Be Adam

1008 Kelimeler
Yurt odasında kalan günlerim artık onun pc başına gelmesini beklemekle geçiyor. Nasıl güzel bir kalp kıpırtısısın sen Emre, gelmiyorsun ama; saatlerce bakıyorum ekrana ufacık mesajına yoksun. Telefon numaralarımızı da almadık henüz. Ne zaman isteyeceksin acaba, böyle çok zor sana ulaşamamak. Ne teklif aldım ne bir itiraf ne şimdi bizim ilişkimiz. Derken bir plan yaptım kendimce Emre ile tek iletişim yerimiz olan sosyal medyada Gülşen'in o meşhur şarkı sözlerini paylaştım; "İçine ata ata ne hale düştün tuta tuta çatlayacaksın be Adam, düşünme hadi hadi söyle de kurtul bundan tuta tuta kurudun be adam". Nasıl güzel bir kapak laf sokma nasıl geldi aklıma bu hinlik. Yazıp paylaştım, saatlerdir girmeyen adam çok kısa süre sonra bana mesaj attı. "O adam belki de doğru zamanı bekliyordur" yazmış. Ben şoklar içinde sırıtıyorum. Derken online oldu ve kamera açtı, kamuflajları vardı üzerinde nasıl bir karizmasın sen! Hayırdır, laf mı atıyorsun sen bana yazdı( hala mikrofonumuz kapalı) "Ben bilmem" şeklinde yanıtladım. Upuzun baktı şahin gözlerini kıstı inceledi beni ama dudaklarında tebessüm vardı, ben de başka taraflara bakıyorum Allah etmesin gözgöze gelirsek sanki yanacak gibi hissediyorum. Sanki dalmış beni izlerken birden tekrar yazmaya başladı ne diyecekti bilmiyorum ama ben de artık bu fırsat kaçmaz azıcık da espri olsun diye numaramı mı isteyeceksin? diye yazdım karşılıklı gülümsedik. Sadece numarasını yazdı ben de sadece numaramı yazdım sonra görevdeyim dedi, el salladı vedalaştık. Sonraları öğrendim ki sürekli ilçelere görevlere gidiyormuş ve gittikleri kaldıkları karargah karakol misafirhane vs yerlerde aslında hep pc ve internet varmış; kendisi beni hep takip ediyormuş ama çevrimdışı izliyormuş çünkü o ortamlarda chat yapmak uygun değilmiş. Bu benim anlayacağım kadarıymış, işle ilgili çok konuşamam her şeye de inanma dedi bana. Karışık kelimeler cümleler ama ne karizmasın be Emre. Hiç umrumda değilmiş gibi yan gözle aldığım numarasını laptopu kapattıktan sonra alla alla nidalarıyla nasıl da kaydettim hızlıca. Beş dakika bile olmadan kısa süre sonra birden beni aramaya başladı. Odamda sadece Gülay kalmış ama haberi yok kimseye anlatmadım tılsım bozulmasın diye Gülay da bilmiyor. Aman allahım! arıyor resmen arıyor ilk defa sesini duyacağım ben ne yapacağım ne konuşacağım. Koşarak yurdun çalışma odasına geçtim ani karar verdim bugünlerde kimse ders çalışmaz diye düşündüm ve yanılmamıştım bomboştu tam kapanmak ûzereydi ki açtım tüm tatlı ses tonumu kullanarak "alo" dedim. Karşımda Emre konuşmuyor tekrarladım "alo". Emre gülüyor mu bana mı öyle geldi. Emre daha sesli gülmeye başladı ben şaşkınım tok sesiyle sonra Aloo dedi. Emre merhaba diye cevap verdim ben de gülümsedim. "Şımarığım merhaba" dedi bana. Şımarığım mı dedi o bana, hani ben alınmıştım ya bana ilk konuşmalarımızda yazmıştı ne kadar şımarıksın demişti, o zaman nasıl üzülmüştüm şimdi önüne sahiplik eki de ekleyip bana tekrar mı söyledi o sözü. "Ben konuşacak bir şey bulamadım şu halime içimden geldi gülmeye başladım şımarığım yanlış anlama, nasılsın?" Tok bir sesi vardı ama kaba değildi naif konuşuyordu dedim ya her türlü beğenecektim onu kaba da konuşsaydı uydururdum bir güzelliğe oldururdum bir şekilde. Kalp kıpırtısında hep öyle olmuyor mu? Yaklaşık on dakika sohpet ettik okulumla ilgili sorular sordu bölümümle ilgili, ailemle ilgili, mezun olacağımı ve birkaç gün içinde Adana'ya döneceğimi öğrendi. Benim kapatmam lazım diyerek müsade istedi, mesaj atarım sana bugün gececiyim dedi benden önce kapattı. Kalbim pır pır