " güzel değil miyim. " diye sorduğumda bana döndü. " güzelsin... hemde çok güzelsin, ama bunu başkasının söylemesine sinirlendim. Dönsün önüne, bakmasın. Allah allah. " Ben ilk söylediğinde kalmıştım Hemde çok güzelsin. Son patates kızartmasını ağzıma atıp, elimi peçeteye sildim. " şimdi ne yapacağız. " diye sordu umay. " ilk başta benim dükkana gideceğiz, araba alacağız oradan. Sonra biraz dolaşırız. Hava güzel. Oda işini hallettik sayılır. Bu iki hafta izinliyiz. Poyrazlar, memleketlerine gidecekler. Diğerleri kendi hâllerinde. " " senin dükkan derken, ne dükkanı. " " araba galerim var benim. " dediğinde öksürük krizine girdik. " neyin var, neyin var. " dediğimizde güldü. " ben zenginim diye boşuna demiyorum, babaannemin mirası. Araba galerim ve 2 tane müstakil, 3 tane villam var, farklı şehirlerde olduğu için müstakilleri kiraya verdim. Villalar duruyor. " " sen bildiğin zenginsin. " dedi umay. Onaylayarak başımı salladım. " yani, ben dedim. " diyerek övününce güldük. " hadi gidelim. Araba alacağız daha. " " bir şey soracağım, eğer araba galerine gideceksek para vermeden almamız gerekmez mi. " " satın alacağız demedim, garajdan alır gibi alacağız. " Umayın dudakları aralandığında ayaklandık. 10 dakikalık bir yürüme ile lüks olduğu her halinden belli bir galeriye girdik. Birbirinden lüks arabalar vardı, fakat tahir ne alacağımızı biliyor gibi ilerlemeye başladı. " hoşgeldiniz efendim, buyurun nasıl yardımcı olabilirim. " " benim kıymetliyi getir. " " nasıl isterseniz efendim, bakımları dün yapıldı. " " tamam. " Adam hızlıca yanımızdan ayrılırken umay siyah porshelere bakıyordu. Bir sure sonra dışarıdan bir araba sesi geldiğinde kapıya döndüm. Beyaz bir range rower vardı. Mükemmeldi. " bu benim kıymetlim, yani artık 5. Kıymetlim. Harp okulu okurken kullanmaya başlamıştım. Sonra da işte öyle. " " diğer 4 kıymetlin kim. " diye sordum. " 1. Vatan,- 2. Bayrak,- 3. Sen,- 4. Umay. " Yanaklarım ısındığında önüme döndüm. Umay hâlâ porshe ye bakıyordu. " kızım, istersen onu alalım. " " yok, ehliyet aldıktan sonra bu araba bana ait olacak. " Dedikleri ile tek kaşımı kaldırdım. Hiç bir zaman böyle bir şey dememişti. Bu ilkti. " çok sevdiysen, sana ayırtırız bunu. " " çok sevdim, çok beğendim. " Tahir görevliye döndü. " ayırın benimkilerin yanına. " Adam arabayı çekmeleri için çalışanlara seslenirken umay yanımıza geldi. " teşekkür ederim." dediğinde tahirin yüzünde bariz bir gülümseme vardı. Kızı ile yakınlaşıyordu. " ikinize de canım feda. " diyerek umayı alnından öptü. " evet, araba işini hallettiğimize göre şimdi oda kısmına gelebiliriz. " *** " evet ustam, yani çocuksu olmayacak. Çokta yetişkin işi olmayacak. Senin zaten 3 kızın var. Anlarsın. " " anlarım oğlum anlarım. Bana renk belirtsen yeter. " " pembe, mor, beyaz. Boğucu olmasın. " " tamam evladım, normalde 2 hafta sürer. Ama elimizde güzel, buraya tam oturan, hanım kızımızın çok seveceği bir örnek var. Müsait olursanız hemen yarın halledelim işi. " " valla çok iyi olur usta. Yarın buralarda değiliz zaten. Müsait olursunuz. " " tamam o zaman. Yarın sabah 