Bir bakıyoruz zamanında yanımızda olacağını söyleyen herkesin izi kalmış sol kaburgamızda. Kime güvenirsek en derin çentiği de o bırakıp gitmiş. Haddinden fazla bir başımıza kalıyoruz sonra. Saklambaç oyunlarının en deneyimli ebesi gibi girdiğimiz her delikten çıkarıp sobeliyor bizi yalnızlık. Her yakalanışımızda sığınacağımız liman sayısı eksiliyor. Yenilgilerimizle öfkelenip masumiyetimizi koyuyoruz ortaya. Karşılığını düşünmeden iyi niyetlerimizi harcayıp başka insanlara dönüşüyoruz birden. Bazı şarkıların bizim için yazıldığını unutuyor bu yeni insan. Bir bardak çay ile yağmura bulaşan toprağın verdiği huzur siliniyor lügatimizden. Basit cümlelerin karmaşık anlamlarına hapsolmak zorunda kalıyoruz. Derya’nın dakikalarca yüzüme bakmasından rahatsız olduğumu belli etmek için ka