ellerimde, tüm dünyayı seviyorum tüm takımları seviyorum ülkemin güzel insanları hepinizi seviyorum, bir kere sevdaya tutulmaya gör:)) Ben 22 Emre 23 yaşında, nasıl saf nasıl güzeliz ikimizin de hiç sevgilisi olmamış Ah kardeşim Volkan ne güzel yakıştırmışsın Rabbim de yakıştırmıştır inşallah. O gece fazladan şükür namazı kılıp da uyudum, teşekkür ettim Allah'a, kalbimden dualar ettim her şeyin bu kadar güzel olmasına şükrettim. Emre'nin ilk mesajı "Şımarığım?" oldu ben uyurken atmış normalde telefon uzağımda olurdu o gece hemen ranzamın yanındaydı uyanıp uyanıp mesajlarını gördüm sabaha kadar hemen hemen iki saate bir mesaj attı ben de ona uyku sersemi bitanem diye mesaj attım ilk sonra efendim napıyorsun uyuyorum görevdeyim vs. İki günüm kaldı Adana' ya dönmeye. Sabahtan uyanıp fakülteme gittim hocalarımla vedalaşmak istedim. "Merve yüzün gülüyor" diye iltifatlar aldım hem mezuniyet hem aşk ben gülmeyeyim de kim gülsün? Yurduma geçtiğimde öğlen olmuş baktım hala ses yok Emre'den, bu arada ilk defa telefonu elimde taşımaya başladım normalde çantama atar saatlerce bakmazdım. Kızaklı telefonum kızağı açar açmaz mesaj geldi. Aslında mesaj sabahtan gelmiş ama sanırım yazılım hatası kızağı kaydırınca bildirim aldım. Ben ilk defa bu kadar sık mesajlaşıyorum ne bileyim o hatayı hiç farketmemiştim. Ben uyuyorum şımarığım geceden çıktım yazmış. Dört beş saat sonra da sanırım uyandıktan sonra şımarığım orda mısın? yazmış. Baktım saatine şimdiki zamandan yarım saat önce atmış direk aradım konuşurken yurdumun merdivenlerindeyim. "Emre ben farketmemişim mesajını bildirim yoktu lütfen kusura bakma nasılsın?" Ben cevap vermeyince artık konuşmak istemediğimi düşünmüş heyecanla mesaj beklediğini ama gitmediğini söyledi ben de gerekli açıklamayı yaptım ve sesim gerçekten de çok mutlu çıkıyordu. Sonra yine konular uzadı kıyafet seçimler konuşuyoruz bana şu cümleyi kurdu "Merve bu konular gerçekten basit bir bilsen biz seninle nelerle mücadele edeceğiz" Nelerle dedim şaşırarak. "Henüz erken sanırım ama mesela benim için çok önemli bir konu söyleyeyim mi sana? Benim seninle görüşmem babamın kulağına gitmiş o da "bulacaksa kendi gibi polis bulsun yoksa olmaz" demiş". Ben çok şaşırdım bu cümleleri duyunca aynı filimlerdeki gibi bırakıvermek istedim orda ciğer yemişim gibi tepki gösterdim bu çağda bu yüzyılda dedim. Polis ablalarının eşlerinin de polis olduğunu kimsenin babasına itiraz edemediğini böyle yetiştirildiğini söyledi. ama şu cümleyi es geçmiştim "biz seninle nelerle mücadele edeceğiz?" Bıraktım Emre'yi orda yurdun merdivenlerinde daha 1 gündür sesini duyduğum adamdan canım yana yana yiğitlik yaparak ayrıldım, tamam dedi morali bozuldu daha başında belki daha iyi olur acı çekmeyiz dedi hoşçakal dedim sinirle, sakince hoşçakal dedi. Kaç gün sürdü havalarda uçmam ya da kaç saat mi demeliyim, niye uzun sürmedi. Gerçekten de başından belliydi olmayacağı daha doğrusu güzel gitmeyeceği. Nasıl kalbim sızladı o gece sosyal medyaya hiç çevrimiçi girmedim ama açıktım Emre gelmedi geldiyse bile zaten gizliden izliyor, hastalıklı gibi toparladım çantamı yorgun kafamla uyudum. Çık aklımdan da uyuyayım sabaha kadar mesajlara baktım kızağı kaydırdım yok hiç bir şey tuttum kendimi canım acıya acıya yazmadım. Yeni hayata başlıyorum artık iş başvuruları yapacağım kendi paramı kazanacağım patroniçe olacağım bir yanım gerçekten umutla bakıyor geleceğe. Ama o öbür yanım kalleş diğer yarım...
Yeni kullanıcılar için ücretsiz okuma
Uygulamayı indirmek için tara
Facebookexpand_more
  • author-avatar
    Yazar
  • chap_listİçindekiler
  • likeEKLE