8 gibi geliriz. Akşam olmadan iş biter. " " saol abi. " " ne demek aslanım, az emek vermiyorsunuz bu vatan için. Bizim boynumuzun borcu. " " eyvallah. " Dükkandan çıktığımızda aklımda dönen tek bir soru vardı. " yarın nereye gideceğiz. " " sürpriz. " " kim kim. " " sadece biz. Sen, ben, kızımız. " Kızımız... Gülümsedim. " kaçta kalkacağız. " " erken, 6 gibi falan. " " Odayı boşalttık zaten, halı var sadece. " " ne ara boşalttın orayı. " " sabah oda bakmaya gittiğimiz sırada aradım timi. Onlar hallettiler. " " yarın ne yapacağız peki. " " sürpriz dedim ya güzelim. " " iyi tamam. Söyleme. " diyerek omuz silktim. Omuzumdan tutarak beni kendine çektiğinde, başımı kaldırdığımda burun buruna geldik. Nefesini dudaklarıma verdiğinde istemsizce dudaklarına baktım. Oda benim dudaklarıma baktığında burnunu burnuma sürttü, meydan okuyarak nefesimi dudaklarına verdiğinde göz bebeklerinin büyüdüğüne şahit oldum. Yutkunduğunda, hareket eden adem elması ile titrek bir nefes verip bir adım gerilemiştim. Dışarıdaydık ve yaptığına bak. Tövbesteyşın. Arabaya bindiğimde umay arkada sırıtıyordu. " ağzını açıp tek kelime edersen seni döverim umay. " " bir şey demedim. " derken bile gülmemek için dudaklarını ısırıyordu. " hı,hı. Hiç demedin. " Tahir arabaya bindiğinde çalıştırıp ilerlemeye başladı. Sessiz süren yolculuğumuz ile, eve vardığımızda asansör ile eve çıkmıştık. Eve girdiğimizde tahir, duş alacağını söyleyip odaya ilerledi. Umay ise oturma odasında televizyon izliyordu. Bende mutfakta yemek ısıtıyordum. Sofrayı hazırlayıp yemekleri masaya koyduğumda önce umaya seslendim. " efendim anne. " diyerek yanıma geldiğinde sofrayı gösterdim. " hadi otur koyuyorum çorbayı. " " tahir abi?. " diyerek sorduğunda tabağı masaya koydum ve cevap verdim. " onu da çağıracağım şimdi. Sen otur, başla. " İkiletmeden oturup yemeğe başladığında ekmeği uzatıp odaya doğru ilerledim. Kapıyı açıp içeriye girdiğimde tahir daha çıkmamıştı. Yatağın kenarına kıyafetler hazırlanmıştı. Tişörtüme dışarı kokusunun sindiğini fark ettiğimde dolaba doğru ilerleyip içinden yeni şort, ve tişört çıkarttım. Kapıdan ses gelmediğinde hemen pantolonumu çıkartıp mavi kot bir şort giyindim. Ardından tişörtümü çıkartıp yeni tişörtü giymek için hamle yaptığımda banyo kapısının açılması bir oldu. Hay lanet. Aynen iç ses, hay lanet. Tahir, beline bağladığı havlu ile saçını kurulayarak çıktığında, ben elimdeki tişört ile kaldım. Altımda kalçamın bir karış altında biten, kalçamı tam saran bir şort, ve üzerimde siyah bir sutyen vardı. Tahir bana baka kaldığında bende ona baka kalmıştım çünkü şuan nasıl göründüğünün farkında değildi. Saçlarından damlayan sular göğsünden kasıklarına iniyor, kasları bir şaheser gibi görünüyordu. Derimin altı ısındığında bacak arasına bakmamak için kendimi zor tutuyordum. Yüzüne odaklandığımda onun gözleri, benim açık bacaklarımda ve göğüs çatalımda geziniyordu. Saçını kuruladığı havluyu yatağın üzerine atıp bana yaklaştığında bir adım geriledim. Bana yaklaştı. Ben geriledim. En sonunda sırtım dolaba yaslandığında bir adım daha atıp tamamen