Bedenim yerden oldukça yüksekte, huzur verici ve keskin bir kokuyla uykuya dalmak üzereyken bir ses duymuştum. Kulağımın oldukça yakınından gelen ses, bedenimi ürpertmişti. "Uyuma kızıl kafa." Anlamsızca birşeyler mırıldandım. Yanaklarım sırılsıklamdı. Gözlerimin içinde kum taneleri varmış gibi hissediyordum. Yorgundum, üzgündüm, yıpranmıştım. Bedenim sarsılmaya başladığında, merdivenlerden çıkmaya başladığımızı anlamıştım. "Uyursan seni yere atarım." Bir insanın, uyumaya çalışan bir insana bile gıcıklık yapabilmesi ne kadar doğaldı ? Yani bu bana falan özleldi sanırım. "Uyumuyorum." diye mırıldanmıştım. Ama bu mırıldanışım daha çok çince konuşmuşum gibiydi. Kendi halime gülmek istedim bir an. Ama sonra vazgeçtim. Gülmeyi yasaklamalıydım kendime. Bir katile gülmek yakışmazdı çünkü. "