dibime girmişti. Bir elini çıplak belime koyup kendine çekti ve bedenlerimizi birleştirdi. Hissettiğim şey ile titrek bir nefes aldım. " tahir. " Bir saniye bile beklemeden cevap verdi. " ömrüm. " " ne yapıyorsun. " " ne yapıyor muşum. " " bilmiyorum. " Dudakları tam dibimdeyken hiç bir şeye odaklanamıyordum. Kokusu bedenimi mayıştırırken dibine daha çok sokuldum. Ellerim göğsünde dururken onun bir eli belimde, diğer eli sırtımdaydı. Dudakları ilk önce şakağıma değdi, daha sonra sürterek yanağıma geldi. Yanağımı ona sürttüğümde içli bir nefes verdim. Dudaklarını, dudağımın kenarına bastırdığında beni öpmesi için yanıp tutuşuyordum. Tam hamle yaparak dudaklarımızı birleştirecekken kapı zilinin çalması bir oldu. Daha sonra umayın sesini işittik. " ben bakarım. " Nefesimizi tutarken gözlerimiz birbirine kenetlendi. " bu sefer ağır söveceğim. " " bu sefer bende. " dediğimde umursamadan iki elini de kalçama indirerek sıktı, ve kendisine bastırdı. İnlememek için dudaklarımı dişledim. Dudaklarımız birbirine değecekken umayın sesini duyduk. " anne, tim gelmiş. " " geliyoruz kızım. " " tamam. " Tahirden uzaklaştığımda tahir alnını, aynaya yasladı. Ben tişörtümü giyinip, üzerime dizlerimin altında biten hırkamı giyindiğimde tahir banyoya adımladı. " nereye. " " banyoya. " " daha yeni çıktın. " " şimdi yine giriyorum. " Dudaklarımı dişledim. " yapma dudaklarına şunu, kendimi durduramazsam yataktan çıkamayız. " dediğinde gözlerim büyüdü ve hemen odadan çıktım. Aslan, kurt ve serdar, oturma odasında otururken tahirin cidden ağır söveceğine emindim. " hoş geldiniz. " A," hoşbulduk yenge, komutanım yokmu. " " duşa girmişti o, daha çıkmadı. " S," bizde zamansız geldik, kusura bakma ama acil bir konu olmasaydı gelmezdik. " " hayırdır. " K," komutanım ile konuşsak daha iyi. " " birazdan çıkar, ben çay koyayım. " S," yok yengem, sen hiç zahmet etme. Zaten çıkacağız. " " aç mısınız, yemek koyayım. Sıcak zaten. " A, " yok yengem, zahmet etme. Daha yeni yedik. Komutanım gelsin, gideceğiz. " " önemli bir şey mi. " K," görev ile alakalı, normlade arardık ama bu konu ile bizzat görüşmemizi istedi sabah. O yüzden geldik. " Tahir kendi topuğuna sıkmıştı. 5 dakika sonra tahir, siyah eşofman ve siyah sweeti ile ortama giriş yaptı. " hayırdır, niye buradasınız siz. " S," komutanım siz dediniz haber verin diye. O yizden geldik. " " ben size yanıma gelip mi haber verin dedim. " &" evet. " " nasıl lan. " K, " dediniz ki, haber geldikten sonra bizzat gelip bana söyleyin, telefon ile uğraşamam dediniz. " Tahirin yüzü dilimi sikeyim der gibi bir hâl aldığında gülmemek için sus çizgimi kaşıdım. " salona gelin. " diyerek odadan çıktığında diğerleri de umayın saçlarını karıştırarak tahirin peşinden gitti. Fazla bir süre geçmeden tahir ile evden ayrıldılar. Umay ile yemek yedikten sonra dizi izlemiştik. Daha sonra gözlerimiz kapandığında, bilincimiz kendini derin bir uykuya bırakmıştı...
Yeni kullanıcılar için ücretsiz okuma
Uygulamayı indirmek için tara
Facebookexpand_more
  • author-avatar
    Yazar
  • chap_listİçindekiler
  • likeEKLE